Kış aylarında hava sıcaklıklarının
düşmesiyle ciltte problemler olabileceğini belirten Liv Hospital Ankara
Dermatoloji Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Caner Demircan, “Kış aylarında
cilt bariyerini güçlendirmek için yoğun nemlendiriciler tercih edilmelidir. Her
el yıkama ve duş sonrasında mutlaka nemlendirme sağlanmalıdır” dedi.
Liv Hospital Ankara Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Caner
Demircan, kış aylarının cilde etkilerine, güneşten korunmanın önemine ve soğuk
havalarda el bakımına dair açıklamalarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Demircan,
doğru bakım ve korunma yöntemleriyle cildi sağlıklı tutmanın mümkün
olduğunu ifade etti.
“Cildin nem dengesi korunmalıdır”
Kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesiyle ciltteki su kaybı artışının
cildin kurumasına sebep olabileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Demircan, “Soğuk
havanın etkisiyle cildi dıştan koruyan yağ tabakası incelmesi sonucunda deri
bariyeri bozulur. Tüm bunlar ciltte kuruluk, kaşıntı, kızarıklık ve çatlama
gibi problemlere yol açabilir. Aynı şekilde kapalı mekanlarda klima veya
kalorifer petekleri ile sağlanan ısı, havanın kurumasına ve dolayısıyla benzer
şikayetlere sebep olabilir. Tüm bu problemlerin önüne geçmede cildin nem
dengesini sağlamak kilit öneme sahiptir” diye konuştu.
"Kış aylarında yoğun nemlendiriciler
tercih edilmelidir"
Dr. Öğr. Üyesi Demircan, kış aylarında cildimizi koruyacak önerilerini şöyle
sıraladı:
“Kış aylarında cilt bariyerini güçlendirmek için yoğun nemlendiriciler tercih
edilmelidir. Her el yıkama ve duş sonrasında mutlaka nemlendirme sağlanmalıdır.
Cilt tipinize uygun olarak su veya yağ bazlı nemlendiriciler tercih edilebilir.
Dudaklar ve eller açıkta kalmaları sebebiyle soğuk hava şartlarına karşı daha
duyarlıdır. Bu bölgelerinde nemlendirilmesi ihmal edilmemelidir. Sıcak su,
cildin kurumasını hızlandırabilir. Ilık suyla duş almak, cildin nem kaybını
önler. İdeal olarak duş süresi 5-10 dakikayı geçmemelidir. Cilt temizliği de
oldukça önemlidir. Aşırı sert temizleyiciler yerine cilde zarar vermeyen, nazik
temizleyiciler tercih edilmelidir. Kışın, ellerimizi sık sık yıkamak ve
dezenfekte etmek gerekir. Ancak aşırı sıvı sabunlar, alkol bazlı dezenfektanlar
ve kolonya, cildin doğal yağ dengesini bozarak kurumalara yol açabilir. Bu
durum ellerde kızarıklık, kaşıntı, döküntü ve çatlama gibi seyreden temas
egzamasına yol açabilir. Ellerinizin kurumasını önlemek için sık sık el kremi
uygulamak önemlidir. Özellikle yıkama ve dezenfekte işlemleri sonrası,
ellerinizi nemlendirici içerikli kremlerle besleyin. El kremi, cildin su
kaybını önler ve ellerin yumuşak kalmasını sağlar. Soğuk hava şartlarında,
ellerinizi dışarıda korumak için eldiven kullanmaya özen gösterin. Eldiven, hem
soğuktan hem de kuru havadan ellerinizi koruyacaktır. Aynı şekilde kimyasal
maruziyetini de en aza indirmek ve deri bariyerini korumak adına her türlü
maruziyeti önlemek adına iş yaparken de eldiven kullanmak önemlidir.”
“Cilt tipine göre uygun kremler
kullanılmalı”
Güneşin sadece yaz aylarında zarar verebileceği düşüncesinin yaygın bir
yanılsama olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Demircan, “Bu durum kışın güneşten
korunma önlemlerinin göz ardı edilebilmesine sebep olabilmektedir. Özellikle
karlı bölgelerede güneş ışınları kar yüzeyinden yansıyarak cildimize iki kat
daha fazla zarar verebilir. Dolayısıyla, yaz da olsa kış da olsa güneşten
korunma önemlidir. Cilt tipinize uygun olarak su bazlı veya yağ bazlı SPF 30 ve
üzeri bir güneş kremi kullanarak cildinize zarar veren UV ışınlarına karşı
korunma sağlayabilirsiniz. Kış tatilinde dağa çıkmayı planlıyorsanız, güneşe
karşı daha dikkatli olmalısınız. Dağ yüksekliği arttıkça UV ışınları da artar,
bu yüzden güneş kremi ve güneş gözlüğü kullanmak oldukça önemlidir” dedi.
“Cilt sağlığına her mevsim dikkat
edilmeli”
Dr. Öğr. Üyesi Demircan, “Kış mevsimi, cildimiz için bir meydan okuma olabilir,
ancak doğru bakım ve korunma ile bu zorlukların üstesinden gelebiliriz.
Alacağımız küçük önlemlerle cildimizi sağlıklı tutmak mümkündür.
Unutmayın, cildinizin sağlığı yıl boyunca önceliğiniz olmalıdır” ifadelerini
kullandı.