Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tekirdağ'ın Ergene ilçesinde Polifarma tarafından kurulan AR-GE Hammadde ve İlaç Üretim Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlık alanında tarihi bir adım attığı bir törende katılımcılarla bir arada olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Bakan
Memişoğlu, Anadolu topraklarının binlerce yıldır yalnızca medeniyetlerin değil,
ilmin, hikmetin ve şifanın da beşiği olduğunu belirtti.
Anadolu
irfanı ile yoğrulmuş topraklarda bugün, geçmişten geleceğe uzanan bir vizyonun,
bilimle yoğrulmuş bir emeğin ve inançla örülmüş bir idealin sonucuna şahitlik
edildiğini ifade eden Memişoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde
kararlılıkla hayata geçirilen 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun, en temel
ayaklarından biri hiç kuşkusuz 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'dır." dedi.
Memişoğlu,
söz konusu vizyonun yalnızca daha fazla sağlık hizmeti sunmayı değil, aynı
zamanda üreten, kendi teknolojisini geliştiren ve küresel düzeyde rekabet
gücünü artıran bir sağlık sisteminin inşasını hedeflediğine işaret etti.
"Üreten
Sağlık Vizyonu"
Stratejik
yolculuğu içeren vizyonun temelinde Sağlık Bakanlığı olarak hayata geçirdikleri
"Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli"nin yer aldığının altını
çizen Memişoğlu, şunları kaydetti:
"Bu
model bireyin, ailenin ve toplumun sağlığını koruyan önleyici yaklaşımlar
kadar, yenilikçi üretim altyapılarını, bilimsel araştırmayı, AR-GE odaklı çözüm
geliştirmeyi ve yerli-milli teknolojiyle büyümeyi de esas almaktadır. Bu
modelin en önemli sac ayaklarından birini de hiç şüphesiz Üreten Sağlık
Vizyonumuz oluşturmaktadır.
Bu
vizyonla biz, sadece hastalıkları tedavi eden bir sistem değil aynı zamanda,
ilaç ve tıbbi cihazlarını kendisi geliştiren, genetik, biyoteknolojik ve
moleküler alanlarda inovasyon üreten, bilimsel AR-GE kapasitesini teknolojiyle
buluşturan, kendi insan gücüyle geleceği şekillendiren bir sağlık ekosistemi
kurmanın gayreti içerisindeyiz. Bu doğrultuda, göreve geldiğimiz andan
itibaren, ülkemizin sağlıkta bilimsel kapasitesini geliştirmek için kolları
sıvadık. AR-GE ve inovasyon ekosistemimizin kalbinde yer alan Türkiye Sağlık
Enstitüleri Başkanlığını (TÜSEB) yeniden yapılandırarak, bu sürecin hem
stratejik beyni hem de sahadaki lokomotifi haline getirdik."
"TÜSEB
sağlık pazarındaki etkinliğini artıran bir yapıya kavuştu"
Memişoğlu,
TÜSEB'in bugün kamu, özel sektör ve akademi arasında güçlü bağlar kuran,
güdümlü projelerle yerli çözümler geliştiren, genç bilim insanlarını
destekleyen ve ülkemizin küresel sağlık pazarındaki etkinliğini artıran bir
yapıya kavuştuğuna dikkati çekti.
Süreci
bir politika değil aynı zamanda milli sorumluluk ve gelecek inşası olarak
gördüklerinin altını çizen Memişoğlu, "Sağlıkta tam bağımsızlık, sadece
hizmet sunmakla değil, üretmekle, geliştirmekle, paylaşmakla ve ihraç etmekle
mümkündür. Bu inançla yürüdüğümüz bu yolda, bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz
Polifarma AR-GE Hammadde ve İlaç Üretim Merkezi gibi yatırımlar, işte bu büyük
hedefin taşıyıcı sütunlarıdır." dedi.
Memişoğlu,
Polifarma AR-GE Hammadde ve İlaç Üretim Merkezi'nin sadece bir teknik destek
olmadığını bu millete ve bu ülkenin potansiyeline gönülden inanan bir vizyonun
vücut bulmuş hali olduğunu ifade etti.
