Bursa’da işlevini yitiren mekanik aort kapak protezi nedeniyle sağlık sorunları yaşayan 76 yaşındaki Şükran Can’ın kalbine, dünyada sınırlı sayıda uygulanan transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI) yöntemiyle biyoprotez kapak yerleştirildi.
İzmir’de yaşayan Can’ın kalbine 46 yıl önce mitral metal
kapak, 26 yıl önce mekanik aort kapağı, 3 yıl önce de kalp pili takıldı.
Uzun yıllardır kalp hastalığı nedeniyle Türkiye ve
Almanya’daki çeşitli hastanelerde tedavi gören Can, son olarak Bursa Yüksek
İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniğine başvurdu.
Son 6 aydır nefes darlığı, halsizlik ve yorulma gibi
şikayetleri bulunan Can’ın mekanik aort kapağının dar olduğu tespit edildi.
Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Kardiyoloji Kliniği Uzmanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Tıp Fakültesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Arı önderliğinde Kardiyoloji-Kalp Damar Cerrahisi
Konseyi’nde durumu değerlendirilen Can’a, dünyada birkaç örneği bulunan TAVI
yöntemiyle biyoprotez kapak yerleştirilmesine karar verildi.
Operasyonun başarıyla sonuçlanmasının ardından sağlığına
kavuşan Şükran Can’ın taburcu edilmesi planlanıyor.
“Türkiye’de ilk defa
bu işlemi gerçekleştirdik”
Operasyonun yürütücülüğünü üstlenen Prof. Dr. Hasan Arı,
gazetecilere, hastanın durumunu değerlendirdiklerinde akciğer kapasitesinin
düşük olduğunu söyledi.
Yüksek risk nedeniyle açık kalp ameliyatına alternatif bir
yöntem düşündüklerini belirten Arı, “Türkiye’de ilk defa mekanik aort kapak
içerisine TAVI şeklinde yapmaya karar verdik. Bu işlem daha önce dünyada 3 veya
4 hasta üzerinde yapıldı, başarılı sonuçlandı. Biz de Türkiye’de ilk defa bu
işlemi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirdik.”
dedi.
Arı, operasyon planlamasının iyi yapıldığını vurgulayarak,
şunları kaydetti:
“Hastamız 2 gün yoğun bakımda kaldı. Daha sonra servise
alındı. 3 ila 4 gün civarında da serviste takip ettik. Şu anda hastamız gayet
iyi, hiçbir sıkıntısı yok. Artık mobil bir hasta, kendini gayet iyi ifade
edebiliyor, yürüyüp, gezip dolaşabiliyor. Hastayı da bir aksilik olmazsa
taburcu ederek evine göndermeyi planlıyoruz.”
Yüksek riskli operasyonun yaklaşık 1 saat sürdüğünü ifade
eden Arı, ameliyat ekibinin kardiyoloji uzmanlarından, kalp-damar
cerrahlarından, anestezi uzmanlarından ve hemşirelerden oluştuğunu aktardı.
Arı, literatürü devamlı olarak takip eden ve sürekli yenilikleri
uygulamaya çalışan bir klinik olduklarını ifade ederek, “Türkiye’de de
kendi çapında en önde gelen kliniklerden biriyiz. Bu mekanik kapak içerisine
yeniden bir kapak yerleştirme işlemiyle ilgili dünyada birkaç vaka yapıldığını
biliyorduk, literatürü güncel olarak takip ettiğimiz için. Bu hastanın da bu
işlem için uygun olduğuna karar verdik ve gerçekleştirdik.” diye konuştu.
“Çok mutluyum”
Hasta Şükran Can da 1980’den bu yana kalp hastalıklarıyla
mücadele ettiğini anlattı.
Hastaneden ve doktorundan çok memnun kaldığını dile getiren
Can, “Allah’ım doktorumdan razı olsun, yuvasına bağışlasın. Eğer yine
rahatsızlanırsam yine buraya gelirim. Ben buradaki saygıyı, sevgiyi hiçbir
yerde görmedim. Çok mutluyum.” dedi.
Şükran Can’ın kızı Nevin Can da annesinin Almanya’da oturum
izni bulunduğunu, bu nedenle tedavi için yeniden Almanya’ya gitmeyi
planladıklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Oraya gidecektik fakat annem ‘Ben oraya kadar
gidemeyeceğim.’ dedi. Biz de hem Hasan Hoca’dan haberdardık hem de bu kliniğin
Güney Marmara’nın en iyisi, Türkiye’nin en iyilerinden biri olduğunu
biliyorduk. Yakın dostlarımızın önerileriyle ve destekleriyle bir anlık bir
kararla tam uçak biletlerimizi almışken direksiyonu çevirdik ve buraya geldik.”
Can, açık ameliyatın çok riskli olduğunu, bundan dolayı
doktorların sunduğu bu seçeneği hemen kabul ettiklerini dile getirerek,
“Endişeli bir süreç geçirdik ama tüm personelden gördüğümüz yakın ilgi, alaka,
şefkatle sarıldık, sarmalandık.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA