Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Abdülkadir Oran, çocuklarda sık görülen geniz eti ve bademcik hastalıklarının, uzun süre tedavi edilmediğinde büyüme geriliği, damak diş ve yüz anatomisinde bozukluklar ve işitme kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Abdülkadir Oran
çocuklarda geniz eti ve bademcik hastalıklarının belirtileri, nedenleri, tanı
yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında anne babalara önemli bilgiler verdi.
Geniz eti ve bademciklerin vücudun bağışıklık sisteminin bir parçası olan
lenfoid dokular olduğunu ifade eden Dr. Oran çocuklarda enfeksiyonlarla
savaşmada önemli bir rol oynasalar da, bu dokuların büyümesi ve sık
enfeksiyonlara yol açmasının sağlık sorunlarına neden olabileceğini
anlattı.
“Mikroplara karşı ilk savunma hattı”
Tıptaki adıyla “adenoid”, halk arasında geniz eti denilen dokunun burun
boşluğunun arkasında yer aldığını ve solunum yoluyla alınan mikroplara karşı
ilk savunma hattını oluşturduğunu belirten Dr. Oran, bademcik olarak bilinen
“tonsiller”in boğazın her iki yanında bulunduğunu ve ağız yoluyla vücuda giren
mikroorganizmaları yakalayarak bağışıklık sistemini aktive ettiğini dile
getirdi. Çocukluk döneminde, özellikle 3-10 yaş aralığında, geniz eti ve
bademciklerin daha aktif çalıştığını ekleyen Dr. Oran bununla birlikte bazen bu
dokuların büyümesi veya kronik enfeksiyonlarının farklı sağlık sorunlarına
yol açabileceğini söyledi.
“Ağızdan nefes alma ve horlama geniz
etine işaret eder”
Bu hastalığa neden olan faktörleri sık geçirilen üst solunum yolu
enfeksiyonları, alerjik solunum yolu hastalıklarına sahip olmak, genetik yatkınlık
ve çocukluk döneminde bağışıklık sisteminin aktif çalışması olarak sıralayan
Dr. Oran “Geniz eti büyümesi genellikle ağızdan nefes alma, horlama ve uyku
apnesi, sürekli burun tıkanıklığı, konuşmada burundan gelen ses tonu, sık orta
kulak enfeksiyonu (otitis media) ile antibiyotik tedavileri ile iyileşmeyen
veya sık tekrar eden iltihaplı burun ve/veya geniz akıntısı gibi belirtilerle
kendini belli eder. Bademcik hastalıklarının başlıca belirtileri ise boğaz
ağrısı ve yutma güçlüğü, ateş, boyunda lenf bezlerinde şişlik, kötü ağız
kokusu, tekrarlayan bademcik iltihabı (tonsillit) ve boyutunun artmasına bağlı
solunum ve beslenme sorunlarıdır” diye konuştu.
“İlaçla tedavi edilebilir ya da cerrahi gerekebilir”
Çocuklarda geniz eti ve bademcik sorunlarına genellikle hasta şikayetleri
(anamnez) ve fizik muayene ile tanı konulduğunu belirten Dr. Oran tanı
sürecinde burun ve boğaz muayenesine ek olarak endoskopik inceleme, kan
testleri ve eğer gerekirse radyolojik görüntüleme gibi tetkiklerden
faydalanıldığını ifade etti.
Tedavi aşamasında medikal ve cerrahi seçeneklerin yer aldığını aktaran Dr. Oran
“Obstrüktif yani tıkanıklık şikayetleri uzun süreli olmayan ve yine sık
enfeksiyon geçirmeyen hastalarda antibiyotik, ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar
ve burun spreyleri kullanılır. Eğer var ise alerjik hastalıkların tedavisi veya
bağışıklık sistemi destekleyici önlemler alınabilir” dedi.
İlaç kullanımının dışında cerrahi operasyona da ihtiyaç duyulabileceğini
hatırlatan Dr. Oran geniz etinin büyümesi ve uyku apnesine neden olması,
antibiyotik tedavilerine dirençli ve sık tekrar eden enfeksiyon ve yine sık
tekrar eden veya iyileşmeyen orta kulak enfeksiyonuna neden olması durumunda
geniz eti ameliyatı (adenoidektomi) yapıldığını anlattı. Tekrarlayan bademcik
iltihapları, bademciklerde aşırı büyüme ve solunum problemleri varlığında ise
bademcik ameliyatı (tonsillektomi) uygulanabileceğini; ancak ameliyat
kararının, çocuğun genel sağlık durumu ve yaşam kalitesi
değerlendirilerek doktor tarafından alınacağını sözlerine ekledi.
“Erken teşhis ve uygun tedaviyle kolayca
kontrol altına alınabilir”
Dr. Oran bu hastalıklardan korunmak için yapılması gerekenlerin “Dengeli
beslenme ve bağışıklık sistemini destekleyen gıdaların tüketimi, hijyen
kurallarına dikkat edilmesi, sık enfeksiyonların erken tedavisi ile var ise
alerjik hastalıkların tedavisi” olduğunu vurguladı.
Geniz eti ve bademcik hastalıklarının, çocukluk çağında sık karşılaşılan
problemlerden biri olduğuna dikkat çeken Dr. Oran “Bu sorunlar erken teşhis ve
uygun tedaviyle kolayca kontrol altına alınabilir. Ancak uzun süre tedavi
edilmezse, büyüme geriliği, damak diş ve yüz anatomisinde bozukluklar, uyku
bozuklukları, öğrenme güçlüğü ve kulakları etkileyerek kronik kulak iltihabı,
işitme kayıpları gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, ebeveynlerin
çocuklarının belirtilerine dikkat etmesi ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
uzmanı hekime başvurması büyük önem taşır” diye konuştu.