"Vizyoner
bir yaklaşım ortaya kondu"
Bu
anlamlı yatırımın, uzun soluklu bir inancın, bilim ve teknolojiye duyulan
güvenin ve ülkemizin sağlıktaki bağımsızlığına verilen stratejik bir desteğin
somut ifadesi olduğunu vurgulayan Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu
vizyoner yaklaşımı ortaya koyan Polifarma ailesini yürekten tebrik ediyorum.
Kendileri yalnızca ilaç üretmiyor, aynı zamanda geleceğin bilim insanlarına
alan açıyor, bilgiye dayalı üretim kültürünü yaygınlaştırıyor ve Türkiye'nin
sağlıkta küresel rekabetçiliğine yatırım yapıyorlar. Bu merkez, genç
araştırmacılarımızın yetişeceği, yenilikçi moleküllerin geliştirileceği, nadir
hastalıklar için yerli çözümlerin üretileceği, çok yönlü bir AR-GE üssüdür.
Sadece üretim değil, öğrenme, geliştirme, birlikte inşa etme anlayışıyla
hareket eden, insan odaklı bir ekosistemin kalbidir.
Hiç
kuşkusuz, burada yürütülecek en önemli çalışmalardan biri de, Türkiye’nin ilk
yerli SMA ilacına ve etken maddesine yönelik geliştirme faaliyetleridir. Bu
adım, 'Üreten Sağlık' vizyonumuzun sadece ekonomik değil, aynı zamanda insani
ve vicdani boyutunu da açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü biz, sağlık hizmetini
bir hak, tedaviyi bir sorumluluk, ilaç üretimini ise bir egemenlik meselesi
olarak görüyoruz. Her bir vatandaşımızın hayatına dokunan çözümleri, artık
dışarıdan beklemiyoruz. Kendi bilim insanlarımızla, kendi teknolojik
kapasitemizle geliştiriyoruz."
Memişoğlu
merkezin yalnızca Türkiye'nin ihtiyacını karşılamakla kalmayıp aynı zamanda
uluslararası pazarlara açılan bir kapı olacağı, yerli ve milli çözümlerimizi
küresel taleple buluşturacağını belirtti.
Polifarma
ailesine yatırımları için teşekkür eden Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nın
üretimle taçlandığı, bilimin tesisleştiği, şifanın yeniden vücut bulduğu bir
ana tanıklık ediyoruz. Bu tesisin sadece ülkemize değil, bölgesine ve insanlığa
fayda sağlayacak bir bilgi ve üretim üssü haline geleceğine olan inancımız
tamdır." dedi.
Memişoğlu,
üretenin önünü açmak için çalıştıklarını ifade etti.
Tesisin
hayırlı olmasını dileyen Memişoğlu, "Bizler yöneticiler olarak Sayın
Cumhurbaşkanımızın dediği gibi 'Biz sizlerin yolunu açmak için yönetiyoruz'.
Onun için Türk sanayicisinin, Türk üreticisinin, Türkiye’de hizmet sunan
sağlıkla ilgili her bir paydaşın hizmetkarıyız ve onun önünü açmak için görev
yapıyoruz. Onun için böyle heyecanlı açılışlar bizi de heyecanlandırıyor, daha
da motive ediyor. Türkiye gerçekten yeni bir yüz yılın esasında örnek ülkesi,
lider ülkesi. Dünyada ne kadar kötülük olursa olsun, biz iyilik tarafını tercih
ediyoruz. İyilikle bu dünyada insanlara fayda sağlamaya çalışıyoruz." diye
konuştu.
"Sanayicimizin
önünü açıyoruz"
Tekirdağ
Valisi Recep Soytürk'te tesisin hayırlı olmasını diledi.
Soytürk,
kentte 3 bin 390 sanayi tescilli firma bulunduğunu ve bunlardan 23'ünün ilaç
sanayisi olduğunu ifade ederek, "Onlardan biri de Polifarma. Yıllık
yaklaşık 250 milyon dolarlık bir ihracata sahip. Dolayısıyla biz ilaç
sanayimizle övünüyoruz. Sanayicilerimize çok büyük saygı duyuyoruz. Elimizden
geldiğince önlerini açmaya çalışıyoruz. Çünkü istihdam sağlıyorlar, ihracat
yaparak döviz girdisi sağlıyorlar ama bir de Polifarma gibi öyle bir ürün
üretiyorsunuz ki ithal ettiğiniz bir ürünü yerli olarak yapıyoruz. Hem
Türkiye’de kullanacağız, hem ihraç edeceğiz. Yani cari açığı kapatacağız. O
yüzden bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz." ifadesini kullandı.
