Kırgızistan'da yaşayan 39 yaşındaki Dayirbek Ergeşov'un öksürük şikayeti için gittiği hastanede kalbinden şüphelenilince yapılan tetkikler sonrası kalbinde tümör olduğu ortaya çıktı. Türkiye'deki başarılı operasyonla sağlığına kavuşan Ergeşov, "Doktor gelirken 'ameliyattan çıkamazsın' dedi, kimseye çaktırmadan ailemle vedalaştım. Akciğer filmi çektirmeseydim, kalpteki tümör ortaya çıkmayacaktı" dedi. Kalbin kötü huylu tümörlerinin çok ender gözüktüğünü aktaran Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Halil Hüzmeli ise "Ülkesinde kronik öksürüğüne bağlı akciğer filmi çekiliyor, kalbin büyük olması şüphe uyandırmış ve başka tetkiklerle sonuca bağlanabilmiş. Bayağı büyük bir kitleydi, gittikçe kötüleşen bir tabloyla kaybedilebilirdi, bu tarz kitle ameliyatı dünyada da çok nadir yapılan bir ameliyattır" dedi.
Kırgızistan'da yaşayan 39 yaşındaki Dayirbek Ergeşov, geçmeyen
öksürük problemi sonrası ülkesinde doktora gitti, akciğer filmi gibi çeşitli
tetkikler yapıldı. İncelemelerde kalbinde bir problem olabileceği şüphesi
oluşunca tetkikler genişletildi. Sonrasında kalbinde tümör olduğu tespit
edilirken ameliyat gerekliliği ifade edildi. Sonuçları farklı hastanelere
gönderen Ergeşov, yapılan görüşmeler sonrası Türkiye'ye geldi. Burada Liv
Hospital Ulus'tan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları Prof. Dr. Ahmet Özkara ve
Dr. Öğr. Üyesi Halil Hüzmeli ile görüşen Ergeşov, geçtiğimiz yıl aralık ayında
ameliyat oldu. Uzmanların nadir olarak ifade ettiği hastalıkta operasyon
başarılıyla geçerken Ergeşov ve ailesi de rahat bir nefes oldu. Kontrol için
yeniden Türkiye'ye gelen Ergeşov, ameliyat öncesi ailesiyle vedalaştığını söyledi,
zorlu tedavi sürecini anlattı. Prof. Dr. Ahmet Özkara ve Dr. Öğr. Üyesi Halil
Hüzmeli de hastalarının durumu ve tedavisine ilişkin bilgi vererek kontrolün
önemine dikkat çekti.
"Gelirken kimseye çaktırmadan ailemle vedalaştım"
Ülkesindeki sürecin ardından Türkiye'ye geldiğini söyleyen 39 yaşındaki
Dayirbek Ergeşov, "Kalpte problem oldu, onun için geldik, ameliyat olduk,
şimdi çok şükür iyiyiz. Eskiden biraz öksürüğüm vardı, öksürük fazlalaştı, bir
akciğer filmi çektireyim diye memleketimiz Kırgızistan'da hastaneye gittim.
Film çektikten sonra doktor, 'akciğer çok güzel ama kalpte birçok problem var,
büyük' dedi. EKO, MR çektirdik netleştikten sonra 'kalpten acil ameliyat olman
lazım, belki de ameliyattan çıkamayabilirsin' dedi. Sonuçları Türkiye'ye attık,
ilk cevap buradan geldi, hemen geldik. Doktor gelirken 'ameliyattan çıkamazsın'
dedi ya, ailemle vedalaştım, artık gelmeyebilirim diye geldim, Allah'a çok
şükür, şu anda yaşıyoruz. 'Öleceğiz' dedim, benim de sonum buymuş, ameliyatmış
diye buraya geldik. Gelirken kimseye çaktırmadan ailemle vedalaştık. Kendi
memleketime gidip, kemoterapi almak için tekrar geldim. Akciğer filmi
çektirmeseydim, bilinmeyecekti, kalpteki tümör ortaya çıkmayacaktı"
şeklinde konuştu.
"Çok çok ender gözükür ve tedavileri oldukça zor"
Hastanın zorlu ameliyatını ekibiyle birlikte gerçekleştiren Kalp ve Damar
Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özkara, durumun nadir ve tedavisinin zorlu
olduğunu aktardı. Erken tanının önemine dikkat çeken Özkara, "Kalbin kötü
huylu tümörleri çok çok ender gözükür ve tedavileri oldukça zor, bazıları da
ameliyat edilemeyebilir çünkü kalbin içi, boşlukları hatta dış yüzeyine tamamen
yapışıp çıkarılamayabilir. Sağlığına kavuşturabilmek bazı hastalarda mümkün
olmayabilir. Belki yüz binlerde 1 gözükecek bir hastalık. Hastamız 39 yaşında,
çok genç bir hasta, birkaç senedir şikayetleri var ama genellikle çarpıntı ve
çabuk yorulma gibi şikayetler. Kalpte çok geniş alan kaplayıp, çıkarılması çok
zor bir tümör olduğunu ameliyat öncesi diğer meslektaşlarımızla yaptığımız
değerlendirmede ortaya koyduk ama her halükarda ameliyat edilmesi gereken bir
hastaydı. Biz de açık kalp cerrahisiyle bu tümörü oradan çıkarmaya çalıştık.
