Çocuklarda en
sık görülen tümörler hangileridir ve böbrek tümörleri ne sıklıkla görülür?
Çocukluk çağında tümörler 7.500-10.000
çocukta bir görülür ve son zamanlarda
en sık yüzde otuz oranıyla lösemi, yüzde
yirmi oranıyla santral sinir sistemi tümörleri, yüzde onbeş oranıyla lenfomalar, yüzde
sekiz oranıyla nöroblastom
ve yüzde altı oranıyla nefroblastom’ dır. Bu saydığımız tümörler içinde böbrek kaynaklı tümör nefroblastomdur. Nöroblastom ise böbrek üstü bezi ve
boyundan pelvise kadar tüm sempatik
sinir sinir ganglionlarından kaynaklanır. Ancak en sık böbrek üstü bezinden (tüm nöroblastomların
yaklaşık yarısı böbrek üstü bezinden
kaynaklanır) kaynaklandığı için
nefroblastom ile sık karışabildiğinden burada bahsetmeliyiz. Nefroblastom ile
Alman Patalog ve Cerrah Carl Max Wilhelm Wilms çok ilgilendiği ve tümörün
orijinalini ilk olarak o ortaya koyduğu için bu tümör Wilms tümörü olarak anılır.
Wilms tümörü ve nöroblastomun en sık görülen belirtileri nelerdir?
Nöroblastomlu
çocuklar şikâyetleri sebebiyle
başvurduğunda metastatik olduğundan yani vücuda yayıldığından hasta görünümlü olurlar ve karındaki
kitleler muayene edildiğinde bu işlem çocuğa acı
verir. Oysaki Wilms tümörlü
çocuklar genellikle karında kitlesi
olan gayet sağlıklı çocuklardır.
Bu çocuklarda karındaki kitle muayene
edildiğinde genel olarak ağrı duymaz. Wilms tümörü, böbrek
kaynaklı bir tümör olduğu düşünüldüğünden idrardan kan gelmesi dediğimiz hematüri, karında kitle ve hipertansiyon en sık görülen
belirtilerdir. Günümüzde bazen
başka bir neden için karın ultrason
tetkikinde tesadüfen
bulunan Wilms tümörleri ile de karşılaşmaktayız. Nöroblastomda belirtiler, köken aldığı bölgeye, tümörün vücuda yayılıp yayılmadığına ve tümörün metabolik ürün üretip üretmediğine göre
değişkenlik gösterir.
Karında kitle, kilo kaybı, büyüme ve gelişme geriliği, ateş, kansızlık olarak
bilinen anemi genel belirtileridir. Nöroblastom sık
olarak kemik ve kemik iliğine yayıldığından kemik iliğinde hem eritrositlerinin
yapımını baskılayarak anemiye, beyaz kan hücrelerini baskılayarak çocukların enfeksiyonlara
olan direncini düşürme ve trombosit yapımını baskılayarak kanamalara yol açabilir.
Wilms tümörü tedavisi nedir?
Wilms tümörü genellikle tek taraflı olmasına rağmen vakaların
yüzde beşi kadarında tümör, her iki böbrekte olabilir. Wilms tümöründe de
birçok tümörde olduğu gibi tümörün evrelenmesi bize prognoz ile ilgili önemli
bilgiler verir. Örneğin eğer tümör böbrek kapsülünü aşmamış yani böbrek içinde
sınırlı ise, tümörün çıkarılması ve sonrasında gerekli tedaviler ile başarı
oranı yüzde doksan hatta üzerindedir. 2. Evrede ise tümör böbrek kapsülünü de
tutmuş ancak çevre lenf nodlarına veya uzak organlara yayılmamıştır. Bu evrede
de tümör tamamen çıkarılır ve prognoz gayet
iyidir. 3. Evrede ise böbreğin etrafındaki lenf nodları da tutulmuştur. İşte bu
evrede bazen tümör tamamen çıkarılabilir bazen de çıkarılamaz. Bazı durumlarda
ise tümör kendiliğinden rüptüre olur yani patlar. Bu olay meydana gelirse yani
tümör patlarsa otomatik olarak artık tümör 3.Evredir. Bazı durumlarda da tümör
uzak organlara yayılır. En sık metastaz yaptığı organ olan akciğer başta olmak
üzere birçok organa yayılabilir. Bu durum meydana gelirse artık tümör
4.Evredir. 5. Evrede ise her iki böbrekte de tümör bulunur. Bu durumu yönetmek
oldukça zordur. Genel prensip tümörün daha büyük olduğu tarafın çıkarılması, tümörün
daha küçük olduğu tarafta ise böbrek koruyucu cerrahi yaparak tümörün
çıkarılmaya çalışılmasıdır. Özetle evre büyüdükçe yaşam şansı yüzde yetmiş-yüzde
seksenlere düşmektedir.