Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen 5. Ulusal Saha Epidemiyolojisi Konferansı, Ankara’da geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Konferansta, bulaşıcı hastalıkların kontrolü ve önlenmesinde saha epidemiyolojisinin rolü vurgulanırken, Türkiye’nin bu alandaki çalışmaları ele alındı.
Sağlık Bakan
Yardımcısı Şuayıp Birinci, konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 20
yılda sağlık alanında önemli mesafeler kat ettiğini belirterek, sağlık
altyapısının büyük ölçüde yenilendiğini ifade etti. Türkiye’nin sağlık
göstergeleri açısından birçok ülkenin 30-40 yılda başardığını 10-15 yılda
gerçekleştirdiğini söyleyen Birinci, “Bütün bu gelişmelere rağmen, insan
kaynağı açısından OECD ortalamasının altında olmamıza rağmen büyük bir sağlık
hizmeti talebini karşılayabiliyoruz. Ancak sağlıkta başarı sadece ülke içinde
atılan adımlarla sınırlı değil, küresel sağlık politikalarına da entegre
olunması gerekiyor” dedi.
Bulaşıcı Hastalıkların %75’i Hayvandan
Bulaşıyor
Konferansta,
yeni bulaşıcı hastalıkların %75’inin hayvanlardan insana geçtiği vurgulandı. Bu
durum, insan sağlığını korumanın yanı sıra çevre ve hayvan sağlığının da
dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci,
“Sadece insan sağlığını iyileştirerek tam anlamıyla sağlıklı bir toplum
oluşturamayız. Yaşadığımız çevrenin ve birlikte yaşadığımız canlıların sağlığını
da korumalıyız. Bunu yapmak için sahayı iyi bilmek ve saha epidemiyolojisini
güçlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Sağlıkta Türkiye’nin Küresel Rolü Önemli
Birinci,
Türkiye’nin sağlıkta erişilebilirlik ve memnuniyet açısından dünya genelinde en
yüksek seviyelerden birine ulaştığını belirterek, “Ülkemiz, üst gelir grubu
ülkelerle kıyaslanabilecek sağlık çıktıları elde etmiş durumda. Üstelik
harcanan bütçeye oranla en yüksek memnuniyet seviyesine sahip ülkelerden
biriyiz. Bu anlamda, sağlık sistemini güçlendirmek isteyen birçok ülke için
önemli bir deneyim ve model sunuyoruz” dedi.
Birinci,
“Daha güçlü bir dünya sağlığı için Türkiye’ye önemli bir rol düşüyor. Bizler,
birçok ülkeye örnek olacak deneyimlere sahibiz ve sağlık sistemimizi daha da
geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Türkiye’nin,
sağlık alanında büyük bir gelişim kaydettiğini belirten Dr. Şuayip Birinci,
“Bütün altyapısını yenilemiş, yatak kapasitesini artırmış, birçok ülkenin
yıllar içinde başardığını kısa sürede gerçekleştirmiş bir ülkeyiz. Ancak bunlar
yeterli değil, çünkü dünyada tek başımıza değiliz. Küresel sağlık
politikalarına katkıda bulunmalı ve uluslararası iş birliklerini
güçlendirmeliyiz” dedi.
Uluslararası İş Birlikleri ve Projeler
Artacak
Türkiye’de
saha epidemiyolojisi alanında eğitim programları düzenlenerek, sağlık personelinin
bu alandaki yetkinlikleri artırılıyor. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülen Türkiye Saha Epidemiyolojisi Sertifikalı Eğitim Programı, bu kapsamda
önemli bir rol oynuyor. Programın amacı, bulaşıcı hastalıkların izlenmesi ve
kontrolünde uzmanlaşmış saha epidemiyologları yetiştirmek.
Sağlık
Bakanlığı yetkilileri, bu eğitimlerin bulaşıcı hastalıklarla mücadelede büyük
önem taşıdığını belirterek, sahadaki sağlık personelinin güçlendirilmesinin
sağlık sistemine büyük katkı sağladığını ifade etti.
Türkiye,
saha epidemiyolojisi alanında uluslararası iş birliklerine de önem veriyor.
Daha önceki konferanslarda, Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından
finanse edilen projelerle, Türkiye’de sağlık güvenliğinin güçlendirilmesi
hedeflenmişti. Bu projeler kapsamında, ulusal ve uluslararası uzmanların
katılımıyla bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanıyor.