Sıklıkla yaşanan böcek ısırıkları ve
sokmaları özellikle yaz aylarında artış gösteriyor. Prof. Dr. Su Küçük, ciddi
vakalarda böcek ısırıkları ve sokmalarının şiddetli, ölümcül, sistemik bir
alerjik reaksiyon olan anafilaksiye neden olabileceğini söyledi.
Yaz
aylarında en sık yaşanan sorunların başında böcek ısırıkları ve sokmaları
geliyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Kuzey ülkelerinde mevsimsel bir
özellik göstermekle birlikte ev ortamında yıl içinde de bu tablo ile
karşılaşılabiliyor. Böcek sokmaları ve ısırıkları ciddi sağlık sorunlarına
neden olabiliyor. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi
Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Su Küçük, ciddi vakalarda
böcek ısırıkları ve sokmalarının şiddetli, ölümcül, sistemik bir alerjik
reaksiyon olan anafilaksiye neden olabileceği konusunda uyardı.
Orman ve çimenlik alanlara dikkat
Prof. Dr. Su
Küçük, böcek ısırıkları ve sokmalarına ilişkin risk faktörlerinin çevreyle
ilişki içinde olduğunu söyledi. “Su kütlelerinin veya sulak alanların yakınında
yaşayan insanlar, sivrisinekler, ısıran tatarcıklar veya üremek için suya
ihtiyaç duyan diğer böcekler açısından risk altındadır” diye uyarılardan
bulunan Prof. Dr. Su Küçük, ormanlık veya çimenlik alanların yakınında
yaşamanın kene ısırıkları için bir risk faktörü olduğuna dikkat çekti. Prof.
Dr. Su Küçük, diğer risk faktörlerini şöyle sıraladı: “Hayvanlar ile özellikle
atlar, köpekler veya kedilerle yakın temasta olan kişiler, sinek ve pire
ısırıklarına karşı risk altındadır. Bahçecilik veya arıcılık gibi mesleki
tehlikeler, böceklere özgü ısırık veya sokma riskini artırır.”
Ölümcül olabilir
Böcek
ısırıklarının ve sokmalarının genellikle hafif, lokal, alerjik reaksiyonlara
neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Su Küçük, “Gecikmiş aşırı duyarlılık ve
anafilaksi (alerjik reaksiyon) dahil sistemik reaksiyonlar nadirdir ancak
ortaya çıkabilir. Çoğu böcek ısırığı ve sokması, lokal inflamatuar yanıtla
sonuçlanır. Geniş kızarıklık, kaşıntı ve şişlik alanları oluşabilir. Veziküler
veya büllöz lezyonlar da ortaya çıkabilir. Tabloya sıklıkla sekonder
enfeksiyonlar eklenir” dedi.
2 ila 10 yaş arasında daha yaygın
“Böcek
ısırığı veya sokmalarına karşı yaygın bir tepki papüler ürtikerdir” diyen Prof.
Dr. Su Küçük, böcek ısırığının neden olduğu aşırı duyarlılık reaksiyonunun 2
ila 10 yaş arasındaki çocuklarda yaygın olduğunu belirterek “Ancak ergenlerde
ve yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. En sık neden olanlar akarlar, keneler,
pireler, sivrisinekler ve sineklerdir” diye ekledi.
Prof. Dr. Su
Küçük, böcek ısırıklarında ve sokmalarında en sık görülen reaksiyonları şöyle
sıraladı: “Küçük, kırmızı, kaşıntılı kabarıklıklardır; tipik kızarıklık ve
ısırıktan kısa süre sonra kabarma görülür, bu durum hastaya nedeninin kesin bir
açıklamasını yapmayı zorlaştırır.”
Bu
işaretlere dikkat! Prof. Dr. Su Küçük, böceklerin neden olduğu durumları şöyle
ifade etti: “ Tek işaret veya kabarcıklar, kene, at sineği, sivrisinek veya
çiçek böceği ısırığı veya sokması olabilir. Acı verici olma
eğilimindedir. Çok sayıda küçük kırmızı papül, sivrisinek, pire,
tatarcık, akar veya tahtakurusunu akla getirir. Tahtakuru ısırıkları, birden
fazla sayıda ve yüz ve boyun gibi maruz kalan bölgelerde gece boyunca meydana
gelir. Vücudun diğer kısımlarında da görülebilir. Evcil hayvanlardaki pire
ısırıkları genellikle dizlerin altında meydana gelir. Örümcek ısırığı
sonrasında iki küçük diş izi görülebilir. Kene ısırıkları çoğunlukla
ağrısızdır.”
