İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Bölümünde 7-13 yaş grubundaki çocuklara, özellikle anjiyo gibi girişimsel işlemler öncesinde korku, kaygı ve ağrıyı azaltmak amacıyla sanal gerçeklik uygulaması hayata geçirildi. Operasyon öncesinde sanal gerçeklik gözlükleri takan çocuklar animasyon filmler izleyip oyunlar oynayarak ameliyat stresinden uzaklaştırılıyor.
Hastaneye yatış ve tıbbi işlemler sırasında çocukların yaşadığı korku, kaygı ve endişeyi azaltmak amacıyla İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Bölümünde sanal gerçeklik uygulaması hayata geçirildi. İzmir'de yaşayan 4'üncü sınıf öğrencisi Mert Bayrak (10) da ritim bozukluğu nedeniyle girdiği operasyon öncesi Virtual Reality (VR) gözlük kullanarak stresini azalttı. Ev hanımı anne Sibel Bayrak (45) operasyon öncesi aile olarak endişeli olduklarını dile getirip yeni uygulama sayesinde gülümseyerek ameliyata girdiklerini anlattı.
Bayrak,
“Mert'ten daha stresliydik. Doktorumuzun Mert'e motive edici şekilde
konuşmasıyla stresi ve kaygısı biraz azalmıştı. Ameliyata girmeye kısa bir süre
kala stres yapmaya başladı. Bu gözlüğü taktıktan sonra yaklaşık 20 dakika oyun
oynadı. Bu durum stresini azalttı. Biz de onu rahat görünce çok hoşumuza gitti.
Gönül rahatlığıyla ameliyata gönderebildik” dedi.
“Aynı şeyi
yaşamaktan korkuyordum”
Oğlunun
bir yıl önce de fıtık nedeniyle bir operasyon geçirdiğini anlatan Bayrak, şu
ifadeleri kullandı:
“Sedyeye
yattı, orada otururken de gözlüğü taktı. Belli bir süre geçtikten sonra
anne-baba olarak çıktık. Bu durumu sorun etmedi ve ameliyat da başarıyla
tamamlandı. Çıkınca da korku, kaygı, endişe yoktu. Bu yaklaşım çok hoşumuza
gitti. Bir sene önce fıtık ameliyatı olmuştu. Kucağımızda uyutulmuştu ama Mert
orada çok gerilmişti. Ağlaya ağlaya doktorlara teslim etmiştim. Burada da aynı
şeyi yaşamaktan korkuyordum.”
“İşlem hem onlar hem bizim için kolaylaştı”
Çocuk
Kardiyoloji Bölümü Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Rahmi Özdemir de bu uygulamayı
birkaç aydır kullandıklarını belirterek olumlu geri dönüşler aldıklarını
vurguladı. Mert'in de olumlu bir ruh haliyle ameliyata girdiğini anlatan Prof.
Dr. Özdemir, "Mert'te önemli bir ritim bozukluğu vardı. Yaşamı tehdit
edebilen bir ritim bozukluğu olabilirdi. Ritim bozukluğunu anjiyo ile tedavi
ettik. Anestezi altında olması gerekiyordu ve çocuk da çok gergin ve
endişeliydi. Gözlüğü takınca daha rahatladı" ifadelerini kullandı.
Özellikle
15 yaşından küçük çocukların daha kaygılı olduğunu anlatan Prof. Dr. Özdemir
şöyle devam etti:
“Girişimsel
işlemler ve anjiyoyu anestezi altında yapıyoruz. Özellikle 15 yaşından küçük
olan çocuklar ameliyathaneye geldiklerinde salonda bulunan cihazlardan biraz
ürküyorlar. Yapılan işlemi net olarak da anlayamadıkları için biraz gergin
oluyorlar. 13 yaşından küçük olanlar ağlayabiliyor ve bu ebeveyne de yansıyor.
Çünkü anestezi uygulanana kadar çocuklarının yanında kalıyorlar. İşlem hem onlar
hem bizler için daha keyifli ve kolay hale nasıl gelebilir diye düşündük. Bu
uygulamaya başladık. Çocuk sırasını beklerken dışarıda izliyor. İçeriye
girdiğinde anestezi işlemi uygulanana kadar izlemeye devam ediyor.”
“Ebeveynler sakin çocuk sakin kalıyor”
Çocuk
ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Gonca Özyurt ise girişimsel tıbbi
işlemlerle ilgili korku ve kaygı yaşayan çocukların bunu aktaramadığında
öfkelenebildiğini belirtip, “Sadece çocuklarımızda değil ebeveynlerde de bu tür
bir işlem kaygıya sebep olabilir. İşlem öncesi açıklama yaparak bunun
gerekçesini anlatmak gerekir. İşleme hazırlık sürecinde onları farklı
yöntemlerle sakinleştirmemiz, biraz daha sakin girmesini sağlamamız hem işlemin
kolay geçmesi hem de işlem sonrası herhangi bir yakınma çıkmaması için çok
kritik olabilir. Eğer işlem öncesi yoğun kaygı yaşarlarsa işlem zorlaşabiliyor.
İşlem sonrası uyku sorunları ya da öfke nöbetleri yaşayabiliyorlar” ifadelerini
kullandı.
Kaygıyı
gidermek adına farklı yöntemler kullanabildiklerini söyleyen Doç. Dr. Özyurt,
“En basiti balon şişirme yöntemi ya da ameliyathaneyi gezdirme gibi yöntemler
kullanılabiliyor. Ama günümüzde akıllı cihazların çıkmasıyla oyun da tercih
ediliyor. Şimdi de sanal gözlük uygulaması ilgi çekiyor. Sanal gözlükle bir
girişime hazırlama o işlemin hem daha kolay geçmesini hem de daha sonrasında
daha rahat atlatılmasını sağlıyor. Bütün bunları ilaçlarla yapmaktansa ilaçsız
uygulamalarla yapmak dikkati dağıtarak çocuğun konsantrasyonunu başka bir yöne
çevirmek adına önemli oluyor. Bu ebeveynleri de rahatlatıyor. Ebeveynler de
çocuklar da sakin kalıyor.” dedi.
Kaynak: DHA