Hastanede sık görülen tıbbi hastalıklar nedeniyle tedavi gören yetişkinlerde, kadın hekimlerin bakım verdiği hastaların ölüm ve yeniden hastaneye yatış oranlarının erkek hekimlerin bakım verdiği hastalara göre daha düşük olduğu bildirildi.
University of Toronto araştırmacılarının öncülüğünde
yürütülen ICES çalışması JAMA Network Open dergisinin ekim sayısında
yayımlandı.
Araştırmacılar, sonuçların kadın hekimlerin verdiği bakım
ile hastanede yatan hastalarda daha iyi kısa ve uzun dönem sonuçlar arasında
ilişki olabileceğine işaret ettiğini belirtti.
958 bin 150 hasta
incelendi
Çalışmada 1 Ocak 2008 ile 31 Aralık 2022 tarihleri arasında
akut miyokard enfarktüsü ve pnömoni dahil yedi yaygın tıbbi tanıdan biri
nedeniyle hastaneye yatırılan 958 bin 150 yetişkinin verileri değerlendirildi.
Hastaların 259 bin 759’u kadın, 698 bin 391’i erkek hekimler
tarafından tedavi edildi.
Hastanede bakımın birden fazla hekim arasında
devredilebilmesi nedeniyle araştırmacılar, hastaların sonuçlarının hem
bakımından birincil derecede sorumlu hekimin cinsiyetine hem de hastanede
kaldıkları süre boyunca kadın hekimlerden ne ölçüde bakım aldıklarına göre
değişip değişmediğini inceledi.
30 günlük ölüm oranı
yüzde 12,3’e karşı yüzde 13,7
Kadın hekimler tarafından bakım verilen hastalarda 30 günlük
ölüm oranı yüzde 12,3 olarak kaydedildi.
Erkek hekimlerin bakım verdiği hastalarda ise bu oran yüzde
13,7 oldu.
Hastaneye yeniden yatış oranı kadın hekimlerin bakım verdiği
hastalarda yüzde 18,6, erkek hekimlerin bakım verdiği hastalarda yüzde 18,9
olarak bulundu.
Hastanede kalış süresince kadın hekimlerden daha fazla bakım
almak da 30 gün içinde ölüm olasılığının yüzde 7 daha düşük olmasıyla
ilişkilendirildi.
Benzer sonuçların 90 günlük ve bir yıllık takiplerde de
görüldüğü bildirildi.
Olası nedenler
araştırılıyor
Araştırmacılar, kadın hekimlerin hasta merkezli iletişimi
daha fazla kullanabilmesi ve hastalarla daha uzun süre geçirebilmesinin olası
açıklamalardan biri olabileceğini belirtti.
Kadın hekimlerin kılavuzlara uygun tedavileri isteme,
meslektaşlarına danışma ve ortak karar alma süreçlerine daha fazla başvurma
olasılığının da farklılıkta rol oynayabileceği değerlendirildi.
Ancak çalışma bu davranışların gözlenen sonuçlara doğrudan
neden olduğunu göstermedi.
Araştırmanın baş yazarı Dr. Angela Jerath, amacın bir hekim
grubunu diğerine tercih etmek olmadığını, sağlık sistemi genelinde bakım
kalitesini artırabilecek uygulama ve davranışları belirlemek olduğunu söyledi.
Hasta seçimine bağlı
yanlılık daha düşük olabilir
Jerath, çalışmanın güçlü yönlerinden birinin hastaneye tıbbi
nedenlerle yatırılan hastaların genellikle kendi tercihlerine veya sevk eden
hekimin tercihine göre değil, dönüşümlü çalışma programlarına göre hekimlere
atanması olduğunu belirtti.
Araştırmacılara göre bu durum, hasta veya sevk eden hekimin
belirli bir hekimi seçmesinden kaynaklanabilecek yanlılığı azaltabilir.
Araştırmacılar, klinik bakımın hekim cinsiyetine göre
gerçekten farklılaşıp farklılaşmadığını ve sonuçların başka sağlık sistemleri
ile ülkelerde de görülüp görülmediğini belirlemek için daha fazla çalışmaya
ihtiyaç olduğunu bildirdi.
Kaynak: Medimagazin