Sadece tükürük örneği alınarak erken evrelerde kişinin alzhemier riski taşıyıp taşımadığı tespit edilebilecek. ODTÜ Enformatik Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yeşim Aydın Son proje ile ilgili açıklama yaparak; “Uluslararası çalışma grupları tarafında oluşturulmuş 3 büyük veri seti alt yapısını yapay zeka kullanarak analizi ile erken evrede risk göstergesi olabilecek genetik profilleri tespit ediyoruz. Bu genetik profilleri doğrulamak için geliştirdiğimiz teknikte, katılımcıların yanak içinden tükürük örneklerini alıyoruz ve DNA'larını izole ediyoruz. Hastalık riskini 1,5-2 kat artıran genetik değişiklikler tespit ettik, ayrıca koruyucu olabilecek çeşitlilikler gözledik. TÜBİTAK projemiz kapsamında, tüm bunları yapabilen bir moleküler tanı kiti prototipi geliştirdik. Bu analizler ile hastalığın en erken aşamasında, sadece yanak içinden alınan bu örneğin yapay zeka modeline dayanarak kişilerin riskli olup olmadığını veya Alzheimer'a karşı koruyucu bir genetik yapı taşıyıp taşamadığını doktorlarımıza bilgi olarak sunmayı hedefliyoruz.” şeklinde açıkladı.

TÜBİTAK’ın destekleriyle tamamlanan teknolojinin klinik aşamaları Nörobilim ve Nöroteknoloji Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezinde devam edecek.  Bu alanda ODTÜ diğer üniversitelerden farklı olarak laboratuvar ortamında veri üretimi ve analizi ile yapay zeka modellerinin noleküler testlerle doğrulanması yapılıyor. 10 yıldır tıp ve yapay zekayı birleştiren araştırmalar yaptığını dile getiren Doç. Dr. Yeşim Aydın Son hedeflerinin bir test kiti geliştirmek olduğunu söyledi.

Tüm Araştırmalar Erken Tanının Önemine Dikkat Çekiyor

Projenin ilk faz aşaması hakkında konuşan Son, Hacettepe Üniversitesi Geriatri bölümü ile çalışarak 100 alzhemier hastası üzerinde araştırmalar sonucu ilk prototipini aldıklarını dile getirdi. ikinci faz aşaması için de yine TÜBİTAK destekli bir şekilde devam etmek istediklerini söyledi. Son olarak erken tanının öneminden bahseden Doç. Dr. Yeşim Aydın Son; “Beyinde oluşan dejeneratif olguları engelleyemesek bile yavaşlatmak için bazı yöntemler literatüre girmiş durumda. Bu noktada erken tanıda bizim araştırmamız büyük önem taşıyor.” dedi.