TUBİTAK ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nin destekleri ile
yürütülen projede, kanser ve kalp krizine yol açabilen mikro tümör hücrelerini
tespit edebilecek bir cihaz geliştirildi. Ankara Üniversitesi öğretim üyesi
Mehmet Altay Ünal ve ekibinin rol aldığı projenin diğer biyosensör
cihazlarından ayıran en önemli özelliği çok küçük miktarları tespit edebilmesi
oldu.
Dr. Mehmet Altay Ünal proje hakkında; “Hastalıkların
tedavisinde en önemli şey erken teşhistir. Bu biyosensör de hastalıkların
teşhisinde önemli bir rol oynuyor. Normal biyosensörlerin çalışma mantığında
eğer vücutta şüphelendiğiniz bir madde varsa bu bir kanserin belirteci
olabilir, bir beyin hasarının belirteci olabilir. Bunların kan testini
yaparsınız. Buradaki biyosensör çalışmalarının amacı ise bu küçük moleküllerin
oldukça düşük olan miktarlarını tespit edebilmektir. Bizim cihazımız bir mikro
terazi gibi; eğer kanda aradığımız molekül var ise, bu bir kanser işareti
olabilir, beyin hasarı işareti olabilir ya da bir kalp krizi işareti olabilir,
bunun çok küçük miktarlardaki moleküllerini ölçebiliyor. Bu, hem minyatürize
edilmiş, hem de cihaz haline getirilmiş dünyadaki aslında tek cihaz diyebiliriz.”
şeklinde konuştu.
“Projenin Cihaz
Aşamasına Geçmesi İçin Bir Takım Regülasyonlar Var.”
Biyosensörün cihaz aşamasına geçerek tedavilerde
kullanılmaya başlanması konusunda açıklama yapan Dr. Mehmet Altay Ünal; “Cihaz aşamasına geçmesi için birtakım
regülasyonlar var. Bunların başvurularını yaptık. Sonucunda da hasta çalışmaları,
klinik çalışmalar devam ettikten sonra bulgularımız gerekli otoritelere
sunulacak ve ardından cihaz piyasaya çıkabilecek. Bu cihazın diğer
biyosensörlerden en büyük farkı çok küçük miktarların tayini. Kanda dolaşan,
ilk kanser belirtisi olan mikro tümör hücrelerinin tespitini laboratuvar
ortamında gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 milyon hücre içerisinden 4-5 tane hücreyi
algılama kapasitesinde olduğunu da gördük. Şu anda kullanılan sistemlerde
kandan tespit edilen kanser hücrelerinde belirli bir limitin altında bu
değerleri okuma şansımız olmuyor. Ama bu yerli ve milli cihazımızda olacak.”
açıklamasında bulundu.