Bitkilerin Profesörü Aysun Bay Karabulut, mitolojik ve folklorik hikayelerde bazen farklı anlamlar taşıyan bir bitki olarak yer alan kırlangıç otunun sağlığa faydaları ile ilgili konuştu.Çiçeklerinin dışarıdan bakıldığında çift çiçek gibi görünen ve 18 mm uzunluğunda çanak yapraklar ile taç yapraklardan oluşan kırlangıç otunun ilkbaharın sonlarından yaz aylarına kadar açtığını ifade eden Prof. Dr. Karabulut, “Kırlangıç otunun sağlık amaçlı kullanılan kısımları toprak üstünde kalan kısımları ve kökleridir. Toprak üstünde kalan kısımlar çiçeklenme döneminde toplanır ve yüksek sıcaklıklarda kurutulur. Kökler ise genellikle yaz sonlarında ve sonbaharda hasat edilir ve kurutulur” dedi.
Genellikle ılıman iklim bölgelerinde yetişen bir bitki türü olan kırlangıç
otunun Doğal olarak Avrupa, Asya, Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika'nın çeşitli
bölgelerinde yetiştiğini belirten Karabulut, Türkiye'de de yaygın olarak
bulunan bir bitki türü olduğunu dile getirdi.
Kırlangıç otunun nemli ve gölgeli yerleri tercih eden bir
bitki türü olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Karabulut, “Dere kenarları,
ormanlık alanlar, bahçeler, çayırlar ve çalılıklar gibi yerlerde sıklıkla
bulunabilir. Genellikle yol kenarlarında, tarla kenarlarında ve boş arazilerde
de rastlanabilir. Ancak, kırlangıç otunun bazı bölgelerde yabani ot olarak
kabul edildiğini ve kontrol altına alınmaya çalışıldığını belirtmek önemlidir.
Bu yüzden, kırlangıç otunu kullanmadan önce yerel ormancılık veya tarım yetkililerinin
tavsiyelerini göz önünde bulundurmanız önemlidir. Kırlangıç otunun doğal
habitatına ek olarak, bahçelerde veya tarım arazilerinde de yetiştirilebilir.
Ancak, yetiştirme şartları ve bakım ihtiyaçları hakkında daha fazla bilgi
edinmek için bitki yetiştirme uzmanlarına danışmanız yararlı olacaktır”
şeklinde konuştu.
Türkiye'de kırlangıç otunun (Chelidonium majus) genellikle
çeşitli bölgelerde doğal olarak yetişen bir bitki türü olduğunu vurgulayan
Bitkilerin Profesörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “Kırlangıç otu, bilimsel
adıyla Euphrasia rostkoviana olarak da bilinen bir bitkidir. Bu bitki, çayı ve
ekstraktı gibi formlarında kullanılan birçok faydası olan tıbbi bir bitkidir”
dedi.
İşte Kırlangıç Otunun Bazı Özellikleri
“Kırlangıç otunun yakıcı ve acı bir tadı vardır. Kırlangıç otu, haşhaş ailesine
ait çok yıllık bir bitki olan Chelidonium majus, yüzyıllardır geleneksel tıpta
kullanılan bir bitkidir ve birçok iyileştirici özelliğe sahip olduğuna
inanılmaktadır. Özellikle siğil ve egzama gibi deri sorunlarının tedavisinde
sıkça başvurulan kırlangıç otu, aynı zamanda karın ağrısı ve mide bulantısı
gibi sorunların hafifletilmesine de yardımcı olabilir.Kırlangıç otu vücuttaki
ağrıları azaltmaya, tansiyonu düşürmeye ve kalp atış hızını yavaşlatmaya
yardımcı olabilir. Genç yapraklarının çayı ise sindirim sistemini
düzenleyebilir. Kırlangıç otundan elde edilen özün, anti-enflamatuar etkisi
olduğunu gösteren araştırmalar bulunmaktadır.
