UICC, Dünya Kanser Kontrol Örgütü Eski Başkanı
ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tezer
Kutluk, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Eski Başkanı Prof. Dr.
Şuayib Yalçın Dünya Kanser Günü nedeniyle Ankara Atakule’de basın toplantısı
düzenledi.
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun
Türkiye'nin ve dünyanın en eski kanser örgütlerinden ve Türkiye'de birçok ilke
imzasını atmış bir örgüt olduğunu belirten Prof. Dr. Tezer Kutluk, “Türkiye'ye
2005 yılında Dünya Kanser Günü kampanyaları da Türk Kanser Araştırma ve Savaş
Kurumu Derneği aracılığıyla gelmiştir. Buradaki amaç bütün dünyaya aynı gün tek
bir ses çıkartmak, aynı mesajı vermek ki dünyayı beraber hareket ederek
kanserin kontrol edilmesinde önemli yol alabilme çabasıdır Dünya Kanser Günü.”
diye konuştu.
Kanser Bakımına Eşirimde Problemler Var
Kanser bakımına erişim noktasında dünyanın
farklı ülkelerinde hatta zengin ülkelerde bile eşitsizlik olduğunu ifade eden
Prof. Dr. Tezer Kutluk, Dünyanın farklı
ülkelerinde korunmadan tedaviye, önlemeden erken tanıdan palyatif bakıma
erişimde dünya genelinde eşitsizlikler olduğunu söyledi. Prof. Kutluk: “Bütün insanların buna erişmesi
için bu kampanya yürütülüyor. Biz de bu kampanyada bütün dünyayla aynı gün 4
Şubat Dünya Kanser Günü'nde bu sloganla mesajımızı veriyoruz. Dünyada her yıl 20 milyon kişi kanser oluyor. Bunların 10 milyonu kaybediliyor,
10 milyonu kurtarılıyor. Ne tarafından bakarsanız bakın 10 milyon sebebimiz
var. Ama biz biliyoruz ki bu kaybedilen 10 milyon kişinin de doğru adımlar
atıldığı zaman önemli bir kısmının kısa ve orta vadede kurtarılabileceğini
biliyoruz. Eğer gerekli önlemler alınırsa bu 10 milyon ölümün 4-5 milyonunu
kısa ve orta vadede kurtarmak mümkün gözüküyor.” dedi.
Pandemi Sonrasında Kanser Türüne Göre Yüzde 5 İla 10 Arasında Artış
Olacağı Öngörülüyor
Pandemi döneminde tanı ve
tarama faaliyetlerinde düşüş gözlemlendiğini belirten Prof. Dr. Tezer kutluk, “Türkiye’de
her yıl yaklaşık 230 bin civarında kanser bekleniyor. Bu kanserlerin içerisinde
35 bin civarında akciğer kanseri, 22 bin civarında meme kanseri, 18 bine yakın
kalın bağırsak kanseri ve yine 17 bin civarında prostat kanseri görülüyor. Pandemi
öncesinde Türkiye'de, kanser tarama sayısı 7 milyona kadar çıkmıştı. Bu sayı
2020'de 3 milyona düştü, 2021'de 4,5 milyona çıktı. Bu durum bütün dünyada
böyle. Birçok ülkede salgın döneminde aksayan tanı ve tarama hizmetleri
nedeniyle pandemi sonrasında kansere bağlı ölümlerde, kanser türüne göre yüzde
5 ila 10 arasında artış olacağı öngörülüyor." şeklinde konuştu.
Onkolog Olarak Tedavi Edecek Değil Tedavi Etmeyecek Sağlıklı Bir Nesil
Görmek İstiyoruz
Türk Kanser Araştırma ve Savaş
Kurumu Derneği Önceki Genel Başkanı Prof Dr. Şuayib Yalçın,
onkolog olarak tedavi edecek
değil tedavi etmeyecek sağlıklı bir nesil görmek istediklerini ifade ederek, “Bir
zamanlar en önemli kanserlerden biriydi rahim ağzı kanseri ve geriye düştü. Mide
kanseri geçen yüzyılın en önemli kanseriydi, gıdanın düzgün şekilde korunması
ve kullanılması ile birlikte özellikle gelişmiş ülkelerde ilk 10 kanserin
arasına girmemeye başladı. Hepatit B çok önemli problemdi aşılama programı ile
birlikte bunlar ülkemizde yüzde 20’lerden yüzde 2-3’lere düştü. Kolon
kanserinde de erken tarama programları sayesinde düşüş yaşanıyor. Tedavi başarı
oranları da çok arttı. Fakat biz onkolog olarak tedavi edecek değil tedavi
etmeyecek sağlıklı bir nesil görmek istiyoruz.” dedi.
Covid-19 gibi kanserinde
gündemde kalması gerektiğini belirten Prof. Dr. Şuayib Yalçın, “Covid-19
hastalığı çok önemli ve gördüğünüz gibi çok büyük önlemler alındı. Tüm dünyada
benzer şekilde kriz yönetiliyor. Bunun gibi düşünün Dünya Kanser Gününü de.
