Beyin tümörüne karşı akıllı ilaç projesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından ve TÜBİTAK’ın desteği ile faz aşamasına gelindi. Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu ve ekibi ile geliştirilen projede; hayvanlar üzerinde deneyler yaparak ilacın beyin tümörünü yüzde 60 küçülttüğü tespit edildi. Beyin tümörü ele alınarak yapılan araştırmalarda ilacın tamamen yan etkisiz olduğu ve vücutta görülebilen diğer tümörlere de etki edebilecek seviyede olması geniş kapsamlı bir ilaç üretildiğinin göstergesi oldu.

Türkiye’de ilk kez 2016 yılında “İleri Evre Beyin Kanseri Hücrelerini Hedefleyen Terapötik Monoklonal Antikor Geliştirilmesi” projesini başlatan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Kök Hücre Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu ve ekibi yeni üretilen bu ilaç hakkında: "İlacın kısa sürede ülkemizde üretilip, yerli ve milli olarak piyasaya sürüleceğine inanıyoruz" yorumunda bulundu.

 

HEDEF: YERLİ VE MİLLİ ŞEKİLDE ÜRETİLEREK PİYASAYA SÜRÜLMESİ

Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu tümörün, bağışıklık sistemine etkilerinden bahsederek; “Tümör bağışıklık sisteminden kaçarken 'beni yeme' sinyali dediğimiz sinyaller yaratıyorlar. Bunları hedeflediğiniz zaman, kişinin kendi bağışıklık sistemini aktive etmiş oluyorsunuz. Bununla ilgili çalışmalar çok arttı. Bizim sentezlediğimiz molekül de başta beyin tümörü olmak üzere pek çok tümörü hedefleyebilecek özel akıllı ilaçlar halinde kullanılabiliyor. 2023 yılında bununla ilgili yurt dışında birkaç çalışma görüyoruz; ama Türkiye'de ilk sentezlenen molekül bu, bu türde ilk akıllı ilaç adayı" dedi ve sözlerine; "Deneysel geliştirdiğimiz tümör modellerinde bunun tümörü anlamlı derecede küçülttüğünü de gözlemledik. Oran vermek gerekirse de tümörün yüzde 60 küçüldüğünü gözlemledik. Ama burada ilave oran, herhangi bir ajan kullanılmadı. Sadece bu antikorun, bu molekülün geliştirmiş olduğu bir etkiydi. Dolayısıyla çok umut eden bir ilaç olduğunu, molekül olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca yan etkisi olmayan bir ilaç. Normal hücreler üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığını da görüyoruz. Bu aşamadan sonra ilaç haline getirmeyi planlıyoruz. Tamamen milli ve yerli bir ilaç geliştirmek bizim için hedef. Kendi imkanlarımızla bu ilacı ülkemizde geliştirip, piyasaya sunmak istiyoruz ve bu imkanlar ülkemizde mevcut. Hiç zor değil. Türkiye'de ilacın faz çalışmasına geçmesinin hiçbir engeli yok. Bu ilacın kısa sürede ülkemizde üretilip, yerli ve milli olarak piyasaya sürüleceğine inanıyorum" şeklinde devam etti.