"Dünyanın
dört bir yanına sağlık taşıyoruz"
Polifarma
Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Süleyman Kumrulu da şirketin kuruluşundan bugüne
kadar geçirdiği süreci, sektördeki konumu ve yatırımları hakkında bilgi verdi.
Kumrulu,
ilaç sektöründe yaklaşık 40 yıl önce yüzde 100 yerli sermayeli bir kuruluş
olarak başladıkları yolculuğa bugün Tekirdağ-Ergene'de 62 bin metrekare alan
üzerine kurulu modern üretim tesisleri, güçlü AR-GE alt yapısı ve yenilikçi
çözümleri ile global pazarlardaki varlıklarını güçlendirerek devam ettiklerini
vurguladı.
Farklı
16 üretim hattında, yıllık yaklaşık 500 milyon ilaç ve serum üretim
kapasitesine sahip olduklarını belirten Kumrulu, pek çok uluslararası
sertifikaları, yurt içi ve yurt dışı 600 ruhsatları bulunduğunu 50'den fazla
ülkeye ihracatlarıyla sağlık taşımaya devam ettiklerini belirtti.
"İlaç
üretiminin yerelleşmesine katkıda bulunacağız"
Kumrulu,
Polifarma'nın 2023 yılında ilaçta etkin madde üretimine de başlandığını
hatırlattı.
Yeni
AR-GE Hammadde ve İlaç Üretim Merkezi ile ilaç üretiminin yerelleşmesinde
yepyeni bir sayfa açtıklarını ifade eden Kumrulu, "İlaca erişimi
kolaylaştırıp dışa bağımlılığı azaltacak çalışmalarımıza hız kesmeden devam
edeceğiz. Bu nedenle AR-GE Merkezimizi yalnızca bir yatırım değil, aynı zamanda
Türkiye’nin geleceğine duyduğumuz güvenin ve bilime olan inancımızın güçlü bir
göstergesi olarak değerlendiriyoruz." dedi.
Kumrulu,
Türkiye ilaç sanayisinin büyümesi ve dışa bağımlılığını azaltmak için hammadde
üretimine de ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Sanayi
ve Teknoloji Bakanlığının HAMLE Projesi tarafından desteklenen, SMA
hastalığının tedavisine yönelik ilaç ve bu ilacın etkin madde sentezini de yeni
AR-GE Merkezi'nde gerçekleştireceklerinin altını çizen Kumrulu, şöyle devam
etti:
"Bizleri
çok üzen SMA hastalığına yönelik ilacın etkin maddesi olan nusinerseni üretmeye
başladık, burada büyük bir ihracat potansiyeli var. Bitmiş ürünü
ruhsatlandırmadan önce tüm dünyaya hammadde olarak satmayı hedefliyoruz.
Aynı
zamanda farklı nadir ve genetik hastalıklara yönelik etkin madde ve ilaç
üretimini de yapacağız. Ülkemiz ekonomisi için ilaç etkin maddesi ve bitmiş
ürün üretebilen, Türkiye’nin en kapsamlı AR-GE Merkezi olan bu tesisimizde,
değer yaratacak projelerimiz ile ihracat potansiyelini artırarak ‘global
sağlık’ üssü olma yolunda emin adımlarla ilerlemeyi hedefliyoruz."
İlacın üretim
süreci
Kumrulu,
çok önemli bir başarı yakalandığını söyledi.
Yerli
SMA ilacının etken maddesini üreten ve bitmiş ürünü de üretmeye başlayacak
olmaktan gurur duyduklarını ifade eden Kumrulu "Bütün dünyada ilacın etkin
maddesini üreten ikinci firmayız ve diğer firmalardan çok daha öndeyiz. Ürünün
klinik çalışmalarına şu an başlıyoruz. Bir de ruhsatlandırma süreci olacak.
Zannediyorum 1,5 ile 2 yıl arasında bir zaman alacak. Aynı zamanda 2030 yılına
kadar da patentli ama klinik araştırmalar çerçevesinde de ürünün kullanımlarına
yavaş yavaş başlanacak." diye konuştu.
