Romatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Ali Aşık,
romatoid artrit hastalığının özellikle el eklemleri gibi küçük eklemleri
etkileyen kronik iltihaplı bir hastalık olduğunu belirterek, “Görülme sıklığı
yüzde 0,5-1 civarındadır. Toplumda sık görülen romatizmal hastalıklardan
biridir. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sıktır. Hastalık 30-50
yaş aralığında daha sık görülmektedir. Tedavi edilmezse eklemlerde kalıcı hasar
ve şekil bozukluğu görülebilir” dedi.
Medical Park Adana Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mehmet
Ali Aşık, genetik ve çevresel etmenlerin romatoid artrit hastalığı için önemli
rol oynadığından bahsederek, “Hastalığın nedeni tam olarak anlaşılmış değildir.
Hastalık genetik ve çevresel etmenlere bağlı ortaya çıkar. Bu durum bağışıklık
sistemindeki dengenin bozulmasına ve eklem içindeki ‘sinovyum' dediğimiz zarın
inflamasyonuna neden olarak hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Sigara
içmek hastalık görülme riskini artırır” açıklamalarında bulundu.
”Günlük yaşam aktivitelerini yerine
getirme kapasitesi etkilenebilir”
Romatoid artritin yürüme, merdiven inip çıkma, eşyaları kavrama, yazı yazma
gibi basit günlük yaşam aktivitelerini ve hastaların mesleklerinin gerektirdiği
aktiviteleri yerine getirme kapasitelerini etkileyebileceğinden bahseden Uzm.
Dr. Aşık, belirtileri şu şekilde sıraladı:
“Eklemlerde ağrı, hassasiyet, şişlik, ısı artışı, halsizlik, yorgunluk, ateş
gibi sistemik semptomlar, eklemlerde hareket kısıtlılığı, sabahları ya da uzun
süreli hareketsizlikten sonra eklemlerde katılık, tutukluluk, bir saatten uzun
süren sabah tutukluğu, tedavi edilmezse eklemlerde kalıcı hasar ve şekil
bozukluğu görülebilir.”
“Başka organlara zarar verebilir”
Aşık, romatoid artrit hastalığının eklemler dışında da organlara zarar
verebileceğine değinerek, “Romatoid artrit göz, akciğer, kalp, böbrek gibi
organları da etkileyebilir. Ayrıca deri, damarlar, sinir ve iskelet sistemini
de etkileyebilmektedir” ifadelerini kullandı.
”Tedavi başarısındaki en büyük rol erken
tanıdır”
Romatoid artritte çevresel risk faktörlerinin azaltılması dışında bilinen bir
önlem olmadığını söyleyen Uzm. Dr. Aşık, “Sigara, hastalık görülme riskini
artırdığı için bırakılmalıdır. Erken tanı ve tedavi önemlidir. Tedavi
başarısındaki en büyük rol erken tanıdır. Eklemlerde ağrı, şişlik, hassasiyet,
ısı artışının olması, eklem şikayetlerinin istirahatte artması ve hareketle
azalması ve sabahları 1 saati bulan tutuklukların olması hastalığı tanımamızda
en önemli semptom ve bulgulardır. Ayrıca yapılacak bazı tetkikler ile tanı
rahatlıkla konmaktadır. Halihazırdaki mevcut tedaviler ile hastalık tamamen
kontrol altına alınabilmektedir. Tedavideki amacımız hastanın ağrısının kontrol
altına almak ve ortaya çıkabilecek eklem hasarının ve kalıcı sakatlığın önüne
geçmektir” diye konuştu.