Genel sağlığın önemli bir parçası olan ağız sağlığının korunmasında ağız ortamında bulunan mikroorganizmaların dengesi doğrudan etkilidir. Son yıllarda mikrobiyotaya yönelik tedavi yaklaşımlarına özellikle de biyoterapötik ajanların kullanımına yönelik ilginin arttığı görülmektedir. Postbiyotikler, probiyotiklerin ürettiği canlı mikroorganizma içermeyen metabolik ürünler iken, sinbiyotikler probiyotik ve prebiyotiklerin birlikte kullanıldığı ve birbirinin etkisini desteklediği kombinasyonlardır.
Her iki grup biyoterapötik ajan da geleneksel antimikrobiyal yaklaşımların aksine zararlı bakterileri tamamen ortadan kaldırmak yerine mikrobiyal dengeyi yeniden sağlamayı hedeflemektedir. Mikrobiyal dengeyi düzenleyici etkileri nedeniyle, diş çürükleri ve periodontal hastalıklar gibi ağız mikrobiyotasındaki disbiyozisle ilişkili hastalıkların önlenmesi ve yönetiminde potansiyel bir tedavi yaklaşımı olarak değerlendirilmektedirler.
Bu derlemede postbiyotik ve sinbiyotiklerin diş hekimliğindeki kullanımı ile ilgili güncel literatür değerlendirilmiş bu ajanların mekanizmaları, kullanım formları ve oral biyofilmler üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Ayrıca avantajları, sınırlılıkları ve gelecekte araştırılması gereken alanlara dair öneriler sunulmuştur.
Bu ajanların daha yakından anlaşılması, klinik ve oral hijyen uygulamalarında daha doğal ve mikrobiyota dostu tedavi stratejilerinin geliştirilmesine de katkı sağlayabilecektir.