Amaç

Kronik venöz hastalığa bağlı primer safen ven yetmezliği, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yaygın bir vasküler patolojidir. Endovenöz lazer ablasyon (EVLA) ve radyofrekans ablasyon (RFA), yüksek başarı oranları ve düşük komplikasyon riskleri nedeniyle açık cerrahinin yerini almış minimal invaziv yöntemlerdir. Ancak bu iki yöntemin klinik sonuçları ile eş zamanlı miniflebektomi ve ek trunkal ven ablasyonunun katkısı tartışmalıdır. Bu çalışmada, EVLA ve RFA'nın erken orta dönem klinik sonuçları karşılaştırılmış; miniflebektomi, ek trunkal ven ablasyonu ve komorbiditelerin tedavi başarısına etkisi değerlendirilmiştir.Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif tek merkezli çalışmaya Ocak 2021 ile Şubat 2026 tarihleri arasında endovenöz termal ablasyon uygulanan 498 alt ekstremite dahil edildi. Olgular EVLA (n=400) ve RFA (n=98) gruplarına ayrıldı. Tüm işlemler aynı cerrah tarafından gerçekleştirildi ve tüm hastalara eş zamanlı ambulatuvar miniflebektomi uygulandı. Altıncı ay klinik ve duplex ultrasonografi takipleri değerlendirilerek tedavi başarısı, rekürrens ve derin ven trombozu (DVT) analiz edildi.Bulgular: Genel anatomik başarı oranı %98,19 olarak bulundu. Başarı oranları EVLA grubunda %97,75, RFA grubunda %100 olup gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,216). Genel DVT oranı %0,40, rekürrens oranı ise %1,41 idi. İzole ve çoklu trunkal ven ablasyonu arasında tedavi başarısı açısından fark bulunmadı (p>0,05). Kronik komorbiditeler kısa dönem sonuçları etkilemedi (p=1,000). Vena safena magna çapının ≥8 mm olması daha yüksek rekürrens eğilimi göstermesine rağmen istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı (p=0,086).Sonuç: EVLA ve RFA, primer safen ven yetmezliğinin tedavisinde benzer etkinlik ve güvenlik profiline sahip minimal invaziv yöntemlerdir. Eş zamanlı miniflebektomi ve gerekli olgularda ek trunkal ven ablasyonu tedavi başarısını olumsuz etkilememektedir.