Akciğer kanseri, dünyada ve
ülkemizde en sinsi ölümcül kanserler arasında yer alıyor. Uzmanlar uzun süren
ve karakteri değişen öksürük, kilo kaybı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı
balgam gibi belirtilere dikkat çekerken, yaz mevsiminde de akciğeri korumak
gerektiğinin altını çiziyor.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özkan Demirhan, öksürüğün
sebeplerinin iyi araştırılması gerektiğini ifade ederek,
”Hastalar balgamdan kan gelene kadar öksürüğü önemsemezler. Genelde kan
gördüklerinde ciddiye alırlar. Oysa öksürüğün kalple mi akciğerle mi ilişkili
olduğunun araştırılması gerekir. Balgamda kanama veya çok kirli balgam çıkarma
da akciğer kanserinin bir başka belirtisi olabilir. Öte yandan akciğer kanseri
çok çeşitli klinik belirtiler verebilir ancak en sık görülen belirtileri sıklık
sırasına göre şöyle sıralayabiliriz. Uzun süren ve karakteri değişen öksürük,
kilo kaybı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, hemoptizi (kanlı balgam çıkarma),
kemiklerde lokalize ağrı, ses kısıklığı, parmakların bombeli hale gelmesi (çomaklaşması),
ateş, halsizlik, vena cava superior sendromu (VCSS-yüz ve boyunda şişlik
oluşur), disfaji (yutma güçlüğü) gibi belirtilerdir. Ayrıca akciğer kanserinin
artışında çevresel faktörlerin günden güne bozulması, hava kirliğinin artması,
tütün ve tütün ürünlerinin daha özendirici hale getirilmesi akciğer kanseri
oranlarını arttırmaktadır” dedi.
Bu kişiler, mutlaka tedbirini
erkenden almalı!
Prof. Dr. Özkan Demirhan, erken teşhisin diğer kanser
türlerinde olduğu gibi akciğer kanserinde de büyük önem taşıdığına dikkat
çekerek, “Akciğer kanserini erken evrede yakalamak için bilinçli ve kişiye
uygun checkup yapılması ve bunun da akciğer filmi ve düşük doz akciğer
tomografisi ile yapılması gerekir. Özellikle uzun süredir tütün ve tütün ürünü
kullanan 40 yaş üstü kişiler, ailesinde akciğer kanseri hikayesi olanlar
düzenli olarak hekim kontrolünde olmak zorundalar. Risk altında oldukları için
bu kişilere kesinlikle düşük doz akciğer tomografisi öneririm. Eğer çok küçük
boyutta bir lezyon tespit edilirse genellikle bunu akciğerde nodül olarak
tanımlarız, 3 ayda bir veya duruma göre 6 ayda bir akciğeri düşük doz tomografi
ile takip ederiz. Ama düşük doz tomografi olması büyük önem taşıyor çünkü
hastalar radyasyona maruz kalıyor. Tomografi ilaçsız çekilse bile hasta
radyasyon alır. Erken tanıda bize yol gösteren uluslararası bir formül vardır,
bu yöntem yüzde 100 olmasa da bizlere bir fikir vermekte. Filmde patoloji
saptandığı zaman sigara içimi ve yaş durumu da göz önünde bulundurulur.
Sıkıntılı durumları erken tespit etmek için PET CT de önerilebilir. Lezyon
tanısı için biyopsiye kadar giden bir sürece de gidebilir eğer ameliyata
uygunsa mutlaka cerrahi tedavi tercih edilmelidir.” İfadelerini kullandı.
Elektronik sigaraya dikkat!
Elektronik sigaraya karşı da dikkatli olunması gerektiği konusunda uyaran
Dr. Özkan Demirhan, “ Bu cihazlar, sigarayı bırakmayı kolaylaştırmak ve
geleneksel nikotin içiminin sağlık üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için
nikotin yoksunluğu çekilmemesi için üretildi. Elektronik sigaralar nikotin,
propilen glikol, gliserin ve çeşitli tatlandırıcılar gibi maddeler içerir.
Isıtıldığında, bu maddeler potansiyel olarak zararlı kimyasallara
dönüşebiliyor. Bu maddeler arasında formaldehit, asetaldehit ve akrolen gibi
birçok kanserojen maddeler tespit edilmiştir. Elektronik sigara buharı, solunum
yollarında enflamasyona ve hücresel hasara neden olabilir. Bu durum, akciğer
dokusunun zayıflamasına ve kanser gelişimine katkıda bulunabilir.” diyerek
uyarıda bulundu.
Yaz mevsiminde akciğerinizi
koruyun!
Prof. Dr. Özkan Demirhan yaz mevsiminde akciğer sağlığının önemine de
dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı.
“Özellikle hava kirliliği yüksek olan günlerde dışarıda fazla zaman
geçirmemeye özen gösterin. Sigara içmek veya pasif içicilik akciğer sağlığına
ciddi zararlar verebilir. Bu yüzden tütün ürünlerinden uzak durun. Bol su için.
Su içmek mukusun incelmesine ve akciğerlerin daha iyi çalışmasına yardımcı
olur. Egzersizi ihmal etmeyin. Düzenli egzersiz, akciğer kapasitesini artırır
ve solunum fonksiyonlarını iyileştirir. Toz ve polenlere karşı önlem alın.
Polen alerjiniz varsa dışarı çıkmadan önce antihistaminikler kullanabilir veya
maske takabilirsiniz. Kapalı alanları mutlaka havalandırın. Evde veya
ofiste temiz hava sirkülasyonunu sağlamak için pencereleri açın. Antioksidan
açısından zengin gıdalar olan mevsim meyve ve sebzeleri ile proteinden zengin
gıdalar akciğer sağlığını destekler. Özellikle solunum yolu ile ilgili bir
rahatsızlığınız varsa, düzenli doktor kontrollerinizi ihmal etmeyin”
“Tedavi kişiye özel olmalı"
Akciğer kanseri tedavisinde kişiye özel tedavi modelini anlatan Göğüs
Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özkan Demirhan,“ Akciğer kanseri her zaman
kişiye özel olmalıdır. Cerrahi tedavi de cerrahi sonrası onkolojik tedaviler de
kişiye özel olarak planlanır. Standart gibi görünse de bu tedaviler, kişiye
özel bazı faktörler vardır. Bu faktörleri sıralamak gerekirse; akciğer
kanserinin evresi, kanserin hücre tipi (Küçük hücreli akciğer kanserinin
cerrahi tedavisi çok çok sınırlıdır), moleküler genetik testlerin durumu,
kişinin performansı ( kişinin beslenme şekli ve hayat şartları, kişinin
psikolojisi gibi durumlar) şeklindedir. Son yıllarda tüm cerrahi branşlarda
olduğu gibi göğüs cerrahisinde de minimal invaziv (Küçük kesi ile yapılan
ameliyatlar) yöntemler tercih edilmektedir. Bunlar videotorakoskopik (VATS) ve
robotik (RATS) ameliyatlarıdır. Ancak burada bilinmesi gereken hangi yöntemle
ameliyat edilirse edilsin kanser tedavisinin başarısı, kanseri tamamen
temizlemektir. Miniml İnvaziv ameliyatların en büyük avantajı komplikasyonları
minimuma indirmesidir. Öte yandan ameliyat sonrası hasta daha az ağrı hisseder,
hastanede kalış süresi azalır. Onkolojik tedavi gerekse bile bu hastaların
tedaviye yanıtı daha başarılı oluyor.” dedi.