Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp
Fakültesi Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr.
Kadir Çoban, yüksek ve düşük basınç değişikliklerinin emboliyi tetiklediğini
belirterek “Özellikle hava basıncındaki ve nem oranındaki değişikliklere bağlı
olarak meydana gelen yüksek basınç ve düşük basınç dalgalanmaları neticesinde
pıhtılaşma eğiliminin arttığını görmekteyiz” dedi.
Çoban, uzun mesafeli uçak yolculuklarında hareketsiz kalma
sonucu emboli atacağına dikkat çekerek “Uçak yolculuklarında özellikle uzun
mesafe yolculuklarda hareketsiz kalmaya bağlı olarak bacaklarda kan akımı
yavaşladığı için pıhtı oluşturup akciğere emboli atabiliyor. Ülkemizde, yurt
içi uçuşlarının en uzunu yaklaşık bir buçuk, iki saat olduğu için bu riski çok
fazla görmüyoruz” diye konuştu.
“Emboli, damarlardaki kanın pıhtılaşıp başka bir organa giderek oradaki kan
akımını engellemesi sonucunda organın fonksiyonlarında geçici veya kalıcı bazı
problemler, hasarlar meydana getirmesidir" diyen Dr. Kadir Çoban
"Akciğer embolisi de, akciğere giden akciğer atar damarındaki pıhtıların
akciğerin belli bölgesindeki kanlanmasını bozarak sonrasında nefes darlığı,
göğüs ağrısı, öksürme, kanlı balgam, bayılma ve hatta ölümcül olabilecek
sonuçlara kadar gidebilen bir tıbbi durumdur. Bu hastalıkları belli durumlarda
daha sık görüyoruz. Mesela kişinin bir kanser hastalığı varsa, pıhtılaşmaya
sebep verecek bazı ilaçlar kullanıyorsa, eğer uzun mesafeli otobüs, uçak
yolculuğu yapmışsa, ya da herhangi bir hastalık nedeniyle uzun süre yatması
gerekmişse pıhtılaşma artabiliyor” şeklinde konuştu.
Akciğer embolisi vakalarında artış
Hava durumundaki değişikliklerle alakalı akciğer embolisi vakalarında artış
yaşandığını kaydeden Çoban, “Hava durumundaki değişikliklerle alakalı olarak da
akciğer embolisi vakalarında artışlar görüyoruz. Özellikle hava basıncındaki ve
nem oranındaki değişikliklere bağlı olarak meydana gelen yüksek basınç ve düşük
basınç dalgalanmaları neticesinde pıhtılaşma eğiliminin arttığını görmekteyiz.
Özellikle geçiş mevsimlerinde atmosfer basıncı ve nem oranındaki hızlı
değişiklikler nedeniyle akciğer embolisi vakalarında artış mevcut. Son
dönemlerde bölgemizde de vakalarda artış meydana geldiğini gözlemekteyiz.
Yaşadığımız hızlı hava durumu değişiklikleri, atmosfer basıncında ve nem
oranındaki ani değişiklikler pıhtılaşma eğilimini artırmakta ve bu durum
vücudumuzdaki kan akımını etkileyerek basınç değişikliklerine neden olup pıhtılaşmaya
sebebiyet verebilmektedir. Bu durum da Akciğer pıhtısı olarak karşımıza
çıkmaktadır. Akciğer pıhtısı konusunda halkımızın dikkat etmesi gereken, ani
başlayan nefes darlığı, göğüste sıkışma, nefes alıp verirken batma, bayılma,
kanlı balgam gibi bulguların olması durumunda sağlık kurumlarına
özellikle göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları konusunda uyarıyoruz.
Özellikle mevsim geçişlerinde, hava durumlarının ani ve hızlı değiştiği
dönemlerde bu dalgalanmaların sık olduğu dönemlerde akciğer pıhtısı oluşmasının
daha çok arttığını yaptığımız çalışmalarda gözlemledik” ifadelerini kullandı.
Uzun mesafeli yolculuklar kan akışını
yavaşlatıyor
Uzun mesafeli uçak ve otobüs yolculuklarında hareketsiz kalmaya bağlı olarak
vücutta kan akımının yavaşladığını belirten Çoban, “Uçak yolculuklarında
özellikle uzun mesafe yolculuklarda hareketsiz kalmaya bağlı olarak bacaklarda
kan akımı yavaşladığı için pıhtı oluşturup akciğere emboli atabiliyor.
Ülkemizde, yurt içi uçuşlarının en uzunu yaklaşık 1,5-2 saat olduğu için bu
riski çok fazla görmüyoruz. Ancak yüksek irtifaya çıkılmasına bağlı olarak
basınç değişiklikleri, eğer hastada buna meyil oluşturacak bir durum da varsa
pıhtı gelişmesine sebebiyet verebilir. Özellikle uzun otobüs seyahatlerinde
riskin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Uzun süre hareketsiz kalan
bacaklarımızda kan akımı yavaşlamakta ve pıhtılaşma meydana gelebilmektedir. Bu
nedenle otobüs molalarında kan akımı hızlandırmak ve olası pıhtı gelişimini
engellemek için hareket etmeli birkaç adım dahi olsa otobüsten inip
yürümeliyiz” dedi.