Bu çalışma, İstanbul Tuzla’daki Orta Bizans Dönemi’ne ait Değirmenaltı Manastırı’ndan ele geçirilen iskelet kalıntılarına ait dental paleopatolojik bulguların sıklığını ve şiddetini karakterize etmeyi ve bu bulguları Bizans manastır yaşamının belgelenmiş diyet ve mesleki bağlamı çerçevesinde yorumlamayı amaçlamaktadır
14 mezardan çıkarılan 15 bireyde çürük, alveolar apse, diş taşı, mine hipoplazisi, chipping, periodontitis ve ölüm öncesi diş kaybı (AMTL) olmak üzere 7 dental patoloji kategorisi makroskobik olarak incelenmiştir. Toplam 247 diş kayıt altına alınmış, ayrıca 38 antemortem diş kaybı tespit edilmiştir. Oklüzal aşınma on puanlık bir ölçeğe göre derecelendirilmiştir. Bulgular, çağdaş Bizans ve Orta Çağ Anadolu topluluklarına ait yayımlanmış dental verilerle karşılaştırılmıştır
Çürük bireylerin %80,0’ini (n=12; diş düzeyi prevalans %10,5), diş taşı %73,3’ünü (n=11; %41,3) ve AMTL %60,0’ını (n=9; %13,3) etkilemiştir. Alveolar apse %46,7 (n=7), periodontitis %40,0 (n=6), mine hipoplazisi %33,3 (n=5) ve chipping %26,7 (n=4) oranında gözlemlenmiştir. Oklüzal aşınma skorları 1,3 ile 7,1 arasında değişmektedir
Dental profil, karbonhidrat ağırlıklı manastır diyetini, toplu yaşam koşullarında yetersiz oral hijyeni ve manastıra girişten önce çocuklukta yaşanan fizyolojik stresi yansıtmaktadır. Bazı bireylerde gözlenen mastikasyon dışı aşınma ve kırılma örüntüleri, aynı topluluğun postkraniyal iskeletinde belgelenen mesleki farklılaşmayla tutarlı, zanaata bağlı diş kullanımına işaret etmektedir.