Amaç

Hepatoselüler karsinom (Hepg2), dünya genelinde en yaygın karaciğer kanseri türüdür ve kanser ilişkili ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Terapötik değere sahip doğal bileşikler, alternatif stratejiler olarak giderek daha fazla araştırılmaktadır. Lentinus edodes’ten elde edilen biyoaktif bir bileşik olan eritadenin, çeşitli kanser hücre modellerinde antiproliferatif ve pro-apoptotik etki göstermiştir. Ancak, yara iyileşmesindeki olası rolü belirsizdir. Bu çalışma, eritadeninin Hepg2 ve L929 fibroblast hücre hatları üzerindeki ikili etkilerini araştırmayı amaçlamıştır.Yöntemler: Hepg2 hücreleri, 24, 48 ve 72 saat boyunca 4×10⁻⁴–4×10⁻⁸ M konsantrasyonlarında eritadenin ile muamele edilmiştir. Sitotoksisite, MTT testi ile değerlendirilmiştir. Yara iyileşmesi için, konfluente ulaşmış L929 fibroblastlarına çizik (scratch) testi uygulanmış ve 4×10⁻⁵–4×10⁻⁸ M konsantrasyonlarında eritadenin ile muamele edilmiştir. Yara kapanması, 24 ve 48 saat sonunda mikroskop altında incelenmiştir. Çalışmada yalnızca ticari olarak temin edilen hücre hatları kullanılmış, hayvan deneyleri yapılmamıştır.Bulgular: Yüksek doz eritadenin (4×10⁻⁴ M), 24. saatte Hepg2 hücre canlılığını belirgin şekilde azaltırken, en düşük doz (4×10⁻⁸ M) 24. ve 72. saatlerde proliferasyonu artırmıştır. Orta dozlarda anlamlı bir değişiklik gözlenmemiştir. Fibroblastlarda ise 4×10⁻⁶ M en yüksek yara kapanmasını sağlamış, 4×10⁻⁸ M de her iki zaman noktasında iyileşmeyi desteklemiştir.Sonuç: Eritadenin, yüksek konsantrasyonlarda sitotoksik, düşük konsantrasyonlarda proliferatif etki göstermiş; ayrıca fibroblastlarda yara iyileşmesini artırmıştır. Bu bulgular, eritadeninin karaciğer kanseri tedavisinde ve doku rejenerasyonunda potansiyel bir ajan olabileceğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Antineoplastik ajanlar, Eritadenin, Hepg2, L929, Yara iyileşmesi