Oldukça büyük, yaklaşık 10 santim büyüklüğünde, birkaç parçadan oluşan ve
kalbin sağ kulakçığında ama orta bölmesini de invaze etmiş büyük bir tümördü,
büyük oranda oradan bu kitleyi çıkarabildik. Bu tip kötü huylu tümörlerin
tamamen çıkarılması mümkün değildir. Patoloji sonucunda bunu teyit ettikten
sonra geri kalan kısmının da kemoterapi, akıllı ilaçlarla tedavi edilebileceği
kanaatine vardık" ifadelerini kullandı.
"Zamanında bir müdahale oldu, kapakçığı tamamen kapatmak üzereydi"
"Zamanında bir müdahale oldu" diyerek sözlerine devam eden Prof. Dr.
Özkara, "Ani bir kalp durması yaşayabilirdi, ciddi bir kalp yetmezliğine
girip ondan sonra yapılacak ameliyattan fayda görmeyebilirdi. Hasta ameliyattan
sonra çok rahatladı, şikayetleri düzeldi. Tekrar o tümörün büyüme riski için
daha yoğun bir tedaviye başladık. Kırgızistan'da tanı konulmuş ama patolojik
tanısı önemli. Ameliyat sırasında tümörün büyük bir kısmını çıkaramama
ihtimalimiz vardı, ameliyat öncesi hasta ile paylaştık ama planladığımız gibi
oldu. Kalbin belli bölgesini de ameliyat sırasında onarmamız gerekti. Tabi ki
ölüm riski vardı, açık bir ameliyat, kalbin boşluklarını açıyorsunuz, kalbi
durduruyorsunuz, kitleyi çıkarıyorsunuz, o kitlenin emboli riski vardır;
vücudun başka bir yerine, beyne atabilir, felç riski vardır ama başarıyla
gerçekleştirebildik. Şu anda gördüğümüz; yüzde 90 oranında o kitle küçülmüş
vaziyette. İnşallah bundan sonra da sağlıklı bir şekilde hayatına devam
edecektir" dedi.
"Çekilen akciğer filminde kalbin büyük olması şüphe uyandırmış"
Hastanın Türkiye'deki tedavisine yönelik konuşan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Dr. Halil Hüzmeli, "Kırgızistan'dan geldi, önce bize raporları gönderildi,
incelediğimiz zaman bir kardiyak kitle olduğunu gördük ama anormal yerde
anormal yerleşimli ve çok büyük olduğunu fark ettik. Detaylı incelemelerde bu
kitlenin çok büyük ve zor bir ameliyatla gidebileceğini gördük. Kitle büyüdükçe
arkadaki solunum yoluna baskı yapmaya başladıkça da öksürük, nefes darlığı
şikayetleri olabilir. Çekilen akciğer filminde kalbin büyük olması şüphe
uyandırmış ve bunun üzerine başka tetkikler yapılıp sonuca bağlanabilmiş.
Ülkesinde kronik öksürüğüne bağlı olarak akciğer filmi çekiliyor, filminde
kalbin sağ dediğimiz kısmı özellikle büyük gözüküyor. Hekimlerde şüphe
uyandırıyor, bunun üzerine kardiyolojik muayene öneriyorlar. Sağ kalpte kitle
olduğu tespit ediliyor ama ne olduğuna dair detaylı bir inceleme gerekiyor. MR
yapılıyor ve bu tip bir kitle olduğu, müdahale yapılması gerektiği
belirtiliyor. Kalbin 4 tane odası var; 2 tane karıncık, 2 tane de kulakçık
odaları olur. Sağ kulakçık; kalbin kanının toplandığı yer, incelemelerde orada
sağ ve sol kulakçık arasında daha çok sol kulakçığa baskı yapacak tarzda bir
kitle olduğunu gördük" diye konuştu.
"Gittikçe kötüleşen bir tabloyla
kaybedilebilirdi"
Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Halil Hüzmeli, "Bayağı da büyük bir kitleydi,
yaklaşık 8'e 10 santim boyutlarındaydı, zor bir ameliyat olacağını tahmin
ettik. Bu tarz kitle ameliyatı çok çok nadir, dünyada da çok nadir yapılan bir
ameliyattır, yaklaşık 7 saat sürdü. Yayılmış şekildeydi, diğer dokulara zarar
vermeden o kitleyi alabilmek için çok hassas çalışmak gerekiyor çünkü
yapacağınız en ufak bir hata başka dokulara zarar verecek, kalbin çalışmasını
engelleyecek, akciğere giden ya da gelen damarları etkileyecek. Kitlenin ne
zaman başladığına dair yorum yapmak çok zor ama bu şekilde kalsaydı daha da
büyümeye devam edecek, büyüdükçe bu sefer toplardamarlarla gelen kanın gelişi
engellenecek, bu sefer kalbe gelen kan azaldığı için kalbin sunacağı kan da
azalacaktı. Öksürük tarzı şikayetlerle doktorlara gitmiş, çarpıntı şikayetleri
olmuş. Tedavinin ve tetkiklerin devamını getirmemiş, en son şikayetleri
nüksedince başvurduğu zaman bu durum ortaya çıkıyor. Sağ kalp yetmezliği ve
daha sonra gittikçe kötüleşen bir tabloyla kaybedilebilirdi. Kontrolleri ihmal
etmesinler çünkü daha sonra hiç beklemedikleri çok daha ciddi problemler ortaya
çıkabiliyor" dedi.