Mudanya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nazlı Batar,
diyabet hastalarının yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmesi ve yaşam tarzı
haline getirmesi gerektiğini söyledi.
14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla bir açıklama yapan
Batar, diyabetli hastaların nasıl beslenmesi konusunda önemli bililer aktardı.
Diyabet tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlamak için yeterli, dengeli
ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve yaşam boyu
sürdürülebilir olmasının önemli olduğunu vurgulayan Batar, “Diyabeti olmayan
bireylerde olduğu gibi diyabetli bireylerin de yeterli ve dengeli beslenmeyi
öğrenmesi ve yaşam tarzı haline getirebilmesi diyabette beslenme temelini
oluşturur. Diyabet, kişilerin hayatında başta beslenme alışkanlıkları
olmak üzere bazı değişiklikleri zorunlu kılmaktadır. Kişi diyabet tanısı alsın
ya da almasın, insanların sağlıklı bir yaşam için yemeleri önerilen
yiyecekler aynıdır. Ancak kişiler genellikle diyabet olduklarını
öğrendiklerinde, beslenme alışkanlıklarını değiştirmekte güçlük çekerler. Bu
nedenle kişilerin beslenme alışkanlıklarını değiştirmede diyetisyenlerin rolü
büyüktür. Diyabet hastalığında multidisipliner yaklaşım ile hastalığın muhtemel
komplikasyonları önlenebilir veya en aza indirilebilir. Bu multidisipliner
ekipte hekimler, diyabet hemşireleri, diyetisyenler, fizyoterapistler ve ayak
sağlığı uzmanları birlikte çalışarak hastanın yaşam kalitesini arttırmayı
hedeflerler. Diyabetli kişiler öncelikle düzenli kontrollerini yaptırmalı ve hekim,
diyetisyen takiplerini aksatmamalıdır. Diyetisyenler, diyabetli kişinin klinik
tablosuna, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarına göre beslenme programını
kişiye özgü olarak planlarlar. Beslenme alışkanlıkları için planlanan
değişiklikler zaman alabilir. İlk aşamada yapılması gereken önemli olan
basamaklar diyabet alanında çalışan diyetisyen tarafından tespit edilir ve
öncelik sırasına konur” diye konuştu.
Beslenme eğitiminin
ilk basamakları
Doç. Dr. Batar şu bilgileri verdi:
“Beslenme eğitiminin ilk basamakları şunlardır:
Kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olan besinleri (şeker, bal, reçel,
pirinç pilavı, şekerlemeler, tatlılar) günlük diyetten çıkartmak.
Vücut ağırlığının hızla artmasına neden olabilecek yağ ve yağlı yiyecekleri
günlük diyette sınırlamak.
Kızartma, kavurma gibi pişirme teknikleri yerine haşlama, fırın, buğulama,
ızgara gibi sağlıklı pişirme tekniklerini tercih etmek.
Alkollü ve şeker eklenmiş içecekleri diyetten çıkartmak.
Diyetisyene gitmeden önce en az 3 günlük besin kaydını ve aynı 3 gün içindeki
kan şekeri ölçümlerinin kaydını tutmaktır.
Sonraki diyetisyen görüşmelerinde diyabet eğitimleri detaylandırılarak öğün
bazına indirgenerek yapılmalıdır. Bu nedenle diyabetli kişinin beslenme
eğitimlerine devamlılığı, kişinin klinik tablosu için de son derece önemlidir.
Çeşitli yiyeceklerde bulunan karbonhidrat adı verilen besin öğeleri kan
şekerinin kaynağıdırlar. Karbonhidrat içeren yiyecekler çay şekeri, bal, reçel,
pekmez, marmelat, meyve suları, gazlı/gazsız içecekler, çikolata, tatlı, un ve
undan yapılan ekmek, yufka, erişte, makarna gibi, pirinç, bulgur, kuru
baklagiller, patates, sebzeler, meyveler, yoğurt ve süttür. Ancak geniş yelpaze
içindeki bu yiyeceklerin yapısında bulanan karbonhidrat çeşitleri, farklı
sürede kan şekerine etki ederler. Bu nedenle bazı yiyecekler kan şekerini hızla
yükseltirken bazıları kan şekerini daha geç ve yavaş yükseltirler. Diyabetli
kişilerin beslenme programları hazırlanırken, kan şekerini geç yükselten
yiyecekleri tercih edilmektedir.”
Batar, diyabetli
kişilerin beslenme programında özellikle dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle
sıraladı:
Kişi öğün atlamamalıdır. Güne kahvaltı ile başlamalı, gün içinde üç ana
öğününü dengeli ve yeterli olarak yapmalıdır.
Diyabetli kişiler 2-3 saat ara ile beslenmelidir. Öğünlerden sonra kişi sağlıklı
ara öğünler yaparak kan şekerini kontrol altında tutmalıdır.
Ana öğünlerin arasında günde 2-3 kez ara öğün yapmayı unutmamalı ve ara
öğünlerini de atlamamalıdır. Atlanan ana veya ara öğünler, kan şekeri
dalgalanmalara neden olacaktır.
Ana ve ara öğünlerde kan şekerini hızlı yükselten (bal, şekerleme, tatlı)
karbonhidratlara yer verilmemelidir. Ana öğünlerde sağlıklı tabak modeli
göz önünde bulundurulmalıdır. Protein, sebze, kan şekerini geç ve yavaş
yükselten karbonhidratlar (tam tahıllı ekmek, bulgur) ve yoğurt ve çeşitlerinin
yer aldığı öğünler planlanmalıdır.
Çay ve kahve gibi içeceklere kesinlikle şeker eklenmemelidir.
Şekerli gazlı içeceklere diyette yer verilmemelidir.
Ana öğünlere mevsimine uygun salatalar eklenmeli, pirinç pilavı yerine bulgur,
sade makarna yerine kepekli makarna tercih edilmelidir. Böylelikle öğünlerde
kan şekeri kontrolü daha kolay sağlanmış olacaktır.
Protein kaynağı olarak hafta 2 kez kırmız et, 1-2 kez beyaz et, 2 kez balık,
haftada 1-2 kez kurubaklagiller ana öğünlerde yer almalı; yoğurt, cacık gibi
kalsiyumlu besinlerle de öğün zenginleştirilmedir.
Ara öğünlerde tercih edilen meyvelerin porsiyon miktarına dikkat
edilmeli, sağlıklı olduğu düşünülüp fazla miktarlarda tüketilmemelidir.
Fazla porsiyonlarda tüketilen meyveler kişinin kan şekerinde yükselmeye sebep
olacaktır.
Diyabetli kişiler günde en az 2-3 litre su içmesi gerektiğini unutmamalıdır.