Tıbbi cihaz ve malzemelerin önemi her geçen gün daha fazla ortaya çıkıyor. Medikal sektöründe çalışanlar 20 Mayıs Medikal İşletmeler ve Çalışanları gününde yaptıkları basın açıklamasında kendilerine verilen desteğin artırılmasını talep etti.

Yaptırımlar,  Tıbbi Malzeme Tedariğini Zora Sokuyor

İSTAMED (İstanbul Anadolu İlleri Medikal İşletmeler Derneği) Başkanı Vefa Türksever, konu hakkında şunları söyledi: Son zamanlarda ayakta tedavide kullanılan tıbbi malzme ve cihazların SGK tarafından karşılanma noktasında Vatandaşlarımızın ve medikal firmaların büyük sıkıntılar yaşadığını gözlemledik. Onun için bu basın açıklamasını yapma ve son  dönemde ortaya çıkan sorunları madde madde ortaya koyma gereği duyduk.  Sağlık Uygulama Tebliğine göre SGK tarafından ödenen tıbbi ürünlerin eşleşme kayıtları yapılmaktadır. Sonrasında SGK tarafından bu ürünler sigortalı hastalara ödenmektedir. SUT (Sağlık Uygulama Tebliğ) eşleşme süreleri maalesef ayları bulmaktadır. Bu süre zarfında ilgili ürünler geri ödeme kapsamında yer almamaktadır. Dolayısıyla hastalar bu malzemeleri alamamaktadır. Firmalar ise Sağlık Bakanlığı kayıtlı olmasına rağmen stoğunda olan bu ürünleri sigortalı hastalara arz edememektedir. Bürokrasinin bu denli ağır çalışması hem hasta sağlığına zarar vermekte hem de medikal firmalar açısından ciddi ekonomik kayıplar oluşturmaktadır. Resmi yoldan ithal edilmiş veya üretilmiş, vergisi ödenmiş, Sağlık Bakanlığı tarafından Ürün Takip Sistemine kaydedilmiş ve Ürün Takip Sistemi üzerinden üretici ve ithalatçı firmalar tarafından SGK anlaşmalı Medikal firmalara bildirimi yapılarak satılan tıbbi ürünler maalesef SUT eşleşme sürelerinin çok uzun olması yüzünden hastaların hizmetine sunulamamaktadır. Bu sorunların yanı sıra ayrıca yıllardır üretilen ve ithal edilen tıbbi malzeme ve cihazların Sağlık Bakanlığı tarafından AB uyum yasaları çerçevesince yeniden belgelendirilmek istenmesi de üretici ve ithalaçı firmalara ek mali yükler getirmektedir.  Bu yaptırımlar Tıbbi malzeme tedariğini zora sokacak hamlelerdir. Bürokrasinin bu ağır yapısı başta toplum sağlığını sonra da hizmet veren medikal firmalara zarar vermektedir. Bu şekilde devam ederse SGK sözleşmeli medikal firmalar, üretici ve ithalatçı firmalar iflasın eşiğine sürüklenecektir.

 

Hastaların Kaliteli Malzemeye Ulaşması Zorlaştırıldı

Diğer bir husus da ülkemizde ortalama 4 milyon raporlu hastanın kullandığı hasta bezi geri ödemesinde ki sıkıntılardır. SGK sözleşmeli Medikal firmalar sözleşmeleri gereği hasta alt bezlerini geri ödeme kapsamında hastalara arz etmekteydi. Sözleşmeler yılbaşında 1 yıllık yapılmasına rağmen 2022 yılı ortasında 1 Haziran’da çıkan yönetmeliğe göre 1 Temmuz 2022 tarihinden itibaren sözleşme kapsamından çıkarılmış ve geri ödemesinin sadece rapor karşılığında herhangi bir satış belgesi aranmaksızın direk sigortalı hastalara yapılması kararı alınmıştır. Bu uygulama ile hastaların sağlıklı ve ÜTS kayıtlı hasta bezlerine ulaşma imkanı daralmıştır. Medikal firmalar tıpkı pandemi süresinde olduğu gibi özellikle yaşlı hastalarımızın evlerine kadar bu malzemeleri ulaştırmaktadır. Gelinen noktada hem ödeme yetersiz kalmıştır hem de hastaların kaliteli malzemeye ulaşması zorlaşmıştır.

Ayrıca bu ürünlerin SGK ödemesi herhangi bir satış belgesi istenmeden hastaların hesabına yollandığı için ciddi bir vergi kaybı oluşmuştur. Sözleşme kapsamındayken medikal firmalar kestikleri faturalardan devletimize vergi ödemekteydi. Medikal firmaların ana gelir kaynaklarından olan bu ürünün sözleşme kapsamından çıkarıldıktan sonra maddi anlamda çok sıkıntı çektiği gözlenmiştir.

 

Türk Medikal Sektörüne Set Olan Uygulamaların Derhal Kaldırılması Gerek

Birçok firma personel çıkarmak zorunda kalmıştır. Bazı firmalar ise kepenk kapatmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu nasıl sözleşme döneminin ortasında bu ürünü sözleşme kapsamından çıkardıysa derhal aynı sözleşme kapsamına almasına gerekir. İstanbul genelinde 2022 yılında 1000 kadar sözleşmeli Medikal firma varken bu gibi ürünlerin geri ödeme kapsamından çıkarılmasından dolayı bu sayı 150-200 bandına gerilemiştir. Böyle giderse bir sonra ki yıl SGK ile sözleşme yapacak firma kalmayacaktır. Türk medikalcisi, pandemi süresi boyunca iyi bir sınav vererek devletinin ve milletinin 7/24 hizmetinde olan ve bu hizmet için hiçbir paye beklemeyen, resmiyette sağlık çalışanı olarak görülen ama görev başında covidden dolayı hayatını kaybedince hiçbir haktan yararlanamayan cefakar insandır. Devletine ve milletine bu kadar sadık bir meslek grubuna bu cefa çektirilemez. Hükümetimize buradan sesleniyoruz. Ağır işleyen bu yapıya bir an önce müdahale edilmesi gerekmektedir. Ülkemizde yükselen ve dünyaya açılmaya başlayan Türk Medikal sektörüne set olan uygulamaların derhal kaldırılması gerekmektedir. Sağlığın sac ayaklarından birini oluşturan, doktorun kullandığı enjektörden hastayı yaşatan solunum cihazına kadar binlerce tıbbi ürünün tedariğini sağlayan medikal firmaların önünde ki engeller kaldırılmazsa sadece firmalar batmaz, toplum sağlığı da tehlikeye girer. Türk Medikalcisinin yanındayız. Emek veren emek ile ekmeğini kazanan medikal firmaların batmasına izin vermeyeceğiz. Unutulmasın ki toplum sağlığına hizmet veren bir sektör millidir.