Yaşam
kalitemizi yükselten en önemli unsurlardan biri sağlıklı bir uyku. Rahat bir
uyku uyumanızı engelleyen uyku apnesi ise sağlıksız beslenmenin yol açtığı
sorunlardan biri. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları
Bölümü’nden Doç. Dr. Sinem İliaz, uyku apnesi ve tedavi yöntemleri hakkında
bilgi verdi.
Sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezi olan düzenli ve dengeli
beslenme, hastalıklardan korunmak için çok güçlü bir kalkan. Beslenme
dengemizin bozulmasıyla birlikte hastalıklara karşı direncimiz de düşmekte ve
obezite gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Obezite ise birçok ciddi hastalığın
yanı sıra uyku apnesine de yol açmaktadır. Uyku sırasında nefesin 10 saniyeden
uzun bir süre kesilmesi, yeterli şekilde alınamaması ve bu sorunun uyku boyunca
saat başına 5 defadan fazla yaşanması olarak tanımlanan uyku apne sendromu,
çeşitli sebeplerle ortaya çıksa da sıklıkla kilolu kişilerde görülüyor.
Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinem
İliaz uyku apne sendromunu tanımlayarak
nelerden kaynaklanabileceği hakkında bilgiler sundu.
Yüksek karbonhidrat ve yağlı beslenme gibi kötü beslenme
alışkanlıkları ve çağımızın getirdiği hareketsizlikle birlikte obezite/aşırı
kiloluluk giderek yaygınlaşmaktadır. Uyku apne sendromu da obezite veya aşırı
kilolu kişilerde daha sık görülmektedir. Elbette uyku apne sendromunun tek
nedeni aşırı kilo değildir. Bazen kullanılan ilaçlar, kalp hastalığı, kas, sinir
hastalığı veya bazı beyin rahatsızlıkları da uyku apne sendromuna neden
olmaktadır. Bazı durumlarda çok zayıf olanlarda ya da bu sayılan hastalıkların
görülmediği kişilerde bile bireysel başka nedenlerle derin uyku evresinde veya
sırtüstü yatarken uyku apnesi ortaya çıkabilmektedir. Uyku apne sendromunun
özellikle kalbe olumsuz etkilerden dolayı tedavi edilmesi gerekmektedir. Uyku
apne sendromu nabız hızlanması, düzensiz nabız, ilaçlara dirençli yüksek
tansiyon, kalp kasında kalınlaşma, kalp krizinde artışa neden olabilmektedir.
Bu olumsuz etkilerinden dolayı mutlaka tedavi edilmesi önerilir.
Uyku apne sendromu hafif, orta ve ağır olmak üzere 3
şiddette olabilir. Hastalığın tanısı uyku laboratuvarında hastanın bir gece
uyuması ile konulur. Bu uyku sırasında; kalp atışı, göğüs, karın, bacak
hareketleri ve beyin dalgaları bağlanan elektrotlarla gece boyu takip edilir.
Uyku apne sendromu teşhisine yarayan bu teste polisomnografi adı verilir ve
tanı için altın standarttır. Bu gecenin sonunda, uyku uzmanı hastanın gecenin
ne kadarını uykuda geçirdiğini ve bu uyku sırasında gelişen solunumsal,
kardiyak olayları skorlar. Hastanın uyku testi değerlendirilerek ayrıntılı bir
rapor hazırlanır ve hastanın uyku apne sendromu tedavisine ihtiyacı olup
olmadığına bu şekilde karar verilir. Obezite hastası olup, horlama, gündüz
aşırı uyku hali ve gece uykuda nefes durmaları olan, uyku apne sendromu
açısından yüksek riskli kişilerde daha ağır uyku apne sendromu olması beklenir.
Bu bireylerde uyku laboratuvarında polisomnografi yerine, hastanın kendi
evinde, yatağında uygulanan daha basit bir test olan poligrafiden yararlanılır.
Poligrafi uykunun evrelerini göstermediğinden, uykunun tanısının konulması için
yeterli olup olmadığını veya derin uyku ile ilişkili uyku apne sendromu görülüp
görülmediğini anlamak mümkün değildir. Yani normal bir poligrafi uyku apne
sendromunu ekarte ettirmez, ancak uyku apne sendromu düşündüren bir poligrafi
tanı koymak için yeterli olur.
Polisomnografi/poligrafi sonucu değerlendirildikten sonra
hastanın uyku apne sendromu için tedavi alması gerekiyorsa bu tedavi
alternatifleri hastayla görüşülür. En sık uygulanan tedavi CPAP (sürekli
pozitif havayolu basıncı) tedavisidir. Bunun için özel bir cihazdan çıkan
basınçlı hava, bir solunum devresi (hortum) ve bir yüz maskesi aracılığıyla
hastaya ulaştırılır. Buradaki basınçlı havanın amacı, solunum durması veya
yüzeyelleşmesine izin vermeden soluk alıp verişi belirli bir derinlikte ve
süreklilik halinde tutmaktır. Bu şekilde uyku apne sendromu tedavi edilmiş
olur. CPAP cihazı ile tedaviye karar verildiğinde hastanın ikinci bir gece
uykusu, bu kez cihaz kullanırken gözlenir. Bu şekilde CPAP cihazında
kullanılması gereken uygun basınçlar bulunur. Bu basınç ayarlama testi halk
arasında 2. gece testi olarak da bilinir. Bu test hastanın ağırlığına ve ek
hastalıklarına göre hastanede veya kendi evinde yapılabilir. Bu testin nerede
yapılması gerektiğine uyku uzmanının karar vermesi uygun olur. CPAP tedavisine
bire bir alternatif olmamakla birlikte, ağız içi alt çeneyi öne çeken bir aparat
kullanımı, belirgin kilo kaybı, üst havayolu darlığı olanlarda operasyon,
pozisyonel uyku apne sendromu yan yatmayı sağlayacak önlemler uyku apne
sendromuna alternatif olabilir.