2017 yılından bu yana G20 ülkelerinin ulusal bilim
akademilerini bir araya getiren S20 toplantılarının 2024 yılı için Brezilya
hükümetinin G20 için belirlediği "Adil Bir Dünya ve Sürdürülebilir Bir
Gezegen İnşa Etmek" ilkesi doğrultusunda; yapay zekâ, biyoekonomi, enerji
dönüşümü süreci, sağlık sorunları, sosyal adalet gibi konular masaya yatırıldı.
Etik, sosyal etki, düzenleme ve bilgi paylaşımı, sürdürülebilir dünya,
yenilenebilir enerjiler, sosyal ve ekonomik hususlar, kalite, eşitlik ve
erişim, kapsayıcılığın teşvik edilmesi, yoksulluğun sona erdirilmesi ve
eşitsizliklerin azaltılması gibi konular tartışıldı.
Toplantıya Brezilya’nın yanı sıra, Hindistan, Güney Afrika,
Avusturalya, Kanada, Arjantin, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Endonezya,
Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, İngiltere, ABD Bilimler Akademisi ve bilim
kuruluşu temsilcileri, üniversite öğretim üyeleri ile Avrupa Akademisi’nden
bilim insanları konuşmalarıyla katkı sağladı. InterAcademy Partnership,
International Science Council (ISC), The World Academy of Sciences (TWAS),
Inter-American Network of Academies of Sciences (IANAS), AASSA uluslararası
gözlemci çatı kuruluşlar olarak toplantıda yer aldı.
Program kapsamındaki konuşmasına “Küresel Dönüşüm için
Bilim”in sadece bir eylem çağrısı olmadığını vurgulayarak başlayan Başkan
Şeker, “Bu, küresel bilim camiasının üyeleri olarak paylaştığımız sorumluluğun
bir hatırlatıcısıdır. Bu, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir gelecek için bilim ve
teknolojinin gücünden yararlanmaya yönelik kolektif çabamızın bir kanıtıdır.”
dedi.
Dünyanın, insanlık tarihinde alınan kararların ve atılan
adımların gelecek nesillere bırakılacak olan mirasın şekillendireceği kritik
bir dönemeçte olduğunu ifade etti. Dünyanın “iklim değişikliği, sağlık
eşitsizlikleri, enerji krizleri ve genişleyen eşitsizlik açığı” gibi benzeri
görülmemiş zorluklarla boğuştuğunu, bu zorlukların içinde çok büyük fırsatlar
da yattığını söyledi.
TÜBA dünyada
gerçeğin sesi olmak için çaba harcıyor.
TÜBA’nın işbirliğine dayalı inovasyonun gücüne, bilgi ve kaynak paylaşımının önemine inandığının altını çizen Şeker, “TÜBA olarak Bilgi Teknolojileri; Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği; Enerji; Sağlık Bilimleri ve Teknolojileri; Sürdürülebilir Kalkınma ve Finans, bu konulara odaklanıyoruz. Yapay zeka alanında, insan onurunu ve toplumsal refahı ön planda tutan bir etik çerçeveyi savunuyoruz. Yapay zekadaki ilerlemeler bizi ayıran bir engel değil, herkesin tırmanabileceği bir merdiven olmalı. Yapay zekanın ayrımları ortadan kaldırmak, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi artırmak ve daha kapsayıcı bir toplumu teşvik etmek için bir araç olarak hizmet ettiği bir gelecek hayal ediyoruz. Biyoekonomiye yönelen TÜBA, ekonomik büyüme ve çevrenin korunması için zengin biyoçeşitliliğimizden yararlanan sürdürülebilir uygulamaları teşvik etmeye kararlı. Sürdürülebilir tarımın, yenilenebilir kaynakların ve yeşil teknolojilerin dirençli ekonomiler inşa etmede ve iklim değişikliğiyle mücadelede oynadığı kritik rolün farkındayız. Enerji dönüşümü, etkili bir değişim yaratmak için bilim ve politikanın bir araya gelmesi gereken başka bir alan.” dedi.
Başkan Şeker TÜBA’nın dünyada gerçeğin sesi olmak için çaba
harcadığını kaydederken “Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi Filistin'de
İsrail eliyle yaşanan insani kriz konusunda farkındalık yaratmak için
çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bazı ülkelerin üst düzey liderlerinin ve ulusal
bilim akademilerinin temsilcilerinin, siyasi ve bilimsel tarafsızlık ilkesinden
uzak, İsrail'i destekleyen açıklamalarda bulunmasını endişe verici buluyoruz.
Filistin'in bu insanlık dışı katliamına ve sistemli işgaline karşı, çok az
istisna dışında, dünya bilim camiasının hiçbir çaba göstermemesini üzüntüyle
karşılıyoruz. Bu nedenle Filistin-İsrail Savaşı Raporumuzu 800'ün üzerinde
bilimsel akademi ve kuruluşla paylaştık. Ancak ne yazık ki Filistin'de
akademisyenler öldürülürken, üniversiteler yıkılırken çoğunluğun hala sessiz
kaldığına tanık oluyoruz Siyasi çevrelerin ve bilimsel kuruluşların Ukrayna'nın
işgali sırasında gösterdikleri dayanışma ve anlayışı Filistinliler için
göstermemeleri endişe vericidir. Özgür düşüncenin merkezi olması gereken
üniversitelerin ve diğer bilimsel kurumların güç grupları ve lobiler tarafından
baskı altına alınması kabul edilemez. Bilim ve teknoloji, toplulukları
canlandırabilecek ve eşitliğin önündeki engelleri kaldırabilecek güçlü değişim
araçlarıdır. Ancak bilimsel tarafsızlığın yokluğunda bilim ve teknolojinin
ilerlemesi tüm dünyanın ortak yararına değil, yalnızca güç gruplarına hizmet
edecektir.” dedi.
Science20 olarak adlandırılan ve G20 ülkelerinin bilim
akademilerinden oluşan; liderlere ve dünya kamuoyuna, politikaların bilimsel
altyapısı olması adına çalışma yapan bir çalışma grubu, G20 ülkeleri
arasındaki bilim insanlarının ve kurumlarının iş birliğini sağlamaya yönelik
bir platformdur. Science20, G20 liderlerinin bilim ve teknolojiden en iyi
şekilde yararlanmasını amaçlar ve bu amaç doğrultusunda G20 liderlerine
bilimsel ve teknolojik konularla ilgili rehberlik sunar.