Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verilerine göre, dünyada görme kaybıyla
sonuçlanan görme bozuklukları arasında 3’üncü sırada yer alan sarı nokta
hastalığı (makula dejeneresansı), tüm dünyada 30 milyon kişiyi etkiliyor.
Elazığ’da özel bir hastanedeki göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Turgut Yılmaz
da genellikle 60 yaş üzeri kişilerde görülen ve kronik bir hastalık olan bu
hastalığın belirtilerini, seyrini ve tedavi süreci hakkında bilgi vererek
uyarılarda bulundu.
''Kuru cinsi, yaşa bağlı makula
dejeneresansında maalesef bir tedavi yoktur''
Hastalığın en önemli belirtilerine değinen Prof. Dr. Turgut Yılmaz, ''Sarı
nokta hastalığı diye halk arasında adlandırılan yaşa bağlı makula dejeneresansı
diye tanımladığımız hastalık, genellikle 60 yaş üstü bireylerde görülen bir
retina hastalığıdır. Bu hastalığın insidansı son yıllarda oldukça artmıştır.
Hastalığın en önemli bulguları merkezi görmenin bozulması, hastaların
insanların yüzünü seçememesi, düz zeminleri veya kenarları eğik, kırık veya
bombeli olarak görmesi şeklinde sıralayabiliriz. Bu hastalığın genellikle kuru
ve yaş olmak üzere iki cinsi vardır. Kuru cinsi, yaşa bağlı makula
dejeneresansında maalesef bir tedavi yoktur. Sadece hastalığı stabil hale
getirmek için durağanlaştırmak için vitamin desteği vermekteyiz. Ancak yaşa
bağlı makula dejeneresansında ise enjeksiyonlar, göz içi iğneler yaparak
hastalığın kuru cinse dönmesini sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.
''Hastalığın ilerlemesini engellemek için sigara alışkanlığından uzak durmak
faydalı olacaktır''
Sarı nokta hastalığının genellikle sebebi bilinmediğine dikkat çeken Prof. Dr.
Yılmaz, ''Sarı nokta hastalığının genellikle sebebi bilinmemektedir. Etiyolojik
faktörler arasında yaş en önemli faktördür. Ancak son yıllarda ultraviyole,
beslenme alışkanlıkları gibi birçok faktör nedeniyle hastalığın yaşı biraz daha
erken yaşlara doğru kaymıştır. Sigara, güneşe maruz yer, çevresel faktörler de
hastalığı etkileyen diğer etkenlerdir. Hastalığın ilerlemesini engellemek için
sigara alışkanlığından uzak durmak ve Akdeniz mutfağı gibi antioksidan içeren
bol yeşillikli ve omega3 ağırlıklı gıdalarla da beslenmek faydalı olacaktır”
şeklinde konuştu.