Amaç

Mandibular arteriovenöz malformasyonlar (AVM’ler) rutin diş hekimliği işlemleri sırasında yaşamı tehdit eden kanamalara yol açabilen nadir vasküler anomalilerdir. Bu olgu sunumunun amacı mandibular AVM’lerin erken tanısının, radyografik değerlendirmesinin ve multidisipliner yönetiminin önemini vurgulamaktır

Gereç ve Yöntemler

Epilepsi öyküsü bulunan ve levetirasetam tedavisiyle iyi kontrol altında olan 13 yaşındaki erkek hasta, sağ mandibular molar bölgede lokalize intraoral yumuşak doku şişliği ve spontan gingival kanama şikâyetiyle başvurdu. Tanısal incelemeler arasında panoramik radyografi, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT) ve kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) yer aldı. Ayrıca sistemik kanama bozukluklarını dışlamak için hematolojik değerlendirme ve koagülasyon faktör analizleri yapıldı

Bulgular

Görüntüleme çalışmaları belirgin kortikal incelme ve artmış vaskülarite ile ilişkili radyolusent bir lezyon ortaya koydu. Sağ mandibular birinci molar dişin çekimini takiben şiddetli postoperatif kanama gelişti. Hemostaz lokal kompresyon, traneksamik asit uygulaması ve elektrokoterizasyon ile sağlandı, ancak kanama kontrolü zorluydu. Hasta 12 ay boyunca takip edildi ve seri panoramik radyografiler tatmin edici kemik iyileşmesi gösterdi; yeniden kanama gözlenmedi

Sonuçlar

Bu olgu mandibular AVM’lerin erken tanısının ve ayrıntılı radyografik değerlendirmenin klinik önemini vurgulamaktadır. Zamanında ve dikkatli yönetim, diş hekimliği uygulamalarında potansiyel olarak ölümcül hemorajik komplikasyonların önlenmesi için kritik öneme sahiptir.