Amaç

Ateroskleroz, arter duvarında lipid birikimi ve immün disregülasyon ile karakterize kronik inflamatuvar bir hastalıktır. Erken tanı ve hastalık şiddetinin değerlendirilmesinde kullanılabilecek güvenilir immün ilişkili biyobelirteçler halen sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, CD56 (NCAM1) gen ekspresyonunun aterosklerotik hastalık ile ilişkisini araştırmak, hastalık şiddeti ile ilişkisini değerlendirmek ve bulguları bağımsız bir transkriptomik veri seti kullanarak doğrulamaktır.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya anjiyografik olarak doğrulanmış aterosklerozu bulunan 48 hasta ve 48 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 96 katılımcı dahil edildi. Periferik kan CD56 (NCAM1) gen ekspresyonu, referans gen olarak GAPDH kullanılarak kantitatif gerçek zamanlı PCR yöntemiyle belirlendi. CD56 ekspresyonu ile klinik özellikler ve SYNTAX skorları arasındaki ilişkiler değerlendirildi. CD56 ekspresyonunun tanısal performansını ve ateroskleroz ile bağımsız ilişkisini değerlendirmek amacıyla alıcı işletim karakteristiği (ROC) eğrisi analizi ve çok değişkenli lojistik regresyon analizi gerçekleştirildi. Bulgular, halka açık bağımsız bir koroner arter hastalığı transkriptomik veri seti kullanılarak doğrulandı ve immün zenginleştirme analizi gerçekleştirildi.Bulgular: CD56 (NCAM1) ekspresyonu aterosklerozlu hastalarda sağlıklı kontrollere göre belirgin olarak daha yüksekti (medyan [ÇAA]: 5,24 [2,77–23,77] ve 0,79 [0,45–1,92]). ROC analizinde AUC değeri 0,882, duyarlılık %87,5 ve özgüllük %75,0 olarak saptandı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde CD56 ekspresyonunun aterosklerozun bağımsız bir belirleyicisi olduğu saptandı (OR=1,187; %95 GA: 1,060–1,330). CD56 ekspresyonu ayrıca SYNTAX skorları ile güçlü ve pozitif korelasyon gösterdi (Spearman ρ=0,767). Transkriptomik analiz, koroner arter hastalığı örneklerinde artmış NCAM1 ekspresyonunu doğruladı ve NK hücreleriyle ilişkili immün imzalarda zenginleşme olduğunu göstererek klinik bulguları destekledi.Sonuç: Artmış CD56 (NCAM1) ekspresyonu, aterosklerotik hastalığın hem varlığı hem de şiddeti ile ilişkilidir ve artmış immün aktivasyonu yansıtabilir. Klinik ve transkriptomik analizler arasındaki uyum, CD56'nın aterosklerozun tanısı ve risk sınıflandırılmasında potansiyel bir biyobelirteç olabileceğini düşündürmektedir. Klinik uygulanabilirliğinin doğrulanması için daha geniş ölçekli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.