Nasıl Covid-19'da uluslararası işbirliği, testler oluyor Dünya Kanser Günü'nün
de en önemli noktalarından birisi bunu sağlayabilmek ve güç birliği yapabilmek.
Bunu gündeme taşıyabilmek önemli. Bu problemi unutmayalım, açıklarımızı kapatalım,
önlemleri alalım ve programdan düşmeyelim. Global ajandadan, farkındalıktan
düşmeyelim. Bireyler de kişisel tercihleriyle korunabilsin. Erken tanı
korunabilir, yaşam süremiz uzayabilir. Yılda 100 binin üzerinde her yıl
kanserden ölümler olabiliyor." şeklinde konuştu.
Moleküler Testler Geliyor
Kanser tanısı ve tedavisinde
çığır açabilecek kan testleri ile kanserlerin erken teşhisi konusunda Sağlık
Dergisi’nin sorusunu cevaplayan Prof. Dr. Şuayib Yalçın, bu konuda ki
çalışmaların çok önemli olduğunu söyleyerek, “biz her kanserin erken parmak
izlerini tanımlayabilirsek, bu da yeni moleküler tanı yöntemlerinin artması ve
bunların endüstriyel olarak ulaşılabilir olması üretilebilmesini mümkün kılar. Bunları
yapabilirsek gerçekten de bu mümkün. Özellikle Amerika’daki birkaç firmanın bu
testleri geliştirdiği ve üstün sonuçların alındığı biliyoruz ama henüz bilimsel
çalışmada olmuş olması, bunun alt yapısı ve maliyeti nasıl olur, hangi
laboratuvarları kurarsın da bu sonuçları alırsın gibi, biraz daha karmaşık olan
ama oraya gidecek olduğu konusunda özellikle en yaygın gözüken 8-10 kanserle
ilgili bu moleküler testler geliyor. Tabi bunların toplum tabanında
yaygınlaşması, alt yapısının hazırlanması ve uygulanabilir olması da gerekiyor.
Biraz zaman lazım ama kesinlikle geliyor.
Soru da çok güzel geldi. Yarın
bu gelişmeler olduğu zaman herkese ulaşılabilecek mi? Ben Ankara’da
üniversitede ulaşacağım ama Yozgat’taki Çankırı’daki, Ordu’daki, Rize’deki Mardin’deki
ulaşamayacak. Böyle bir şey olmamalı.” dedi.
Prof. Dr. Tezer Kutluk ise insanların mevcut imkanlara ulaşmasında
problemler olduğunu belirterek, “Dünyada kanserin tanı ve tedavisi daha iyi bir
noktaya gidiyor. Tüm çocuk kanserlerinde iyileşme oranı yüzde 20-25
oranındaydı. Bugün yüzde 80-85. Ama bir başka sorun var. Bu toplantıyı
gerçekleştirme gerekçemiz de o; yüzde 80,85, doğru zamanda, doğru yerde, doğru
tedaviye ulaşabilene yüzde 80-85. Dünya Sağlık Teşkilatının Başkanı, ‘sosyal medyada gördüm’ kanser bakımında
açığı kapatın diyor. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı söylüyor bunu. Akıllıca bir
hareket yaptı birkaç sene önce, servikal kanserlerin elimilasyonu yani aşıyla
korunulabilen ve tedavisi olan bir
kanser türü rahim ağzı kanserleri, serviks kanserleri ama hala dünyada en çok
öldüren kanserlerden biri durumunda. Dünyada bu ölümleri sıfıra yakına
getirebiliriz diyor Dünya Sağlık Teşkilatı ve önemli örgütler. Bütün
kanserlerle aynı anda baş edemiyorsak 5 tane 1 koyup 10 alabileceğimiz
kanserlere ilgili programlar geliştiriyorlar. Bir taraftan sizin sorduğunuz
ilerleme devam ederken, bir taraftan da insanların mevcut imkanlara erişiminde
problem var dünyada.” diye konuştu.
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu HPV Aşısının Geri Ödeme Kapsamına Alınmasını Talep
Ediyor
“HPV aşısı uygulanmalıdır. HPV aşısı geri ödeme kapsamına alınmalıdır.”
diyen Prof. Dr. Tezer Kutluk, “Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu bunun
arkasındadır. Yıllardan beridir söylüyoruz; bütün dünyada artık kız çocuklarını
bırakın erkekler de aşılanmaya başlandı. Dünyanın önemli örgütleri akademi ve
sivil toplum kuruluşları servikal kanserlerin dünyadan silinmesi kadınları
ölmemesi için çalışıyor, bu önlenebilir, bu bir virüs ve kansere yol açıyor.
Toplumun sağlık okur yazarlığını arttığını biliyoruz. Dolayısıyla her seferinde
altını çizelim. Buradan çağrıda bulunuyoruz,
Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu HPV aşısının geri ödeme kapsamına
alınmasını talep ediyor.” dedi.