Arizona Üniversitesi Beslenme bilimleri ve Sağlıklı Yaşam
Fakültesi Profesörü Chilton, haber portalı “Newsweek” e konuşarak mutluluğun
maalesef ki doğal olmadığını ve zor bulunduğunu dile getirdi. Prof. Chilton’a
göre kafamızın içindeki tek bir beyinle, birbiriyle yarışan iki zihin olduğunu
ve bunların sürekli olarak bizim düşüncelerimiz için yarıştığını savunuyor.
Chilton bu savunması açıklayarak; “Bu iki zihinden ilki, yavaş düşünen bilinçli
beynimizdir; karmaşık sorunları ve kararları çözmemize yardımcı olan, mantıklı
düşünce akışımızdır. İkincisi ise bilinçaltımızdan gelen hızlı, otomatik
tepkiler ve hislerden oluşan eski bir sistem olan “kertenkele beynimiz”dir. Bu
zihin bilinçsizdir. Ne dediğini bilmiyoruz ama söylediği her şeyi hissediyoruz.
Ne yazık ki bu kadim beyin, akıl sağlığından çok hayatta kalmaya önem veriyor.
60 milyon yıllık beyin için önemli olan tek şey, genlerinizi gelecek nesillere
aktarmanızdır, mutlu olup olmamak umurunda değil. Bu bilinçsiz zihinler
tehditlerimizi, çocukluk travmamızı hatırlıyor; geleceğimize odaklanıyorlar ve
kabileden atılmamaya odaklanıyorlar.” Şeklinde konuştu. Bu da bilinçaltındaki
hayatta kalma beyni, bilinçli zihnimizden daha hızlı olmasını ve mutluluğun
neden doğal bir durum olmadığını gösteriyor.
Peki Ne Yapmalıyız?
Gerçek mutluluğu yakalamak için bu kadim zihniyetle olan
ilişkimizin değiştirmemiz gerektiğinin söyleyen Chilton, bilinçli zihnimizi,
bilinç dışı duygu ve hislere karşı sürekli kontrol edebilmek için beynimizi
yeniden programlamamız gerektiğini dile getirdi ve; “Sanki bilinçdışı
zihinlerimiz raylardan aşağı inen trenlermiş ve bilinçli zihnimiz platformun
üzerinde oturuyormuş gibi. Biz o platformun üzerinde duruyoruz ve bu zihinlerin
her biri dikkat çekmek için yarışıyor. Tren varıyor, kapılar açılıyor ve o
trene binip binmeyeceğimize karar vermemiz gerekiyor.” şeklinde yorumladı.
Peki bunu nasıl yapacağız? Prof. Dr. Chilton, daha önce
geçirdiği bir kaza sonucu uzun süre tekerlekli sandalyede yaşamasının ardından
edindiği farkındalıkla yazdığı kitabında buna yer veriyor. Zihin kontrolünde
yer alan bu dört ana madde: Bilinç (bilince uyandığınız zaman içinizde iki siz
olduğunu ve onların yarıştığını fark edeceksiniz. Farkındalık (bilinçdışı
zihnin taşıdığı travma ve kaygıları tanıyacaksınız) Teslim Olma ( bilinçsiz
düşünceleri kabul ederek saygı göster ve şefkatli davranarak trenin sizi
götürmesine izin vermeyin) ve Güven (farkındalık sürecini kucakla)
Prof. Chilton bu dört maddeyi hayatında nasıl uyguladığından
bahsederek; “Günde üç kes kısa kısa meditasyonlar yapıyorum. Ve günde en az üç
kez oturup şunu düşünüyorum: Ne düşünüyorum?, Neden düşünüyorum?, Bu beni mutlu
ediyor mu?”
Bilinçaltı tarafından yönlendirilirken sanki bir rüyadaymış
gibi hissedildiğini fakat bilinç dışı zihnin bu rüyayı ve kabusları beslediğini
savunan Chilton; “O zaman uyanın. Bu çok güzel bir hayat. Bu muhteşem bir
yolculuk olabilir veya bir cehennemde. Ve eğer bilinçdışı zihin harekete
geçmeye devam ederse, hayatınız tamamen bir sonraki hedefe ulaşmakla ilgilidir.
Ama hayat da kısa. Onu boşa harcamak istemeyiz, hem de hiç.” diyerek, mutluluğu
yakalayabileceğimiz kanaatinde…