Dijital teknolojiler, bireylerin günlük yaşamlarında giderek daha merkezi bir konuma yerleşmiş ve yalnızca iletişim veya bilgiye erişim aracı olmaktan çıkarak psikolojik ve sosyal işlevler de üstlenmeye başlamıştır. Bu derleme çalışmasında, bireylerin kaygı, sosyal baskı, stres veya rahatsızlık yaratan durumlarla başa çıkmak amacıyla dijital cihazlara yönelmelerini ifade eden "dijital füg" kavramı ele alınmıştır.

Dijital füg, bireyin fiziksel olarak sosyal ortamda bulunmaya devam ederken zihinsel ve etkileşimsel olarak dijital dünyaya çekilmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu yönüyle kavram, dijital bağımlılıktan ayrılmakta; sürekli ve kontrolsüz kullanım yerine durumsal ve bağlama özgü bir kaçış davranışını ifade etmektedir.

Çalışmada dijital fügün kuramsal temelleri incelenmiş, kaçınma temelli başa çıkma, deneyimsel kaçınma, kaçışçılık ve sorunlu akıllı telefon kullanımı gibi ilişkili kavramlarla benzerlikleri ve farklılıkları tartışılmıştır. Ayrıca sosyal anksiyete, yetersiz başa çıkma becerileri, yabancılaşma ve çevreden kaçma isteğinin dijital füg davranışının ortaya çıkmasında önemli rol oynadığı değerlendirilmiştir.

Literatür bulguları, dijital cihazların bireyler için kısa süreli psikolojik rahatlama sağlayabilmesine karşın, uzun vadede sosyal etkileşimin azalması, yalnızlık, izolasyon, yabancılaşma, sosyal becerilerin zayıflaması ve ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak dijital füg, dijital çağda bireylerin sosyal ve psikolojik gereksinimlerini anlamada önemli bir kavramsal çerçeve sunmakta ve gelecekte yapılacak ampirik araştırmalar için yeni bir araştırma alanı oluşturmaktadır.