Sayıca fazla olan kan kanseri türevlerine bir yenisi eklendi mi? Yeni bir kan kanseri türü keşfedildi mi?

Kan kanserleri, Akut Lenfoblastik Lösemi ve Miyoloblastik Lösemi şeklinde iki temel gruba ayrılıyor. Bunun yanı sıra Kronik Lenfoproliferatif hastalıklar dediğimiz grup bulunuyor. Akut Lenfoblastik Lösemiler ise kendi içinde 3 alt gruba ayrılıyor. Miyoloblastik Lösemiler kendi içinde 7 gruba ayrılıyor. Bu grupların içerisine henüz yeni bir grup eklenmedi. Teşhis ve tedavi yöntemleri aynı şekilde devam ediyor ama tedavide yenilikler bulunuyor. Örneğin; immünoterapiler, yeni ajanların ortaya çıkması gibi yenilikleri sayabiliriz.

‘’Otolog ve Allojenik Kök Hücre Nakilleri Tedavi Oranlarını Artırıyor’’

Lenfoma ile bağlantılı olarak görülen yeni hastalıklar ortaya çıktı mı? Lenfoma tedavisinde hangi teşhis ve tedavi yöntemleri kullanılıyor?

Lenfomalar genel anlamda Hodgkin ve Non-Hodgkin Lenfomalar şeklinde ikiye ayrılıyor. Bu iki çeşit lenfomanın davranışı, muayene bulguları, teşhis ve tedavi metotları birbirine benziyor.

Lenfomalarda son yıllarda Otolog ve Allojenik kök hücre nakillerinin yapılması, immünoterapilerin kullanılması- Rituksimab’ ın CD20 pozitif Non- Hodgkin Lenfomalarda devreye girmesi ve aynı şekilde Brentuximad Vedotin’ in Hodgkin Lenfomada devreye girmesi hastalarda tedavi oranlarını artırdığı gibi yaşam sürelerini de uzatıyor. Akciğer kanserlerinde kullanılan Nivolumab’ ın, Hodgkin Lenfomada kurtarıcı bir tedavi olduğu söylenebilir.

Lenfomalara yatkınlık yaratan hastalıklar bulunuyor. Bunların başında Otoimmün hastalıklar geliyor. Örneğin, Romatoid Artrit’te, Lupus’ta Sjögren Sendromu’ nda, lenfomalara bir yatkınlık bulunuyor. Sjögren Sendromu’ nda bu yatkınlık yirmi kata kadar çıkabiliyor. Lenfomalar, altta yatan herhangi bir Otoimmün hastalık olmadan kendiliğinden de gelişebiliyor. Lenfomalara yol açan etkenlerden biri de İmmunsupresif ajanların uzun süre kullanılmasıdır. Renal Transplantasyonlarda hastalar uzun süre İmmunsupresif kullanıyor ve bu ajanlar uzun vadede lenfoma’ ya sebep oluyor.

Kanser türevleri içinde lenfoma kaçıncı sırada bulunuyor? Son dönemlerde kanser türevlerinin sıralamasında değişiklik yaşandı mı?

Erkeklerde ilk sırada akciğer kanseri yer alırken ikinci sırada prostat kanseri, üçüncü sırada kolon kanseri yer alıyor.

Kadınlarda ilk sırada meme kanseri yer alırken ikinci sırada tiroid kanseri yer alıyor.

Lenfomalar bu kanser türevlerine göre daha az görülüyor.

Son dönemlerde kanser türevlerinin sıralamasında değişiklik gözlemleniyor. Örneğin, Türkiye’ de Kolon kanserinin görülme oranı Avrupa’ da görülme oranlarına yaklaşmaya başladı. Brentuximad Vedotin kolon kanserleri ön plana çıktı.  Önceden mide kanseri sık görülürken günümüzde mide kanseri görülme oranları geriledi. Kadınlarda akciğer kanserleri artmaya başladı.

Erken teşhis ile lenfomadan kaç hastanın hayatı kurtuluyor? Kanser tarama testleri ne kadar etkili? İyileştiğini düşündüğünüz kanser hastalarında kanserli hücre yaşamaya devam ediyor mu?

