Antalya'da uzun süredir annesinden “Dik
dur” uyarısı alan 17 yaşındaki Burak Kahya, ailesi tarafından korse ile tedavi
edilebilir düşüncesiyle özel bir hastanede görev yapan Doç. Dr. Ömer Bozduman'a
götürüldü. Bozduman; değerlendirmesinde, Kahya'nın kifoz olduğunu ve
kamburluğunun normalin çok üstüne çıktığını tespit ederek, cerrahi müdahalede
bulundu. Sağlığına kavuşan ve boyu ameliyat sonrası 5 cm uzayan 11. Sınıf
öğrencisi Kahya, “Ameliyat çok iyi geçti, özgüvenim yerine geldi. Artık dışarı
çıkmaktan korkmuyorum” dedi.
17 yaşındaki lise öğrencisi Burak Kahya'nın kambur duruşunun
gözle görülür seviyede artmasının ardından annesi Ayşe Kahya, Memorial Antalya
Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Ömer Bozduman'dan
randevu aldı. Kahya, burada yaklaşık 3 saat süren Kifoz ameliyatıyla
kamburluğudan kurtuldu, boyunda ise 5 santim uzama oldu. Çocukluk yaşlarından
itibaren oğlunu sürekli olarak dik durması yönünde uyaran Ayşe Kahya, oğlunun
geçici olarak düşündüğü rahatsızlığı için, belki korse takılabilir düşüncesiyle
hastaneye gittiklerini ifade etti. Oğlunun rahatsızlığını hastanede
öğrendiklerini dile getiren Kahya, “Burak'ın şansından Doç. Dr. Ömer Bozduman
hoca ile tanıştık, Burak'ta geçici bir kamburluk olmadığını, kifoz olduğunu
öğrendik. Ömer hoca platin koyulacağını anlattı, onayladık. 22 Ağustos'ta
geldik, 29 Ağustos'ta ameliyatımız oldu. Burak şimdi iyi, dik duruyor”
ifadelerini kullanırken, Doç. Dr. Ömer Bozduman ise, “Müdahale etmemizdeki
temel amaç; bu eğriliğin daha da artmasının, iç organ ve akciğer kapasitesinin
azalmasının önüne geçmektir” dedi.
“Burak, ameliyattan sonraki gün kalkıp yürüdü”
Doç. Dr. Ömer Bozduman, Burak Kahya'nın ailesi tarafından duruş bozukluğu
şikayetiyle getirildiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:
“Annesi sürekli kambur şekilde durduğunu ve dik durması gerektiği yönünde
uyardığını ifade etti. Bu duruş bozukluğunu incelerken, kamburluğunun artmış
olduğunu tespit ettik. Gerekli radyolojik değerlendirmeler ve klinik
değerlendirmelerden, bunun ameliyat endikasyonu çerçevesinde ilerlediğini ve
giderek çocuğun akciğer kapasitesinde azalma ve efor düşüklüğüne neden
olacağını öngördük. Zaten, hastanın efor kapasitesinde azalma vardı. Cerrahi
ameliyat önerdik. Ameliyatımızda posterior enstrümantasyon dediğimiz Vida-Rot
sistemleriyle bu eğriliği mümkün olduğu kadar düzelttik. Burak, ameliyattan
sonraki gün kalkıp yürüdü.”
Her insanda anatomik bir kamburluk olduğuna değinen Doç. Dr. Ömer Bozduman,
şöyle devam etti: “Buna kamburluk değil, kifoz deriz. Bu derece yaklaşık 35 ile
55 derece arasındadır. Bu 55 ile 70 derece arasında olan küçük çocuklarda korse
ve fizik tedavi, yetişkinlerde korse olmadan fizik tedavi öneriyoruz. Ama bu
70, 72, 75 derecelerin üzerine çıktığı zaman özellikle ileri derecede artış
olanlarda cerrahi endikasyonu vardır ve müdahale ediyoruz. Müdahale etmemizdeki
temel amaç, bu eğriliğin daha da artmasının, iç organ ve akciğer kapasitesinin
azalmasının önüne geçmektir.”
“Tümör ya da travmaya bağlı gelişen
organik gruplara genelde cerrahi yapıyoruz”
Doç. Dr. Ömer Bozduman ayrıca ailelerin en çok duruş bozukluğu şikayeti ile
evlatlarını getirdiklerini belirtek, “Poliklinik başvuruların en sık olanı,
“Çocuk çok fazla telefonla oynuyor ve öne eğiliyor” şeklinde geliyor. Sağlıkta,
bu tür duruş bozukluğuna neden olan organik bir problem var. En sık gördüğümüz
omurlarda kamalaşma dediğimiz, Scheuermann kifozu gibi ya da ankilozan,
spondilit ve romatolojik hastalıklar ya da sekonder dediğimiz enfeksiyon, tümör
ya da travmaya bağlı gelişen organik gruplara genelde cerrahi yapıyoruz.
Organik olmayan, yani altta yatan bir nedeni olmayan, çocuğun sadece duruş
bozukluğu olan durumlarda; fizik tedavi veya korse gibi tedavi yöntemlerini
kullanıyoruz. Korseleri genellikle de bu Scheuermann dediğimiz gruplarda
özellikle büyüme çağında öneriyoruz. Mutlaka, fizik tedavi egzersizleri
ekliyoruz ve takip ediyoruz. Ama gelişimini tamamlamış, eğrili ileri derecede
olan hastalarda bir korse yetersiz kalıyor. Fazla ilerleyen kamburluklarda,
fizik tedaviyle çok fayda göremediğimiz için cerrahi öneriyoruz” ifadelerini
kullandı.
“Hiç resmimiz yoktu”
17 yaşında geçirdiği operasyonla kamburluğu düzelen Burak Kahya'nın annesi Ayşe
Kahya, şu ifadelere yer verdi: “1-2 yıldır hafif kambur halini fark ediyordum
ama çocuğa sürekli baskı yapıyordum. “Dik dur oğlum” diyordum, onun dik
durabildiğini ama durmadığını düşünüyordum. Hekim, belki çözüm için korse
önerir düşüncesiyle hastaneye geldim. Burak'ta geçici bir kamburluk olmadığını,
kifoz olduğunu öğrendik. Ömer hoca platin koyulacağını anlattı, onayladık. 22
Ağustos'ta geldik, 29 Ağustos'ta ameliyatımız oldu. Burak iyi şimdi, dik
duruyor. Doktorumuzun ve benim boyumu geçti. Rahatsızlığı akciğerlerine baskı
yaptığı için, daha önce okulda çok devamsızlığı oluyordu. Ameliyattan sonra bu
durumu aştık. Ameliyat sayesinde akciğerlerimiz rahat etti, Burak devamlı
kambur durduğu için fotoğraf çekilmeyi sevmezdi. Hiç resmimiz yoktu. Oğlumun
özgüveni yerine geldi. Operasyonun ardından boyu 5 cm uzadı, boyu 172 cm idi
177 cm oldu.”
“Dışarı çıkmaktan artık korkmuyorum”
Burak Kahya ise geçirdiği başarılı ameliyat dolayısıyla doktoruna teşekkür
ederek, şöyle konuştu: “Ameliyat çok iyi geçti, özgüvenim yerine geldi. Hep dik
dur diyorlardı, zorlanıyordum. Dışarı çıkmaktan artık korkmuyorum, fotoğraf
çekilmeyi seviyorum.”