Her yaştan birey için önem taşıyan işitme duyusu, kaybedilmesi sonucunda bireyin kişisel ve toplumsal hayatında büyük problemler yaşamasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle erken teşhis önem arz etmektedir. İşitme kayıplarının nedenleri ve tedavi yöntemlerine ve bu yöntemler içerisinde her yaşta duymayı sağlayan Kohlear İmplant tedavisinin önemine dair açıklamalarda bulunan Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi ve Bayındır İçerenköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuri Özgirgin, ‘’ Genetik faktörler, anne ile babanın akrabalığı, annenin hamilelik sırasında hastalık geçirmiş olması, zor geçen bir doğum, hayatın ilk günlerinde geçirilen ağır bir enfeksiyon ya da menenjit bebeğin işitme kaybına neden olabiliyor. Bu gibi durumların erken saptanması ise büyük önem taşıyor. İşitme kaybına sahip bebeklerin en geç 6 aylıkken cihazlandırılması gerekiyor. Böylece, cihaz aracılığı ile gelen uyarılar beynin işitme merkezindeki nöral yapıları besleyebiliyor ve atrofi oluşmadan aktif bir şekilde işitme fonksiyonlarını sürdürebiliyor. İleri seviyede işitme kaybı olan bebeklerde, iç kulağa yerleştirilen Kohlear İmplant cihazı, sesleri duymalarına yardımcı oluyor. Kohlear İmplant, sadece bebeklerde değil, ileri yaşlarda da kullanılabiliyor” dedi.

Çocuklarda Orta Kulak Enfeksiyonlarına Dikkat 

3-4 yaş grubu çocuklarda işitme konusundaki sorunun orta kulakta sıvı birikmesi oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Nuri Özgirgin, “Orta kulaktaki sıvı birikimi çocukların sık geçirdikleri üst solunum yolu enfeksiyonları sonucunda, orta kulak havalanmasının bozulması, burun ve geniz boşluğundan enfeksiyonun, östaki vasıtasıyla orta kulağa yerleşmesi sonucu ortaya çıkıyor. Zamanında ve iyi tedavi edilemeyen ya da çok dirençli olabilen bu enfeksiyonlar, orta kulakta kalıcı sıvı birikimlerine yol açabiliyor. Bu da çocuklarda yaklaşık yüzde kırk civarında bir işitme kaybına neden oluyor. Hastalığın temizlenmesi, orta kulağın ve işitmenin yeniden yapılandırılması için özel cerrahi teknikler uygulanıyor’’ şeklinde ifade etti.

Yetişkinlerde görülen işitme kayıplarının çoğunlukla yüksek sesli ortamlarda çalışan kişilerde travma sonucu ortaya çıktığını aktaran Özgirgin, tahribatın iç kulaktaki tüylü hücrelerde oluştuğunu ve bu hücreleri yapılandırma tedavilerinin sınırlı olduğunu kaydetti.

Yaşlılıkta Yaşanan İşitme Kayıpları da Kohlear İmplant ile Çözüme Kavuşuyor

İleri yaşın getirmiş olduğu hücresel dejenerasyon sonrası yaşlılık işitme kayıplarının gözlemlenebildiğini söyleyen Prof. Dr. Nuri Özgirgin, ‘’Bu yaş grubunda sesin duyulması ve konuşulanların anlaşılması konusunda iki sorundan bahsedebiliriz. Konuşulanların anlaşılması doğrudan beynin işitme merkezinde oluşan bir durum olarak ifade ediliyor. Bu grup hastaların tedavisinde ilaçlar yerine, işitme kaybının dengelenmesi için cihazlardan yararlanılıyor. Kişinin kelimeleri algılayabilmesinde ve beyinde sentezlenmesinde işitme cihazlarının sürece katkısı olmuyor. Kelimeleri ayırt etme kapasitesi düşük olan işitme kayıplı yaşlılarda, işitme cihazlarının performansı ve kişiyi tatmin etme kapasitesi bu nedenle düşük olabiliyor. Ancak gelişen teknoloji ile yaşlı toplumda da Kohlear İmplant uygulamaları kullanılabiliyor. İleri yaşın neden olduğu olumsuzlukları nötralize edecek alternatifler, hastalara sunulmaya devam ediyor” şeklinde sözlerini noktaladı.