Erken teşhis Solid Tümörlerde daha fazla önem teşkil ediyor. Belirtileri fark edilemeyen mide, pankreas, akciğer, kalın bağırsak gibi kanserlerde erken teşhis hayat kurtarıyor. Lenfomalar belirti gösterdiği için teşhis edilmesi daha kolay oluyor. Çoğu zaman boyunda, kasıkta, koltuk altında bir kitlenin ele gelmesi, ateş, gece terlemesi, kilo kaybı lenfoma belirtileridir. Sağlık okur-yazarlığının artırılarak vatandaşların bu konularda bilinçlendirilmesi gerekiyor.

Hormonla kanser tedavisinden sonra aradan uzun yıllar geçse bile kanser tekrar nüksedebiliyor. Hormon tedavisi kanserli hücreyi uyutabiliyor. Fakat bu tedavi kesildikten sonra kanser tekrar nüksedebiliyor. Örneğin, hormon tedavisini kestikten 10 sene sonra kanser hastalığı nükseden hastalar bulunuyor.

Pandemi döneminde kullanılan M-RNA aşısı tıpta çok önemlidir. M-RNA aşısı ile kanser tedavileri üzerine çalışılıyor. M-RNA ile uygulanan yöntem; meme kanserinin antijenlerinin DNA’ya tanıtılması, DNA’nın bu antijenleri üretmesi ve vücudun bunlara antikor üretmesinin sağlanmasıdır. M-RNA aşısının kanser üzerinde FAZ- 3 çalışmaları da başladı. Birkaç yıl sonra M-RNA aşıları rutin kontrole girdiğinde 3 ve 4. evre hastalıklarda ölüm oranlarının azaldığını ve yaşam oranlarının uzadığını göreceğiz. Hatta M-RNA ‘nın Nobel ödülü getireceğini düşünüyorum.

‘’Gen Tedavilerinin Çığır Açacağı Bir Döneme Gireceğiz’’

Lenfomada immünoterapi tedavisinden faydalanılıyor mu? İmmünoterapi tedavi yöntemini açıklayabilir misiniz?

Hodgkin ve Non- Hodgkin Lenfomalarda immünoterapi tedavisinden faydalanılıyor. Lenfositlerin üzerinde Rituksimab Anti CD-20 antikoru bulunuyor. Kemoterapiye Rituksimab ilave edildiği zaman yaşam oranları artıyor. Bugün itibariyle immünoterapiler tıpta çığır açan tedaviler olarak geçiyor. Aynı şekilde Hodgkin’ de Anti CD-30 antikoru, CD-30 antijenine karşı Brentuximad Vedotin burada devreye giriyor. Şifa oranlarında artış sağlıyor. Akciğer kanserinde kullanılan Nivolumab’ da olduğu gibi hem Hodgkin’ de hem de böbrek kanserlerinde etkisi görüldü. İmmünoterapiler sayesinde tıpta yeni bir devir yaşanıyor. Kemoterapi, radyoterapi devri yaşandı. Şimdi immünoterapiler devri yaşanıyor.

İmmünoterapiler kök hücre tedavileriyle birlikte ilerliyor. Önümüzdeki yıllarda gen tedavileri ön plana çıkacaktır. Bu gelişmeyle birlikte kanser hastalarının şifa oranları önemli ölçüde artacaktır. Gen tedavilerinin çığır açacağı önemli bir döneme gireceğiz. Genom dediğimiz gen haritalarının çıkarılması sayesinde çocuk doğmadan amniyosentez yapılarak gen haritası çıkarılabilecek ve ileride görülebilecek olası kanserlere karşı önceden önlem alınabilecek.

Lenfoma kanserinin tanı ve teşhisinde hangi tıbbi cihazlar kullanılıyor? Tıbbi cihaz AR-GE’ lerinde yer alıyor musunuz? Yerli ve milli tıbbi cihaz ürünlerimiz bulunuyor mu?

Biyokimya, kemik iliği biyopsisi, görüntüleme yöntemleri (Tomografi, MR, PET- CT) hem hematolojik kanserlerde hem de Solid Tümörlerde önemli bir gelişmedir. Tümör hücrelerinin glikozu fazla alması görüntülemede ortaya çıkmaktadır.

PET- CT, 3 mm. üzerindeki tümörleri ve Solid kanserleri gösterebiliyor. Tomografilerde normal dediğimiz lenf nodlarında PET-CT ‘de tutulum görülebiliyor. Erken teşhiste hastalık daha ortaya çıkmadan PET- CT ile önlem alınabiliyor.