Ciddi
bir halk sağlığı problemi olan depresyon, dünya nüfusunun yüzde 3.8’ini
etkiliyor. Fiziksel sağlık üzerinde de önemli etkiler yaratan depresyon, çökkün ve
bunaltılı duygudurum, eskiden zevk alınan şeylerden zevk alamama, enerji
azlığı, çabuk yorulma, dikkati yoğunlaştırma yetisinde azalma, yetersizlik,
değersizlik, suçluluk düşünceleri, uykuda azalma ya da artma, iştah ve kiloda değişiklik,
ölüm ve intihar düşünceleri ve psikomotor yavaşlama ya da ajitasyon
gibi belirtiler ile kendini gösteriyor.
Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Bayındır Levent Tıp Merkezi
Psikiyatri Uzmanı Dr. Funda Duymaz Diler, “Depresyon tanısının konulabilmesi için
belirtilerin günlük sosyal ve mesleki işlevleri etkileyecek ya da belirgin
sıkıntı verecek şiddette olması ve en az iki hafta sürmesi gerekiyor. Ayrıca
tanıya yardımcı olabilmesi adına bazı depresyon ölçme ve değerlendirme araçlarından da faydalanıyoruz. Bu araçlardan en sık Beck Depresyon Envanteri, Hamilton
Depresyon Derecelendirme Ölçeği ve MADRS’a başvuruyoruz” dedi.
DEPRESYON
TÜRLERİ 5’E AYRILIYOR
Depresyonun
belirtileri açısından farklı türler tanımlandığını söyleyen Uzm. Dr. Funda Duymaz Diler,
Melankolik Özellikli Depresyon: Endojen depresyon dediğimiz türde
çevresel koşullarla belirtilerin düzelmemesi, sabah erken uyanma ve kötü hissetme gibi şikâyetler bulunuyor.
Atipik Özellikli Depresyon: Çevresel koşullarla belirtilerin
hafiflemesi ile iştah ve kilo artışı, fazla uyuma, ağır halsizlik ve insan
ilişkilerinde aşırı duyarlılık hali bulunuyor.
Mevsimsel Özellikli Depresyon: Şikâyetler her sonbahar ve kış
aylarında yineliyor, ilkbahar ve yaz aylarında iyileşiyor.
Bunaltılı Tipli Depresyon: Hiçbir şekilde dinginlik sağlayamama,
kaygılarından dolayı odaklanmakta güçlük çekme, öz
denetimi yitirecekmiş gibi olma şikâyetleri bulunuyor. İntihar riski daha
yüksek ve gidiş özellikleri daha olumsuz oluyor.
Peripartum Depresyon: Gebelik sırasında ya da doğum sonrası
ilk ay içerisinde şikâyetlerin ortaya çıkması ile tanı alıyor.
KADINLARIN
MAJOR DEPRESYONA YAKALANMA İHTİMALİ
DAHA YÜKSEK!
Uzm. Dr. Funda Duymaz Diler major depresyonla ilgili ise “12 ay boyunca görülme yüzde
6.6, yaşam boyu yaygınlık oranı ise yüzde 16.2 olarak biliniyor. Yaşam boyu
hastalanma riski erkekler için yüzde 8-12 iken, kadınlar için ise yüzde 20- 26
olarak ölçümleniyor. Tek bir depresif dönem geçiren hastaların yüzde 50-60’ı ikinci
kez, iki depresif dönem geçirenlerin yüzde 70’i üçüncü kez, üç
depresif dönem geçirenlerin
ise yüzde 90’ı dördüncü kez depresif dönem yaşıyor. Bu nedenle koruyucu tedavi
büyük önem taşıyor” ifadelerinde bulundu.
BİRÇOK
DEPRESYON TEDAVİ SEÇENEĞİ
BULUNUYOR
Psikiyatri Uzmanı Dr. Funda Duymaz Diler, depresyonun tedavisinde tanının önemli olduğunu, tedavi
seçeneklerinin de bu tanıya uygun olacak şekilde planlanması gerektiğini altını
çizerek, “Depresyonun tedavisinde
psikoterapi, ilaç tedavileri, nörouyarımsal tedaviler (Elektrokonvülsif Terapi, Yineleyici
Transkraniyal Manyetik Uyarım, Derin Beyin Uyarımı) ve ışık tedavisi bulunuyor.
Psikanalitik yönelimli psikoterapi,
kişiler arası terapi ve bilişsel
davranışçı terapi, etkili psikoterapi yöntemleri olarak biliniyor” diye
konuştu.