Çay Olarak Tüketilir
Çay olarak demlenebileceği gibi bazı durumlarda diş ağrısı gibi sorunların
tedavisinde çiğnenerek de tüketilebilir.Kırlangıç otu, halk arasında ağrıyı
hafifletici, göz sağlığını destekleyici ve çeşitli deri sorunlarını
iyileştirici olarak bilinen bir bitkidir. Prof. Dr. Karabulut, kırlangıç otunun
içerdiği çeşitli sedatif ve antiseptik maddelerin sağlık sorunlarının
tedavisine yardımcı olduğunu belirtmektedir. Ancak, bu bitkinin toksik
özellikler taşıdığına dikkat çekmektedir, bu yüzden ağız yoluyla tüketimine
dikkat edilmesi gerekmektedir.
Sağlık için kullanılabileceği bazı önemli noktalar
Kırlangıç otunun siğil tedavisinde kullanıldığının bilindiğine dikkat çeken
Prof. Dr. Karabulut, bitkide bulunan kelidonik asit ve alkaloidlerin siğillerle
savaşmada etkili olduğunu söyledi. Siğillerin üzerine kırlangıç otunun taze öz
suyunu uygulamanın etkili olabileceğini belirten Karabulut, yine ayaklardaki
nasırların tedavisinde de kırlangıç otunun kullanılabileceğini belirtti.
Kırlangıç otunda bulunan alkaloidlerin uçuk virüsüyle savaşmaya yardımcı
olabileceğini da kaydeden Prof. Dr. Karabulut, "Ancak, uçuk tedavisi için
kırlangıç otunun uygulanacağı bölgede yara, tahriş veya su kabarcığı olmamasına
dikkat edilmesi gerekmektedir. Kırlangıç otunun göz yorgunluğunu almada ve
inflamasyonu azaltmada kullanılabileceğini ifade edilmektedir. Göz tedavisine
destek amaçlı olarak kırlangıç otunun kullanılması için bitkinin temizlenip
demlenerek göze kompres olarak uygulanabileceğini belirtmektedir. Sindirim
sorunlarına iyi gelir. Mide ağrıları, gaz ve şişkinlik gibi sindirim
sorunlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Kırlangıç otunun antispazmodik
özellikleri, sindirim sisteminin düzgün çalışmasına katkıda bulunabilir. Kırlangıç
otu, bağışıklık sistemini destekler: Kırlangıç otunda bulunan antioksidanlar ve
antibakteriyel bileşikler, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı
olabilir. Bu bitki, soğuk algınlığı ve gribe karşı koruyucu etki sağlayabilir.
Kırlangıç otu, genellikle taze olarak veya kurutulmuş formda tüketilmektedir.
İşte Kırlangıç Otunun Tüketilmesiyle İlgili Yaygın Yöntemler
Salatalarda kullanım: Taze kırlangıç
otu, yeşil salatalara doğranarak eklenerek tüketilebilir. Yenilebilir
bitkilerle birleştirilerek hoş bir aroma sağlar. Çay olarak demleme: Kırlangıç
otunu kurutarak, kaynar suya ekleyerek çay olarak demleyebilirsiniz. Bunun için
kurutulmuş yaprakları suya ekleyip 10-15 dakika demlemek yeterlidir. Ancak çay
tüketiminin miktarını ve sıklığını kontrol etmek önemlidir.
Baharat olarak kullanım: Kurutulmuş
kırlangıç otu yaprakları, taneli baharatlar gibi kullanılarak yemeklere lezzet
katabilir. Yemeklerinize tatlı bir anason benzeri aroma verebilir. Ancak
baharat olarak kullanırken miktarını dikkatlice ayarlamak önemlidir. Ancak,
Prof. Dr. Karabulut toksik özelliklere sahip olan kırlangıç otunun kullanımında
dikkatli olunması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bitkiyi kullanmak
isteyenlerin mutlaka uzmana danışmaları ve önerilen dozlarda kullanmaları
önemlidir”