"Sağlık
sektöründe kalıcı değer yaratmanın yolu AR-GE’den geçiyor"
Polifarma
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vildan Kumrulu ise sürdürülebilir büyümenin ve
AR-GE faaliyetlerinin önemine dikkati çekti.
Kumrulu
yaklaşık 40 yıldır sağlık sektöründe üretimde kalite ve insan sağlığına
odaklanarak sürdürülebilir büyüme yolunda emin adımlarla ilerlediklerini
belirtti.
Yeni
tesislerinin hem hammadde sentezini hem bitmiş ürün üretimini aynı çatı altında
yapabilmesi ve nadir hastalıklara yönelik çözümler geliştirmesi ile Türkiye’nin
en kapsamlı AR-GE merkezlerinden biri olacağını vurgulayan Kumrulu,
"Başarılarımızı yalnızca finansal tablolarla değil, ilk günden beri bilime
yönelik yatırımlarımızla da taçlandırıyoruz. Polifarma AR-GE Merkezi'nde
geliştirilecek her proje, toplum sağlığına katkı sunacak, Türkiye’nin ilaçta
dışa bağımlılığını azaltacak ve ülkemizi global ilaç pazarında daha güçlü bir
konuma taşıyacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Kumrulu,
merkezin aynı zamanda Türkiye'de İlaç Etkin Maddesi (API) sentezi yetkinliğine
ve onayına sahip yalnızca 6 ilaç firması merkezinden biri olma özelliğini de
taşıdığının altını çizdi.
"SMA ve
genetik hastalıklara şifa olacak"
Vildan
Kumrulu, yeni AR-GE merkezleri ile "antisens oligonukleotid" üretim
platformuna yatırım yapan ilk ve tek Türk firması olduklarının altını çizerek
bu teknoloji sayesinde mRNA teknolojisi kullanıp kısa RNA zincirleri
oluşturarak genetik hastalıkların tedavisine daha kolay odaklanabileceklerini
ifade etti.
Yeni
AR-GE merkezinde, SMA hastalığının tedavisine yönelik etken madde ve ilaç
üretileceğini de belirten Kumrulu, şöyle devam etti:
"Ülkemizin
sağlık alanında kanayan yarası, kalıtsal yolla ortaya çıkan nadir bir kas
hastalığı olan ve yüzlerce aileyi mağdur eden SMA hastalığına kayıtsız
kalmayarak gerekli altyapı çalışmalarına başladık. Özellikle SMA gibi nadir ve
yüksek maliyetli hastalıkların tedavisinde kullanılacak ilaçlarda kendi etkin
maddemizi sentezleyip üretmek, yalnızca bilimsel değil; aynı zamanda sosyal
sorumluluğumuzun da bir yansımasıdır. Bir annenin televizyonda ağlaması ve
çaresizliğinden etkilenerek başlattığımız bu projede son aşamaya geldik.
Her
annenin en büyük dileği, evladını sağlıklı görmek ve geleceğe umutla
bakabilmektir. Artık anneler ağlamasın, gözyaşları umuda dönsün istiyoruz.
Kritik öneme sahip bu ilacı, en kısa sürede hastaların erişimine sunmak için
çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz. SMA hastalığı başta olmak
üzere farklı nadir ve genetik hastalıkların tedavisine yönelik geliştireceğimiz
yenilikçi çözümler ile yüzlerce ailenin hayatına dokunacak olmaktan dolayı
büyük bir mutluluk ve heyecan içerisindeyiz. Çünkü biz biliyoruz ki, bir
çocuğun, bir hastanın hayatına dokunmak; yalnızca ilaç üretmek değil, aynı
zamanda şifa vermektir. Gelecek dönemde de yenilikçi çözümlerimiz ile dünyanın
dört bir yanına şifa dağıtmaya devam edeceğiz."
Konuşmalarında
ardından Vildan Kumrulu Bakan Memişoğlu'na 35 Besmele ajurlu tablo armağan
etti.
Daha
sonra açılış kurdelesi kesilen merkez Memişoğlu ve beraberindekiler tarafından
gezildi.
Kaynak: AA