Ege Üniversitesi
Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.
Dr. Hasan Akbaba tarafından, Meme Kanserine Karşı Bağışıklık Sistemi Tarafından
Tanınabilen Yapay Kanser Hücreleri Geliştiren Proje Başlatıldı. Kanser Tedavisi
ve Koruyucu Aşı Potansiyeli Araştırılıyor.
Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik
Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Akbaba tarafından
yürütülen "Meme Kanserine Karşı Bağışıklık Sistemi Tarafından Tanınabilen
Yapay Kanser Hücresi ile İmmün Stimülasyonunun Sağlanması, Terapötik ve Kanser
Aşısı Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı proje, TÜBİTAK 1001-Bilimsel
ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı tarafından
desteklenmeye uygun bulundu. Proje, kanserin tedavisi için bağışıklık
sisteminin uyarılmasını amaçlayan yapay kanser hücreleri geliştirmeyi
hedefliyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, projeyi ve ekibi
tebrik ederek, kanserin tedavisine yönelik yapay kanser hücreleri geliştirme ve
meme kanserine karşı koruyucu bir aşı geliştirme hedeflerini vurguladı. Proje
lideri Doç. Dr. Hasan Akbaba, projenin kanserin tedavisine odaklandığını ve
bağışıklık sistemini desteklemek için yapay kanser hücreleri geliştireceklerini
belirtti. Aynı zamanda, meme kanseri için terapötik ve aşı potansiyelinin
araştırılacağını açıkladı.
Proje kapsamında kanserin tedavisine yönelik olarak
bağışıklık sisteminin stimülasyonunu sağlayan yapay kanser hücreleri
geliştirileceğini ifade eden Doç. Dr. Hasan Akbaba, “Bağışıklık sisteminin
heterojen stimülasyonu ve immünolojik sinapstaki etkileşimi artırmak üzere
kanserli hücrelerin genetik modifikasyon ile tanınabilirliğinin artırılması,
dolayısıyla bağışıklık sistemine karşı duyarlılığının artırılması
amaçlanmıştır. Bu temelde ortaya koyduğumuz hipotez; T hücreleri yerine kanser
hücrelerinde gerçekleştirilecek genetik modifikasyonlar ile kanser hücrelerinin
bağışık sistemden kaçış mekanizmalarının ortadan kaldırılması ve antijen
sunumunun stimülasyonu ile kanser hücrelerinin kamuflajının önlenmesidir.
Organizmadaki anti-tümör T hücre aktivitesi artırılarak tümör
immunosurveillance kapsamında bağışıklık sistem lehine denge sağlanabilecektir.
Bu amaçla proje önerimizde antijen sunumunun dentritik hücre membranı
aracılığıyla ve gen ekspresyonu ile stimüle edildiği ve immün kaçıştan sorumlu
genlerin nakavt edildiği yapay kanser hücreleri formüle edilerek bağışıklık
sisteminin bilinçli olarak yönlendirilmesi, bir anlamda ‘eğitilmesi’ ile
bağışıklık sisteminin desteklenmesi planlanmaktadır. Geliştirilen yapay kanser
hücresinin in vitro ve in vivo T hücresi aktivitesi analiz edilecek, meme
kanseri fare ortotopik modelinde hem terapötik hem de kanser aşısı
potansiyelinin değerlendirilmesi gerçekleştirilecektir” dedi.
Projenin gelişim sürecini anlatan Doç. Dr. Akbaba, “Bu
proje, lisansüstü eğitimim sırasında edindiğim nanotaşıyıcı sistemler ve
Harvard Medical School Immunoloji Bölümünde doktora sonrası araştırmacı olduğum
dönemde edindiğim altyapı birleştirilerek tasarlanmıştır. Proje önerimiz bir
önceki yürütücülüğünü gerçekleştirdiğim ve geçtiğimiz şubat ayında
tamamladığımız TÜBİTAK 1001 projesinin devamı niteliğinde olup proje ekibimizin
nihai hedefi meme kanserine karşı koruyucu ve terapötik bir aşının
geliştirilmesidir” diye konuştu.
Farklı alanlarda
uzman hocalarımızla ilerliyoruz
Doç. Dr. Hasan Akbaba’nın yürütücü olduğu proje ekibinde, Ege Üniversitesi
Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.
Dr. Ayşe Gülten Kantarcı ve Ege Üniversitesi Aşı Geliştirme Uygulama ve
Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mert Döşkaya
danışmanlık görevini üstlenirken, Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Karakavuk araştırmacı
olarak yer alıyor. Projenin kurum dışı paydaşları ise İzmir Kâtip Çelebi
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim
üyesi Doç. Dr. Gülşah Erel Akbaba ve İzmir Biyotıp ve Genom Merkezinden Doç.
Dr. Şerif Şentürk.