Cinsel yolla bulaşan hastalıklar dünya ve
ülkemiz adına önemli bir sağlık sorunu olarak yerini alıyor. Hem kadınlarda hem
de erkeklerde kansere sebep olabilen HPV virüsüne dair veriler ise korkutucu
boyutta. Araştırmalar dünyada ve ülkemizde her 100 kişiden 80’inin HPV
taşıyıcısı olduğunu savunuyor. Uzmanlar ise toplumsal bilinçlenme ve HPV
aşısının önemine vurgu yapıyor. Dr. Âzer Aras Uluğ, yetişkinlerin kendileri
kadar çocuklarını da koruma altına almaları gerektiğine vurgu yaparken,
çocuklarda da çok ciddi hastalıklara zemin hazırlayabileceğinin altını
çiziyor.
Kadın
Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Cinsel Tıp Uznanı Op. Dr. Âzer Aras Uluğ, “Cinsel
yolla bulaşan hastalıklar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bazı sıkıntılara
neden olabiliyor. Toplum sağlığını etkileyen hastalıklar bunlar. Cinsel yolla
bulaşan hastalıklar; cinsel ilişki yoluyla ve temasla, kanla, semenle, diğer
vücut sıvılarıyla, direkt temasla bulaşabilir. 20'den fazla cinsel yolla
bulaşan enfeksiyon sebebi var. DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre her
yıl yaklaşık 350 milyon kişi cinsel yola bulaşan enfeksiyonlara
yakalanmaktadır. Bunların büyük bir kısmı tedavi edilebilen enfeksiyonlardır.
Genellikle 15 ile 49 yaşındaki kişilerde daha çok ortaya çıkıyor. ABD ve Avrupa
ülkelerinde maalesef 13 yaşından önce cinsel aktiviteye başlamaları yaygındır.
Ülkemizde de eğitim düzeninin yükselmesi, iş olanaklarının azalması, buna bağlı
olarak da evlenme yaşının ileriye çıkmasıyla beraber artık daha erken yaşlarda
görülmeye başlandı. Ayrıca evlilik öncesi ilişkiler, erken yaşta cinsel
ilişkide bulunma sıklığı gençlerin arasında da giderek yaygınlaşmasına neden
oluyor. Öte yandan cinsel eğitimsiz gençler ne yazık ki, cinsel yolla bulaşan
enfeksiyonlara maruz kalabiliyorlar. Bu gençler bu konularda doğru kaynaklardan
bilgi alamıyorlar, kulaktan dolma yanlış bilgiler ediniyorlar ve bundan dolayı
da bu hastalıklarla mücadele sırasında bu durum hekimlerin zorlanmasına neden
oluyor.” dedi.
Gençler cinsel hastalıklar konusunda
eğitilmeli!
Gençlere yönelik cinsellik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma
konusunda eğitimlere önem verilmesi gerektiğine vurgu yapan Op. Dr. Âzer Aras
Uluğ, “ Erken yaşta ilişkiye giren gençler özellikle cinsellik ve cinsel yolla
bulaşan hastalıklardan korunma konusunda eğitilmelidir. Buna önem verdiğimiz
noktada hastalıkların önlenmesi halihazırda olan hastalıkların da ilerlemeden
çözümü noktasında toplum sağlığı açısından aslında çok önemlidir. Onun için de
hepimiz bu konuya gereken önemi vermeliyiz. Cinsel yola bulaşan bu hastalıklara
her yıl milyonlarca yeni vaka ekleniyor.” şeklinde bilgi verdi.
Kayıt edilenden daha fazla vaka olduğunu
düşünüyoruz
Cinsel yolla
bulaşan hastalıklar konusunda ülkemizde en büyün sorunun korku ve etiketlenme
olduğunu ifade eden Dr. Uluğ, “Ülkemizde insanlar utanıyorlar ve
etiketlenmekten korktukları için de hekime çoğunlukla başvurmuyorlar. Bundan
dolayı da hastaların tamamını kayıt altına alamıyoruz. Bu yüzden ülkemizdeki
durumla ilgili kesin veriyi vermek aslında zor. Bize göre daha iyi kayıt tutan
ABD’de 2 milyon hastanın bildirimi yapılmış. Bu rakamın ise aslında tahmin
edilen hasta sayısının ancak yüzde 40’ı olduğu söyleniyor. Dolayısıyla cinsel
yolla bulaşan hastalıkların kayıt edilenlerden daha fazla olduğunu düşünerek bu
hastalıklardan korunmak için toplum olarak bilinçlenmek çok büyük önem
kazanıyor.” ifadelerini kullandı.
Cinsel olarak aktif olan ve sık eş
değitiren herkes risk altında!
Cinsel
olarak aktif olan ve sık eş değiştiren herkesin dikkatli olması gerektiği
konusunda uyarıda bulunan Dr. Âzer Aras Uluğ, cinsel yolla bulaşan hastalıkları
sıralayarak sözlerine şöyle devam etti.
“Bakteri kaynaklı kadınlarda en fazla görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar
şunlardır: Gardrenella vaginalis, gonore, üroplazma, mikroplazma, frengi,
klamidya, salmonella, shigella gibi enfeksiyonlar. Virüslerden ise HPV ve
HIV’in yanı sıra Herpes virüsü yani uçuk, Hepatit Virüsü, Epstein-Bar Virüsü
gibi başka virüsler enfeksiyon yapabiliyor.Parazit olarak da hem kadınlarda hem
erkeklerde görülen Trichomonas enfeksiyonlarından söz edebiliriz.
