Kanserde ‘erken teşhis’ giderek önemi
artan bir kavram olduğunu belirten uzmanlar, gelişen tıp sayesinde
kanser, erken teşhis ile başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğini söyledi.
Kas iskelet sistemi kanserleri, vücudun hareket ve destek
sistemini oluşturan kemik, kas, kıkırdak ve bağ dokusunda gelişen nadir ancak
ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilen tümörler olduğunu belirten Medicana
Bursa Hastanesi Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Aygün,
"Genellikle 'sarkom' olarak bilinen bu kanser türleri, çocukluk ve genç
yetişkinlik dönemlerinde daha sık görülmektedir. Kas iskelet sistemi kanserlerinin
en yaygın belirtileri arasında gece artan ağrılar, şişlik ve kısıtlı hareket
yer almaktadır. Ayrıca kemiklerde kırıkların gelişmesi de önemli bir işaret
olabilir. Bu belirtilerle karşılaşan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana
başvurması gerekiyor. Ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı, erken dönemde tespit
edilen kanser türlerinin tedavisinde başarı şansını artırır. Bu belirtiler göz
ardı edilmemelidir" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Hayati Aygün, kas iskelet sistemi kanserlerinin
tanısının ilk olarak fiziksel muayene ile başladığını belirtiyor. Ardından
röntgen, manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme
yöntemleri kullanılarak kanserin yerinin ve yayılımının belirlendiğini ifade
eden Prof. Dr. Hayati Aygün, tanı ve tedavi sürecini şu şekilde anlattı;
"Kesin tanı için hastaya biyopsi yapılır ve tümörden alınan doku örneği
patolojik incelemeye gönderilir. Tedavi, tümörün türüne ve evresine göre
belirlenir. Cerrahi müdahale, kanserin ilk evrelerinde sıklıkla tercih edilen
bir yöntemdir. Bunun yanı sıra radyoterapi ve kemoterapi de tedavi seçenekleri
arasında yer alır. Özellikle omurga kolonunu etkileyen ve omurilik ile sinir
köklerine bası yaparak felç riski taşıyan metastatik kanserlerin tedavisinde,
endoskopik cerrahi yöntemler büyük bir rol üstlenmektedir. Bu yöntem, hem tanı
koyma hem de tedavi sürecinde önemli bir yer tutar."
Kas iskelet sistemi kanserlerinin omurgaya metastaz yapması durumunda, omurilik
ve sinir köklerine baskı yaparak felç riski oluşturabiliyor. Bu durumda son
yıllarda geliştirilmiş olan endoskopik cerrahi yöntemler önemli bir tedavi
alternatifi olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Hayati Aygün, "Endoskopik
cerrahi, daha hızlı iyileşme süreci ve daha az invaziv bir yaklaşım sunduğu
için hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabiliyor" dedi.
Kas iskelet sistemi kanserlerinin nedenleri tam olarak
bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, radyasyon maruziyeti ve bazı kimyasal
maddelere maruz kalma gibi risk faktörleri bulunuyor. Prof. Dr. Hayati Aygün
sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin, dengeli beslenmenin ve düzenli egzersiz
yapmanın kanser riskini azaltmada önemli rol oynayabileceğini ifade etti.
Kas iskelet sistemi kanserleri nadir görülse de, erken tanı ve tedavi ile
başarı şansı yüksek olan kanser türleri arasındadır. Bu sebeple belirtileri
gösteren kişilerin bir an önce doktora başvurması büyük önem taşır. Toplumda bu
tür kanserlerin farkındalığının artırılması, erken tanı ve tedavi imkanlarının
iyileştirilmesine yardımcı olacaktır.