İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Başkanı Ersin Atinel’den diş hekimliği fakülteleri, kontenjanlar ve istihdam için uzun vadeli planlama çağrısı geldi.
Türkiye’de
diş hekimliği fakültelerinin sayısındaki hızlı artışın eğitim kalitesi, klinik
uygulama olanakları ve istihdam açısından önemli sorunları da beraberinde
getirdiğine dikkat çeken Ersin Atinel, sağlık politikalarının yalnızca bugünün
değil, önümüzdeki 10-15 yılın ihtiyaçları dikkate alınarak oluşturulması
gerektiğini söyledi.
Diş
hekimliği eğitiminde niceliksel büyümenin tek başına yeterli olmadığını
vurgulayan Atinel, “Bir ülkede ihtiyaçtan fazla sağlık insan gücü yetiştirmek,
tek başına sağlık hizmetinin kalitesini artırmaz. Tam tersine eğitim altyapısı,
akademik kadro, klinik uygulama olanakları ve istihdam planlaması aynı hızda
gelişmiyorsa sistem üzerinde ciddi bir baskı oluşturur” dedi.
Kontenjanlardaki Azalma Doğru, Ancak
Yeterli Değil
Türk
Dişhekimleri Birliği’nin (TDB) verilerine göre diş hekimliği fakültelerindeki
kontenjanların son iki yılda toplam 3 bin 39 kişi azaltıldığı ve bunun yaklaşık
yüzde 31’lik düşüşe karşılık geldiği bildirildi. TDB, mevcut kontenjanların
halen yüksek olduğunu belirterek daha ileri bir planlama ihtiyacına dikkat
çekiyor.
Kontenjanlardaki
düşüşün önemli ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Ersin Atinel, şöyle
konuştu: “Kontenjanların azaltılması doğru yönde atılmış bir adımdır. Ancak
asıl mesele, eğitim, mezuniyet, uzmanlık ve istihdam zincirinin bir bütün
olarak planlanmasıdır. Fakülte sayısından akademik kadrolara, öğrenci kontenjanlarından
klinik eğitim altyapısına ve mezunların istihdamına kadar bütün süreç bilimsel
veriler ışığında ele alınmalıdır.”
Atinel,
özellikle yeni açılan veya öğrenci kapasitesi artırılan fakültelerde eğitim
kalitesinin yalnızca öğrenci sayısıyla değil; öğretim üyesi yeterliliği, klinik
vaka çeşitliliği, uygulama kapasitesi ve teknolojik altyapıyla birlikte
değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
2030'da 130 Bin Diş Hekimi
Projeksiyonu Yeniden Ele Alınmalı
Türkiye’de
diş hekimi sayısının önümüzdeki yıllarda hızla artacağına dikkat çeken Atinel,
2030 yılına ilişkin yaklaşık 130 bin diş hekimine ulaşılacağı yönündeki
projeksiyonun yalnızca mesleki bir istatistik olarak değerlendirilmemesi
gerektiğini söyledi.
Ersin Atinel
şunları söyledi: “2030 yılında yaklaşık 130 bin diş hekimine ulaşılacağı
öngörülüyor. Bu rakamın sağlık sistemine, eğitim kalitesine, istihdama, mesleki
rekabete ve genç meslektaşlarımızın gelecek kaygısına etkileri birlikte
değerlendirilmelidir. Sağlık insan gücü planlaması, bugün mezun olacak
öğrencilerin değil, önümüzdeki 10-15 yılın ihtiyaçları üzerinden yapılmalıdır.
Plansız büyüme, hem mesleğin geleceği hem de toplumun nitelikli sağlık
hizmetine erişimi açısından risk oluşturabilecek seviyededir”
521 Kadroya 17 Bin 6 Başvuru
Diş hekimliğinde
istihdam tarafındaki tablonun da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini
belirten Atinel, 2026 yılı Sağlık Bakanlığı İlk Defa ve Yeniden Atama
Kurası'ndaki rakamlara dikkat çekti.
Ersin Atinel
sözlerine şöyle devam etti: “2026 yılında diş hekimleri için açılan toplam 521
kadroya 17 bin 6 başvuru yapıldı. Başvuruların 16 bin 370’ini diş tabipleri,
636’sını uzman diş tabipleri oluştururken, açılan kadroların 314’ü diş
tabiplerine, 207’si ise uzman diş tabiplerine ayrıldı. Böylece yaklaşık her bir
kadro için 33 başvuru gerçekleşti. Bu tablo eğitim-istihdam zincirindeki
dengesizliği açık biçimde ortaya koyuyor. Her yıl binlerce genç diş hekimi
mezun olurken kamu istihdamındaki kapasitenin aynı hızda genişlememesi, genç
meslektaşlarımız açısından ciddi bir gelecek kaygısı yaratıyor. 521 kadroya 17
bin 6 başvurunun yapılması, mesleğe ilişkin insan gücü planlamasının yalnızca
üniversite kontenjanları üzerinden yapılamayacağını gösteriyor”
Genç Meslektaşlarımızın Geleceğini
Planlamalıyız
Diş hekimliği
eğitiminin uzun ve yoğun bir akademik ve klinik süreç olduğunu hatırlatan
Atinel, plansız insan gücü artışının yalnızca genç diş hekimlerini değil,
sağlık hizmetinin niteliğini de etkileyebileceğini söyledi.
Türkiye’nin
artık “kaç diş hekimine ihtiyacı var?” sorusunun yanı sıra “nasıl bir diş
hekimi yetiştirmeliyiz ve bu diş hekimleri nerede istihdam edilecek?”
sorularına da yanıt vermesi gerektiğini vurgulayan Atinel, sözlerini şöyle
tamamladı: “Diş hekimliğinde hedefimiz daha fazla mezun üretmek değil, daha
nitelikli diş hekimleri yetiştirmek olmalıdır. Eğitim kalitesi, toplumun ağız
ve diş sağlığı ihtiyacı ve istihdam kapasitesi aynı planın parçalarıdır.
Niceliksel büyümeden niteliksel gelişime geçmek zorundayız. Sağlıklı bir sağlık
sistemi için diş hekimliği insan gücü planlaması bilimsel verilere dayalı, uzun
vadeli ve sürdürülebilir bir anlayışla yeniden ele alınmalıdır.”