HPV virüsü dünya üzerinde yaklaşık 100
kişiden 80'inde görülüyor.
Humon
Papilloma Virüs yani HPV, insan Papilloma Virüs Enfeksiyonudur. HPV virüsü
insan vücuduna girdikten sonra sinirlerin içine giriyor, oraya yerleşen bir tür
DNA virüsüdür. Toplumda çok yaygın olarak görülen siğillerle kendini
gösteriyor. Hem kadınlarda hem de erkeklerde hastalığa, hatta ilerleyen durumlarda
kansere neden oluyor. HPV virüsü dünya üzerinde yaklaşık 100 kişiden 80'inde
var. Tüm dünyada kişi sayısının yüzde 80'i taşıyıcı ya da hasta. Bu virüsün
şimdiye kadar 200'den fazla tipi tespit edildi. Cinsel ilişki yaşadığınız
partnerinize yayılabilir. Birçok HPV türü hiçbir belirti vermeyebilir. Bundan
dolayı da hastalar enfekte olduğunun farkına varamayabilir. Çoğu durumda da
herhangi bir sağlık sorununa neden olmaz. Virüs kendiliğinden negatifleşebilir.
Ancak bu virüsün negatifleşmesi iyileştiğiniz anlamına gelmiyor. Vücudunuzda
sinir hücrelerinde yaşamaya devam ediyor ve zamanla normal hücrelerin yapısını
değiştirerek hücreyi anormal hale getiriyor ve kansere neden oluyor.
Kadınlardaki HPV ile erkekteki HPV
birbirinden farklı mı?
Aslında aynı. Kadınlarda genital bölgede, mukozada, özellikle rahim ağzında
yani serviks dediğimiz yapıda hücrelerde bozulmalara ardından rahim ağzı
kanserine neden oluyor. Yüksek onkojenik tipleri var. İşte o yüksek onkojenik
tipleri özellikle kansere neden olan tiplerdir. HPV varsa bunu gidip test
yaptırıp hangi tiplerin olduğunu basit bir smear testi gibi bir testle
anlayabilirsiniz. HPV 16 ve HPV 18. Bunlar en tehlikeli olan tiplerdir. Bunun
dışında HPV'nin 31, 33, 35 ve 51 numaralı tipleri de yüksek riskli tiplerdir.
Yani kansere neden olabiliyor ve kadınlarda rahim ağzı, vulva, anüs, gırtlak
kanserine, erkeklerde ise anüs, penis, testis ve gırtlak kanserine neden
olabiliyor. Bazı tipleri de yüzeyde siğillere neden olabiliyor. Bunlar
genellikle düşük onkojenik tiplerdir. Kanser yapma olasılıkları çok düşüktür
ama yine de yoktur diyemeyiz. En sık görülen düşük onkolojiklerin tipler ise
HPV tip 6 ve HPV tip 11’dir.
Genital bölgesinde siğili olan hamileler
vajinal doğumdan kaçınmalı!
Genital
bölgesinde siğil olan hamilelerin vajinal doğumdan kaçınmaları gerekir. Bunlar
vajinal doğumu zorlaştırmakla kalmaz doğum sırasında bebeğe bulaşarak,
sonrasında bebekte; ağız, boğaz, akciğer hastalıklarına, poliplerine hatta
gırtlak kanserine kadar neden olabilir.
HPV virüsünün rahim ağzı kanseri yapma olasılığı yüzde 100 olduğu bilimsel
verilerde gösterilmiştir. Bu yüzden bu virüsü kapmadan önce aşıyla korunmamız
mümkün. 9-14 yaşından sonra 2 doz, 14 yaşından sonra da 3 doz olarak aşı
yaptırılmasını özellikle öneriyoruz. HPV aşısı henüz ülkemizde ulusal aşı
programına alınmadı. Bir çok Avrupa ülkesinde bu yaşlarda rutin aşılama
uygulanmaktadır. Öte yandan HPV virüsü taşıyor olsanız bile, bu aşıyı
yaptırdığınızda HPV’nin 200'den fazla tipi olduğu için bunlara karşı sizin
bağışıklanmanızı sağlar. Ayrıca var olan HPV'nin negatifleşmesini
hızlandırabilir. HPV önemli bir sağlık sorunudur. Toplum sağlığı sorunlarından
birisidir. Bu konuda farkındalığımızı arttırmak ve, etrafımızın farkındalığını
da arttırmak zorundayız.
İç çamaşırlarınızı çocuklarınızın
çamaşırları ile yıkamayın!
Eğer HPV
taşıyıcısı iseniz o zaman çocuklarınıza bulaştırma riskiniz vardır. İç
çamaşırlarınızı kesinlikle birlikte yıkamayın ve onları korumak için aşı
yaptırın. HPV aşısını eczanelerden veya ecza depolarından alarak bir sağlık
merkezinde kolunuzdan uygulatabiliyorsunuz. Herhangi bir sağlık kabinine, aile
sağlığı birimine, hekiminize veya jinekoloji hekiminize başvurarak
yaptırabilirsiniz.