Medicana Onkoloji Grubu Toplantıları kapsamında Medicana İzmir Hastanesi’nde
“Gastrointestinal Sistem Kanserlerinde Tedavi” sempozyumu gerçekleştirildi.
Sempozyumda konuşan Medicana Sağlık Grubu Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.
Lütfiye Demir, dünyada sık görülen kanser türlerinden biri olan sindirim
sistemi kanserlerinin tedavisinde yeni gelişmeler olduğunu, bu güncel
gelişmeleri paylaşmak için Türkiye’nin dört bir yanından, bu alandaki farklı
branşlardan önemli isimlerin bu sempozyumda bir araya geldiğini söyledi.
Sindirim sistemi anlamına gelen ‘gastrointestinal sistem
kanserleri’ alanında çalışan Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen onkoloji ve
cerrahi uzmanı hekimler, Medicana International İzmir Hastanesi’nde düzenlenen
‘Gastrointestinal Sistem Kanserleri Sempozyumu’nda biraraya geldi. Toplantının
açılışında konuşan Genel Müdür Dr. Ulvi Ünal, onkoloji alanında güçlü bir
ekiple önemli bir merkez durumunda olduklarını belirterek, bu alanda yapılacak
bilimsel toplantılara ev sahibi yaptıklarını ve bu toplantıların devamının
geleceğini söyledi.
“Her 6 ölümden biri kansere bağlı”
Prof. Dr. Mustafa Oktay Tarhan ve Prof. Dr. Deniz Yalman moderatörlüğünde
gerçekleştirilen, ‘özofagus ve mide kanserlerinde tedavi’ oturumunda ilk olarak
Uzm. Dr. Murat Keser söz aldı. Özofagus ve mide kanserlerinde etyoloji, risk
faktörler, ve prevansiyon alanına yönelik bilgilendirmelerde bulunan Keser, her
6 ölümden biri ve bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı ölümlerden birinin
kansere bağlı olduğunu vurguladı. 2050 yılında tahmini olarak en az 35 milyon
yeni tanının olacağını söyleyen Keser, erkeklerde prostat kanseri, kadınlarda
ise meme kanserinin ön planda olduğunu, özofagus kanserinin de en sık görülen
11’inci kanser olarak yer aldığını söyledi. SCC etnoloji ve risk faktörlerinin
neler olduğunu anlatan Keser, alkol ve tütün kullanımının majör risk faktörleri
arasında görüldüğünü, onun dışında herediter faktörler, yüksek sıcaklıkta gıda,
kötü ahız hijyeni, özofagus hastalıkları, gastrektomi hastalıklarının risk
faktöründe bulunduğunu ifade etti.
Mide kanseri hakkında da bilgilendirme yapan Uzm. Dr. Murat Keser, her yıl bir
milyona yakın vakanın çıktığını ve 600 binin üzerinde ölüme sebebiyet verdiğini
kaydetti. Keser ayrıca düzenli egzersizin birçoğunun kanser tipinde koruyucu
olduğunu da belirtti.
Özofagus ve mide kanseri konuşuldu
Oturumun ikinci konuşmacısı olan Prof. Dr. Sinan Ersin de ‘özofagus ile mide
kanserlerinde cerrahi prensipler’ konusu üzerine bilgilendirmelerde bulundu. D0
rezeksiyonun kanser rezeksiyonuna uygun olmadığını söyleyen Prof. Dr. Ersin,
“Erken mide kanserinde özellikle mukozaya sınırlı tümör olduğunda, günümüzde
endoskopik yöntemler de kullanılabiliyor. Örneğin evre 1’de iri diferansiye ve
bir buçuk santimden küçükse, buna T1, D ise rezeksiyon yapılması gerekiyor. T2
ve T4 arası tümör söz konusuysa, D2 diseksiyon yapmamız öneriliyor” ifadelerine
yer verdi.
“En çok kullanılan ‘siewert’
sınıflandırması”
Mide kanseri tedavisine yönelik de bilgiler aktaran Ersin, ameliyat modelinin
bir sınıflandırmaya göre yapıldığını, bu alanda en çok kullanılan
sınıflandırmanın ‘siewert sınıflandırması’ olduğunu anlattı.
Sempozyumun yarın gerçekleştirilecek ikinci oturumunda ise, ‘kolorektal
kanserler’, ‘metastatik hastalıkta tedavi’ ve ‘peritoneal karsinomatozda
sitoredüktif cerrahi-hipec ve moleküler bazlı tedaviler’ konuları ele alınacak.