Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, aileleri en çok
endişelendiren C-reaktif proteinin (CRP) yüksek çıkmasının sadece kana
enfeksiyon bulaştığı anlamına gelmediğini, birçok durumda CRP’nin yüksek
çıkabileceğini söyledi.
Özellikle ilk çocuğu olan aileler, çocuklardan istenen tahlillerin sonuçlarına
internetten bakıp, bunalıma girebiliyor. Aileler, internette en çok CRP
yüksekliğini aratırken, bunun karşılığını ise kana enfeksiyon bulaşması olarak
görüyor. Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, CRP’nin birçok şartta yükselebileceğini
ifade ederek, doğru bilinen yanlışlar hakkında uyarılarda bulundu.
“En fazla doğru bilinen yanlış, ‘sadece
enfeksiyon olduğunda artar’ düşüncesi”
CRP konusunda en çok doğru zannedilen yanlışın 'sadece kanda enfeksiyon
olduğunda arttığı' düşüncesi olduğuna dikkat çeken Medicana International
Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper
Aykanat, “Çocuk doktorlarına en çok sorulan soru, ‘Hocam CRP’si yüksek çıkmış
kanında enfeksiyon varmış’ oluyor. CRP, kanda enfeksiyon değildir. CRP’yi 100
küsur gören, ‘eyvah kanında çok enfeksiyon var’ diyor. Romatizmada, kanserde
birçok şeyde CRP yükselebilir. CRP, tedavi edilebilir bir şey değildir, sadece
bir bulgudur. İnternette bu konu hakkında çok ciddi derecede korkutucu şeyler
yazılıyor. CRP, vücutta bazı reaksiyonlar sonucu artan bir protein. En fazla
doğru bilinen yanlış ise ‘sadece enfeksiyon olduğunda artar’ düşüncesi” dedi.
CRP’nin birçok durumda artabileceğinin, enfeksiyondan bağımsız olarak da
CRP’nin artabileceğine değinen Uzm. Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Enfeksiyon
dahil birçok durumda CRP yükselir. Hatta duvara yumruk atsanız bile, travmada
bile yükselebilir, stresle yükselebilir. Ailelerin en büyük korkusu, kana
enfeksiyon karışması. Biz uzmanlar asla CRP tedavisi yapmıyoruz. Laboratuvar
tahlili tedavisi yapmıyor, tanı koymuyoruz. Çocukları muayene ederek tanı
koyuyoruz. O yüzden bir tahlil sonucu internete başvurarak, uygunsuz,
kendilerini strese sokacak bilgilerle kendilerini yormasınlar. Çünkü biz CRP’yi
klinik bulgulara ek bir şekilde inceliyoruz. Örneğin PFAPA sendromu var. Bunda
CRP çok yükselir ama basit bir tedavi ya da bekleyerek de düzelebilir. Bu CRP
enfeksiyon anlamına gelecek olsa çocuğa çok yoğun antibiyotik vermek zorunda
kalacaktık, vermiyoruz. Laboratuvar hastaya tanı koydurmaz, tanıyı doktor
koyar, laboratuvar akılda bir şey kalmasın diye destek amacıyla istenir” diye
konuştu.
“Çocukluk çağı hastalıkları, çocuklukta
geçirilirse iyi olan bir hastalık grubudur”
Son dönemde çocuklarda en çok görülen hastalıkların başında ‘beşinci hastalık’
adı verilen viral hastalığın olduğuna da değinen Uzm. Dr. Aykanat, “Beşinci
hastalık, parvovirus B19 adlı virüsle enfekte olan bir çocuğun yüksek ateş, bu
ateşin 72 saat sürmesi, kıpkırmızı elmacık yanakları ve 72 saatin sonunda
ateşin düşmesiyle birlikte vücutta kırmızı döküntülerin çıktığı viral, masum
bir çocukluk hastalığıdır. Özellikle bebekler, 6 ay sonrası bu hastalık riskini
daha fazla taşıyorlar. Çocukluk çağı hastalıkları, çocuklukta geçirilirse iyi
olan bir hastalık grubudur. Aşısı yok, gerek de yok. Çocuklar bu hastalığı
erken dönemde geçirirse, kendi kendine iyileşiyor. Yüksek ateş nedeniyle
maalesef anne ve babalarda gereğinden fazla anksiyete oluşursa, uygunsuz ilaç
kullanımı ya da tanı konulmazsa uygunsuz antibiyotik kullanımı gibi sonuç
oluyor. Bu virüs hastalıkları antibiyotikle iyileşmez, tamamen kendiliğinden
savunma sisteminin savaşarak vücuttan atmasıyla iyileşeceği bir hastalıktır.
Ateş kontrolü dışında sıvı alımını desteklemek dışında yapmamız gereken hiçbir
şey yok” şeklinde konuştu.