Avrupa'da hekimlerin çalışma süreleri ve çalışma koşullarına ilişkin yapılan yeni bir araştırma, uzun çalışma saatlerinin hekimlerin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Araştırmada, çalışma süresi arttıkça hekimlerin işinden veya meslekten ayrılma eğiliminin de yükseldiği belirlendi.
8 Bin 62 Hekim
Araştırmaya Katıldı
Avrupa Ücretli Doktorlar Federasyonu (FEMS) tarafından
yürütülen “Shaping the Future of Doctors’ Health” araştırması, 15 Mayıs-31
Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
İtalya, İsveç, Hırvatistan, İspanya ve Yunanistan'ın da
aralarında bulunduğu farklı Avrupa ülkelerinde çalışan 8 bin 62 hekim
araştırmaya katıldı.
Mevzuat İle Çalışma
Koşulları Arasında Fark
Araştırmanın ilk verileri, Avrupa Çalışma Süresi Direktifi
(EWTD) ile hekimlerin günlük çalışma koşulları arasında önemli bir fark
bulunduğunu gösterdi.
Katılımcıların yüzde 91,1'i zaman zaman günlük veya haftalık
çalışma süresi sınırlarını aştığını bildirdi.
Uzun Çalışma
Hekimlerin Sağlığını Etkiliyor
Çalışma süresi sınırlarını aştığını belirten hekimlerin
yüzde 73,8'i bunun fiziksel veya psikolojik sağlıkları üzerinde olumsuz
etkileri olduğunu ifade etti.
Araştırmada, sözleşmede belirlenen veya beklenen sürenin
üzerinde çalışmanın hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından sonuçları
olduğuna dikkat çekildi.
Her Üç Hekimden Biri
48 Saat Sınırını Aşıyor
Avrupa Çalışma Süresi Direktifi kapsamında haftalık çalışma
süresi için belirlenen azami 48 saatlik sınırın, araştırmaya katılan hekimlerin
yüzde 33,8'i tarafından aşıldığı tespit edildi.
Haftalık çalışma süresi arttıkça hekimlerin mevcut
işlerinden ayrılmayı veya hekimlik mesleğini tamamen bırakmayı düşündüklerini
bildirme oranlarının da yükseldiği görüldü.
Gece Nöbetleri De Öne
Çıkan Sorunlar Arasında
Araştırmada gece çalışması, hekimlerin sağlığını etkileyen
önemli faktörlerden biri olarak öne çıktı. Gece nöbetlerinin sıklığı arttıkça
fiziksel ve ruhsal sağlık durumunun giderek kötüleştiği bildirildi.
FEMS Başkanı Dr. Alessandra Spedicato, Medscape News
Europe'a yaptığı değerlendirmede araştırmanın bulgularını “oldukça dikkat
çekici ve endişe verici” olarak nitelendirdi.
Spedicato, sorunun süreklilik gösteren ve sistemik bir
nitelik taşıdığını belirterek, beklenen çalışma saatlerinin üzerine
çıkılmasının hem fiziksel hem de ruhsal sağlık üzerinde etkili olduğunu
söyledi.
Genç Hekimlerde
Etkisi Daha Belirgin
Spedicato, uzun çalışma sürelerinin etkisinin genç kuşak
hekimlerde daha belirgin göründüğüne de dikkat çekti.
Araştırmada hekimlerin izinlerini kullanabilme esnekliği ile
işten ayrılma eğilimi arasındaki ilişki de incelendi.
Hekimlerin Yarısı
İzinlerini Esnek Kullanabiliyor
Hekimlerin yüzde 51'i izinlerini esnek şekilde
kullanabildiğini, yüzde 32,1'i bunu yalnızca zaman zaman yapabildiğini, yüzde
16,9'u ise izinlerini esnek kullanamadığını bildirdi.
İzinlerini esnek şekilde kullanamayan hekimlerin işten
ayrılmayı düşündüklerini bildirme olasılığının daha yüksek olduğu görüldü.
Spedicato, izinlerin esnek kullanılabilmesinin yeterli iş
organizasyonu ve personel sayısının bir göstergesi olabileceğini ifade etti.
"Çalışma Düzeni
Hekimlerin Sağlığını Doğrudan Etkiliyor"
Hırvatistan'ın Zagreb kentinde genel ve sindirim sistemi
cerrahı olarak çalışan, Hırvatistan Tabipler Sendikası Başkanı Dr. Renata
Čulinović-Čaić de sağlık hizmetlerinde çalışma düzeninin hekimlerin sağlığı ve
meslekte kalma kararları üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti.
Čulinović-Čaić, gece çalışması, vardiyalar, aşırı fazla
mesai ve yetersiz dinlenme sürelerinin uyku bozuklukları, tükenmişlik ve
sirkadiyen ritmin bozulmasıyla ilişkili olduğunu söyledi.
Gece Çalışmasının
Uzun Vadeli Etkilerine Dikkat Çekildi
Vardiyalı ve gece çalışmasına bağlı sirkadiyen ritim
bozukluklarının metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalıklar ve üreme sağlığı
üzerindeki olumsuz sonuçlarla ilişkilendirildiğini aktaran Čulinović-Čaić,
kanser riskine ilişkin de endişeler bulunduğunu ifade etti.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), gece
vardiyasında çalışmayı “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak
sınıflandırıyor.
"Hekim Açığı
Gerekçesiyle Kurallar Zayıflatılmamalı"
Čulinović-Čaić, Avrupa Çalışma Süresi Direktifi'nin çalışanların
sağlığını korumak amacıyla getirildiğini belirterek, hekim açığı gerekçesiyle
direktifteki hükümlerin zayıflatılmaması gerektiğini söyledi.
Çalışma süresi sınırlarına uyulması ve yeterli günlük ve
haftalık dinlenme sürelerinin sağlanmasının hekimlerin meslekte kalması
açısından önemli olduğunu vurguladı.
Genç Hekimler
İş-Yaşam Dengesine Daha Fazla Önem Veriyor
Čulinović-Čaić, genç kuşak hekimlerin iş-yaşam dengesine
giderek daha fazla önem verdiğine dikkat çekti.
Aşırı iş yüküne dayanan sağlık sistemlerinin hekimleri
meslekten veya daha az yoğun çalışma gerektiren uzmanlık alanlarına
yöneltebileceğini belirten Čulinović-Čaić, çalışma süresi düzenlemelerinin
korunmasının hekimlerin sağlığı ve sağlık sistemlerinin uzun vadeli
sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu ifade etti.
"Artık Yalnızca
Çalışma Hukuku Meselesi Değil"
Spedicato ise araştırma raporunda, Avrupa Birliği mevzuatı
ile sağlık sektöründeki uygulamalar arasındaki farkın hâlâ çok büyük olduğunu
belirtti.
Spedicato, konunun artık yalnızca çalışma hukuku kapsamında
değerlendirilemeyeceğini; hekimlerin meslekte tutulması, hasta güvenliği ve
Avrupa sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından da ele alınması
gerektiğini kaydetti.
Araştırmanın tamamının 2026 yılı sonuna kadar kamuoyuyla
paylaşılması planlanıyor.
Kaynak: Medimagazin