Harvard Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, yapay zeka destekli sistemlerin acil servis triyajında doktorlardan daha yüksek doğrulukla tanı koyabildiğini ortaya koydu.
Harvard Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ve saygın
dergilerden Science’ta yayımlanan çalışma,
yapay zekânın acil servislerde tanı koyma süreçlerinde doktorları geride
bırakabildiğini gösterdi.
Araştırmada, büyük dil modellerinin (LLM) klinik muhakeme
alanındaki birçok ölçütte insan performansını aştığı belirtilirken, uzmanlar
sonuçları “yapay zekânın klinik düşünme yeteneğinde gerçek bir ilerleme” olarak
değerlendirdi.
Acil Serviste Tanı Başarısı Yüzde 67’ye Ulaştı
The Guardian’ın haberine göre çalışmada, Boston’daki bir
hastanenin acil servisine başvuran 76 hastanın verileri incelendi.
Yapay zekâ sistemi ile iki doktorun aynı elektronik sağlık
kayıtları sunuldu. Bu kayıtlar; hastanın yaşamsal bulgularını, demografik bilgilerini
ve hemşire notlarını içeriyordu.
Sonuçlara göre yapay zeka, vakaların yüzde 67’sinde
doğru veya doğruya çok yakın tanı koyarken, doktorların doğruluk oranı yüzde 50
ila 55 arasında kaldı.
Araştırmacılar, özellikle sınırlı bilgiyle hızlı karar verilmesi
gereken triyaj süreçlerinde yapay zekânın belirgin bir avantaj sağladığını
vurguladı.
Tedavi Planlamasında Da Daha Başarılı Oldu
Araştırma yalnızca tanı koyma süreçleriyle sınırlı kalmadı.
Yapay zekâ ve 46 doktor, uzun vadeli tedavi planları hazırlamak amacıyla beş
farklı klinik vaka üzerinde değerlendirildi.
Antibiyotik tedavileri ve yaşam sonu bakım planlamaları gibi
konuları kapsayan değerlendirmede yapay zekâ yüzde 89'luk başarı elde ederken,
geleneksel kaynaklardan yararlanan doktorların puanı yüzde 34’te kaldı.
"Doktorların Yerini Almayacak"
Araştırmanın başyazarlarından ve Harvard Tıp Fakültesinde
yapay zekâ laboratuvarı yöneticisi olan Arjun Manrai, elde edilen sonuçların
doktorların yerini yapay zekânın alacağı anlamına gelmediğini söyledi.
Manrai, “Bulgularımız yapay zekânın doktorların yerini
alacağını göstermiyor. Ancak tıbbı yeniden şekillendirecek çok derin bir
teknolojik dönüşüme tanıklık ettiğimizi gösteriyor.” değerlendirmesinde
bulundu.
Boston’daki Beth Israel Deaconess Tıp Merkezinde görev yapan
araştırmanın diğer yazarlarından Dr. Adam Rodman ise önümüzdeki yıllarda sağlık
hizmetlerinde “doktor, hasta ve yapay zekâ” üçlüsünden oluşan yeni bir bakım
modelinin ortaya çıkacağını ifade etti.
Yapay Zeka İnsanların Gözden Kaçırdığı Detayları Yakaladı
Araştırma sırasında incelenen vakalardan birinde, akciğerde
pıhtı bulunan ve semptomları kötüleşen bir hastanın durumu değerlendirildi.
Doktorlar kullanılan kan sulandırıcı tedavinin başarısız olduğunu düşünürken,
yapay zekâ hastanın lupus geçmişini dikkate alarak akciğerlerdeki
iltihaplanmanın farklı bir nedenden kaynaklanabileceğini öne sürdü.
Yapılan incelemeler sonucunda yapay zekânın
değerlendirmesinin doğru olduğu ortaya çıktı.
İkinci Görüş Sağlayan Güçlü Bir Yardımcı Araç
Araştırmacılar, çalışmanın önemli sınırlamaları bulunduğuna
da dikkat çekiyor. Yapay zekâ yalnızca yazılı hasta verileri üzerinden
değerlendirildi. Hastanın görünümü, yüz ifadesi, ağrı düzeyi veya psikolojik
durumu gibi klinik gözlem gerektiren unsurlar test kapsamına alınmadı.
Bu nedenle uzmanlar, yapay zekânın şu aşamada doktorların
yerine geçmekten çok ikinci görüş sağlayan güçlü bir yardımcı araç olarak
değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Edinburgh Üniversitesi Tıbbi Bilişim Merkezi Eş Direktörü
Prof. Ewen Harrison, söz konusu sistemlerin artık yalnızca sınav sorularını
çözmekle kalmadığını, klinisyenler için gerçekten faydalı ikinci görüş
araçlarına dönüşmeye başladığını söyledi.
Öte yandan Sheffield Üniversitesinden Dr. Wei Xing,
doktorların zamanla yapay zekâ önerilerine aşırı güvenme riskine dikkat
çekerek, teknolojinin henüz rutin klinik kullanım için tamamen güvenli
olduğunun kanıtlanmadığını ifade etti.
Yapay Zekanın Hatasında Sorumluluk Kimde Olacak?
Son araştırmalar, ABD’de yaklaşık her beş doktordan birinin
tanı süreçlerinde yapay zekâdan yararlandığını gösteriyor. Birleşik Krallık’ta
ise doktorların yüzde 16’sı yapay zekâyı her gün, yüzde 15’i ise haftalık
olarak kullanıyor.
Ancak uzmanlara göre yapay zekâ kaynaklı hata durumlarında
sorumluluğun kimde olacağı konusu hâlâ netlik kazanmış değil.
Bu nedenle teknolojinin sağlık sistemlerine entegrasyonunda
etik ve hukuki düzenlemelerin büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Kaynak: Medimagazin