Burun boşluğunun çevresinde bulunan hava dolu ve kemikle çevrili yapılar paranasal sinüsler olarak tanımlanır ve yüz yapılarının, çenelerin ve hava yolunun gelişiminde etkilidir. Bu yapılar ince kemik tabakalarıyla birbirlerinden ayrılsa da, ostiumlar aracılığıyla birbirlerine bağlıdırlar. Paranasal sinüsler, internal karotid arter, orbita, kavernöz sinüs, optik sinir gibi diğer anatomik yapılarla ilişkilidir. Paranazal sinüslerin anatomisi ve varyasyonları hakkında bilgi sahibi olmak, fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi, posterior maksillayı içeren implant cerrahisi ve ortaya çıkabilecek komplikasyonlar açısından çok önemlidir
Çalışmamızda, tüm paranazal sinüsleri içeren toplam 180 konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT) görüntüsü, anatomik varyasyonların varlığı veya yokluğu açısından retrospektif olarak değerlendirilmiştir
Çalışmamızda en sık görülen anatomik varyasyonlar agger nasi hücresi (%80,6), konka bullosa (%65,6) ve septum pnömotizasyonu (%60,3) iken, en az görülen varyasyonlar sfenomaksiller plaka (%2,1), ikinci orta konka (%1,8) ve inferior konkanın konka bullosa'sı (%1,7) idi. (1,7%).Sonuç: Paranazal sinüslerin, özellikle osteomeatal kompleks (OMC) içindeki anatomik varyasyonları, sinüs drenajını engelleyerek kronik inflamasyona yol açabilir. Diş yapılarına yakınlıkları nedeniyle, cerrahi komplikasyonları önlemek için ameliyat öncesi görüntüleme çok önemlidir. Bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları paranazal sinüslerin değerlendirilmesinde en iyi tanı doğruluğunu sağlarken, yüksek radyasyon maruziyeti hassas dokular için risk oluşturur. Paranazal sinüslerin 3 boyutlu radyolojik incelemesinde, CBCT, daha düşük radyasyon dozu ve maliyet etkinliği nedeniyle iyi bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.