Öğrenme güçlüklerine Nöro geribildirim (Nörofeedback) yöntemiyle bilimsel çözümler sunan Auto Train Brain, “Hastalık değil, farklılık" sloganıyla Ankara’daki aileler ile bir araya geldi. Uzman isimlerin katılımıyla katılımıyla gerçekleşen etkinlikte aileler, nöro geribildirim ve öğrenme güçlüklerine dair merak ettikleri sorulara yanıt bulurken, benzer deneyimleri yaşayan diğer ailelerle de dayanışma ve b ilgi alışverişinde bulunma imkanı yakaladı.
Disleksi (okuma güçlüğü),
disgrafi (yazma güçlüğü), diskalkuli (matematik öğrenme güçlüğü) ve dispraksi
(motor beceri güçlüğü) gibi spesifik alanlarda kendini gösteren öğrenme
güçlükleri, beyindeki bilgi işleme süreçlerinin farklı şekilde
yapılandırılmasından dolayı karşımıza çıkıyor. Toplumda sıklıkla bir hastalık
veya zekâ geriliği olarak algılanan bu durum, doğru tanı, erken müdahale ve
kişiye özgü destekleyici yaklaşımlarla aşılabilecek ve yönetilebilecek bir
farklılıktır.
Bu farklılığa karşı
farkındalık oluşturmak amacıyla Anneler Günü’nde başlayan "Hastalık Değil,
Farklılık" sloganlı etkinlik serisi, dördüncü buluşmasını Ankara'da
gerçekleştirdi. Nöro geribildirim yöntemiyle bilimsel çözümler sunan Auto Train
Brain'in ev sahipliğinde düzenlenen toplantılar, Brain Signal ve Demora Otel'de
yapıldı.
Katılımc ılar, çocuklarının
yaşadığı okuma, yazma ve diğer öğrenme süreçlerindeki zorlukların nedenlerini
uzmanlardan dinleme fırsatı bulurken, uzmanların sunumları ve soru-cevap
oturumları sayesinde çocuklarına nasıl daha etkili destek olabilecekleri
konusunda önemli bilgiler edindiler.
“Öğrenme Güçlükleri,
Beynin Bilgiyi Farklı İşleme Biçimidir”
Nöro geribildirim yöntemiyle
öğrenme güçlüklerine bilimsel bir çözüm sunan Auto Train Brain'in CEO'su Dr.
Günet Eroğlu, “Öğrenme güçlükleri, zekâ geriliği veya tembellik değildir;
beynin bilgiyi işleme biçimindeki nörogelişimsel bir farklılıktır. Bizim
yaklaşımımız, bu farklılığı bir engel olarak görmek yerine, beynin sinirsel
ağlarındaki bu benzersiz yapıyı anlamak ve desteklemektir. Nöro geribildirim
yöntemiyle beynin sinyallerini analiz ederek, nöronlar arası bağlantıları
hızlandırıyoruz. Bu sayede, bilginin akışı kolaylaşıyor ve birey in öğrenme
kapasitesi en üst seviyeye çıkıyor. Unutmayın, bu çocuklar zeki; sadece farklı
bir öğrenme yoluna ihtiyaçları var. Onlara doğru aracı verdiğimizde,
potansiyellerini tam olarak ortaya koyabiliyorlar" dedi.
"Anlaşıldığını
Hissetmek En Büyük İhtiyaç"
Uzman Klinik Psikolog Dilara
Savaş bu çocukların çok iyi anlaşılması gerektiğini ve bu süreçte akran
zorbalığı konusuna değindi. Şavaş,” Öğrenme güçlüğü olan çocuklar, okulda
sadece akademik değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal olarak da zorlanıyorlar.
'Neden bu kadar yavaş okuyorsun?' veya 'Senin beynin çalışmıyor mu?' gibi masum
görünen sorular bile, çocuğun dünyasında derin yaralar açabilir.
Öğrenme farklılıklarının bir
hastalık olmadığını, sadece beynin farklı çalıştığını anlatmalıyız. Bu
çocukların başarılarını küçük adımlarla kutlamalı, güçlü yönlerini ön plana
çıkarmalı ve onlara kendileri ni güvende hissedecekleri bir ortam sunmalıyız.
Bir çocuğun en büyük ihtiyacı, anlaşıldığını ve kabul edildiğini hissetmektir”
diye konuştu.
Etkinlik, katılımcıların
uzmanlara yönelttiği soruların cevaplanmasıyla sona erdi.