Dikkat çeken lösemi detayı
Prof. Dr. Su
Küçük, artropodlara (eklem bacaklılar) karşı olağandışı reaksiyon veren
hastaların lösemi açısından değerlendirilmesi uyarısında bulunarak şunları
söyledi: “İnsan bağışıklık yetersizliği virüsü (HIV) veya kanser hastaları da
dahil olmak üzere bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda ateş, halsizlik,
baş ağrısı ve lenfadenopati gibi daha ciddi lokal alerjik reaksiyonlar ve
sistemik belirtiler gelişebilir.”
Ciddi
vakalarda “Böcek ısırıkları ve sokmaları, alerjiye neden olan bir maddeyle
temastan sonra aniden ortaya çıkan şiddetli, potansiyel olarak ölümcül,
sistemik bir alerjik reaksiyon olan anafilaksiye neden olabilir” uyarısında
bulunan Prof. Dr. Su Küçük, “Anahtar klinik semptomlar arasında hızlı
başlangıç, deri veya mukoza tutulumu ile birlikte kardiyovasküler veya solunum
semptomları yer alır” diye konuştu.
Dörtte biri böcek sokması ile ilgili
“Anafilaksi
olgularının neredeyse dörtte biri böcek sokmaları ile ilişkilidir” diye konuşan
Prof. Dr. Su Küçük, şu açıklamalarda bulundu: “Hymenoptera (zarkanatlılar)
grubunda bal arıları, eşek arıları ve karıncalar yer almaktadır. Böcek
sokmalarına bağlı hipersensitivite atopik yatkınlığı olan hastalarda daha sık
görülür ve bu tablo altta yatan mastositozun da bir belirtisi olabilir. Mast
hücre hastalığı olan hastalar, böcek ısırması ve sokmalarından, özellikle de
arı veya yaban arısı sokmasından sonra anafilaksi açısından dikkatle
değerlendirilmelidir. Arı sokmalarını takiben anafilaksi olmaksızın atrial
aritmiler geliştiği bildirilmiştir. Arıların ölümcül saldırılarında akut böbrek
hastalığı gözlenebilir.”
İlk 20 saniye kritik
Prof.
Dr. Su Küçük, lokal böcek ısırığı veya sokması reaksiyonları (örneğin,
kızarıklık, şişme, kaşıntı ve ağrı) için şunları önerdi: “Oral
antihistaminikler, ağrı kesici ilaçlar ve soğuk kompreslerle semptomatik tedavi
uygulayabilirsiniz. Isırıklardan korunmanın en iyi yolu koruyucu giysi ve
haşere kovucuların kullanılmasıdır” ifadelerini kullandı. “İğnenin erken
çıkarılması ilave zehir enjeksiyonunu azaltabilir” diyen Prof. Dr. Su Küçük,
zehir aktarmanın yüzde doksanın 20 saniye içinde tamamlandığına dikkat çekerek
şunları söyledi: “Bu nedenle müdahale yalnızca hemen gerçekleşmelidir. Büyük
lokal reaksiyonların boyutu 24 ila 48 saat içinde artar, sokma bölgesinin
ötesinde şişmeye neden olur ve düzelmesi 5 ila 10 gün sürebilir. Büyük lokal
reaksiyonları olan hastaların %10'a kadarında gelecekte sistemik reaksiyonlar
gelişebilir ve bir önlem olarak enjekte edilebilir epinefrin reçete
edilmelidir. Bazen şişliği azaltmak için oral kortikosteroidler de kullanılır.
Bu alerjik reaksiyonlarda antibiyotiklerin faydası yoktur. Anafilaksi mevcut
olduğunda hasta derhal enjekte edilebilir epinefrin ile tedavi edilmeli ve acil
servise nakledilmelidir. Anafilaksi geçiren hastaların acil servisten taburcu
olduktan sonra alerji uzmanı tarafından görülmesi gerekir.”