Giriş ve Amaç

Bu çalışma, gastrointestinal sistem yakınmaları bulunan bireylerin algılanan stres ve beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür

Gereç ve Yöntem

Çalışma, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dâhiliye Polikliniği’ne gastrointestinal yakınma ile başvuran, çalışmaya katılmaya gönüllü 222 yetişkin birey ile yürütülmüştür. Gastrointestinal semptom ve yakınmaları bulunan hastalardan gönüllülük esasına dayanarak, çalışmaya onam vererek katılmayı kabul edenler çalışmaya dâhil edilmiştir. Bireylere yüz yüze görüşme tekniği ile anket formu uygulanmıştır. Anket formu; katılımcıların bireysel ve sosyodemografik özellikleri, antropometrik ölçümleri ve bazı beslenme alışkanlıklarına yönelik sorulardan, Gastrointestinal Semptom Derecelendirme Ölçeği ve Algılanan Stres Ölçeği’nden oluşmaktadır

Bulgular

Gastrointestinal semptomların bulunduğu andaki yeme davranış değişiklikleri incelendiğinde; besin alımında belirgin oranda azalma görülen veya besin tüketim durumu normale göre çok daha fazla olan bireylerin karın ağrısı, kabızlık ve genel gastrointestinal sistem semptom düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Yüksek stres düzeyine sahip bireylerin gastrointestinal sistem semptom düzeylerinin, düşük ve orta stres düzeyine sahip bireylere kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır

Sonuç

Gastrointestinal semptom düzeylerinin, beslenme alışkanlıkları ve stres seviyeleri ile bağlantılı olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda, beslenme tedavisi ve psikososyal faktörlerin tedavi yaklaşımlarında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.