Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr.
Üyesi Mertay Boran, Akciğer kanserinin şu an tüm dünyada en çok ölüme yol açan
kanser tipi olduğunu söyledi.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim
Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mertay Boran, 17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Günü
dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. Normal akciğeri oluşturan doku ve
hücrelerden köken alan hücrelerin ihtiyaç dışı kontrolsüz çoğalması ile oluşan
tümör dokusunun akciğer kanseri olarak adlandırıldığını ifade eden Dr. Mertay
Boran, “Akciğer kanseri hızlı çoğalan hücrelerden oluşur. Bu kontrol dışı
büyüyen tümör dokusu önce akciğer içinde çoğalarak zamanla göğüs kafesi içinde
komşu organların içine doğru veya lenf ve kan damarları gibi yollar ile vücudun
diğer organlarına yayılarak çoğalmasına devam eder” açıklamasında bulundu.
Akciğer kanserinin şu an tüm dünyada en çok ölüme yol açan kanser tipi olduğunu
ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Boran, Dünyada tüm kanserlerin yüzde 12.7’sini,
kanser ölümlerinin ise yüzde 18.2’sini akciğer kanserinin neden olduğunu
vurguladı. Akciğer kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser tipi olduğuna
işaret eden Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mertay Boran,
kadınlarda ise dördüncü en sık görülen kanser tipi olduğunu dile getirdi.
“En yaygın belirtisi öksürüktür”
Bütün akciğer kanserlerinin başlangıç döneminde belirtisiz olduğuna dikkat
çeken Üyesi Mertay Boran, “Belirti göstermeden başlarlar ancak zaman içinde
çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Hastaların yüzde 10’unda daha ileri evrelerde
bile belirti olmayabilir. En yaygın belirtisi öksürüktür. 1 aydan uzun süren
öksürüklerde tetkik yapılması gerekmektedir. En sık görülen belirtiler öksürük,
kanlı balgam, balgam çıkarma ve nefes darlığıdır. Balgam çıkarma, ateş iştahsızlık
gibi zatürre - pnömoni belirtileri ile de seyredebilir. Akciğer kanseri
evresinin ilerlemesi ile göğüs ağrısı, ses kısıklığı, baş ağrısı, sırt ağrısı
gibi belirtiler oluşabilir. Akciğer kanserinde belirtiler genelde ileri evrede
oluşur” şeklinde konuştu.
“Uzun yıllar sigara içenler ve ailesinde akciğer kanseri hikayesi olan insanlar
daha fazla risk altındadır”
Sigara içiciliğinin akciğer kanseri gelişiminde en önemli risk faktörü olduğuna
vurgu yapan Mertay Boran, “Günlük içilen sigara paketi sayısı ve uzun yıllar
sigara içimi riski önemli derecede arttırır. Hiç sigara içmeyenlerde akciğer
kanseri için risk faktörleri sigara veya tütün dumanına maruz kalma ve ailevi
genetik faktörler önemli rol alır. Uzun yıllar sigara içenler ve ailesinde
akciğer kanseri hikayesi olan insanlar daha fazla risk altındadır” ifadelerinde
bulundu.
“Erken dönemde tespit edildiğinde şifa ile tedavi edilebilir”
Akciğer kanseri erken dönemde tespit edildiğinde şifa ile tedavi edilebilen bir
kanser olduğunu kaydeden Boran, “Akciğer kanserinin tedavisi kanserin türü,
kanserin evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.
Akciğer kanserinin evresine ve hastanın genel durumu ve ek hastalıklarına göre
cerrahi tedavi, kemoterapi, radyoterapi immünoterapi gibi tedaviler tek başına
veya kombine edilerek uygulanabilir. Erken dönemde tespit edilen bir akciğer
kanserinde ameliyat ile kanseri çıkarmak en yaygın kullanılan yöntemdir ve
akciğer kanser tedavisinin başarı ile sonuçlanmasında çok önemlidir” dedi.
Akciğer kanserinde yapılacak radyolojik ve klinik değerlendirmeler sonrası
cerrahiye karar verildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mertay Boran, “Akciğer
kanseri tedavisinde yapılacak ameliyat ile hastada tam iyileşme ve uzun süreli
kansersiz yaşam amaçlanır. En sık erken evrede(1. evre ve 2.evre) ameliyat
yapılırken evre 3 ve evre 4’te de daha seyrek olarak cerrahi yapılabilir.
Akciğer kanseri cerrahisinde akciğerin bir kısmı (lobektomi, segmentektomi)
veya tamamı (pnömonektomi) alınır. Tümörün çıkarılmasında Torakotomi kesisi ile
ameliyata başlanır. Küçük torakotomi kesileri, Videotorakoskopi ve Robotik
yöntemler uygun hastalarda yaygın kullanılmaktadır” dedi.
“Akciğer kanseri cerrahi tedavisini
başarı ile gerçekleştiriyoruz”
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi kliniğinde akciğer
kanseri cerrahi tedavisinin başarı ile yapıldığının altını çizen Dr. Boran,
“Ameliyat edilen hasta yoğun bakım ve servis takipleri sonrası kısa sürede
taburcu edilmektedir. Cerrahi tedavi sonrası tamamlayıcı kemoterapiye karar
verilen hastalarımıza da hastanemizde kemoterapi verilmektedir. Ameliyattan
sonra da 5 yıl boyunca hastaların takiplerini yapmaktayız. Hastanemizde robot
olmadığı için robotik cerrahi yapılmamaktadır” açıklamasında bulundu.
Akciğer kanserine yakalanmamak için sigara içmemek ve sigara dumanına maruz
kalmamanın önemli olduğunu vurgulayan Boran, “Sigaranın hiçbir formunu kullanmamak,
sigara dumanına maruz kalmamak, düzenli sportif faaliyet, düzenli beslenmek,
immün sistemi zayıflatan yoğun üzüntü ve stres durumlarından kaçınmak gibi
faktörler akciğer kanserine yakalanmamada önemlidir. Akciğer kanserinin cerrahi
tedavisinden sonra da uzun süreli kansersiz yaşam için bu önerileri
hastalarımıza yapmaktayız” dedi.
Sigara içenlerde 50 yaşından sonra düzenli tarama önemli
Akciğer kanserinin ölüme en çok yol açan kanser tipi olduğunu vurgulayan Düzce
Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi
Mertay Boran, “Ancak akciğer kanseri tedavi edilebilir ve önlenebilir bir
kanserdir. Sigara içenlerde 50 yaşından sonra düzenli tarama ile akciğer
kanserinin erken dönemde yakalanması ve yapılacak başarılı cerrahi tedavi ile
uzun süreli yaşam sağlanabilir” şeklinde açıklamasını sonlandırdı.