Herhangi bir cerrahi girişim
öncesinde, esnasında ve sonrasında, hastanın güvenliğini gözeten anestezi, ağrı
duyusunun giderilmesi dahil olmak üzere hastanın tüm bakımına yoğunlaşan bir
bilim dalı olarak önemli bir rol üstleniyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek
Yüksek Okulu Anestezi Program Başkanı Öğretim Görevlisi Özlem Öztürk,
anestezinin sadece hastanın operasyon süresince anestezi altında kaldığı
durumda değil, hastanın operasyon öncesi, sırası ve sonrası durumlarını kapsayan
bütüncül bir yaklaşım içerdiğini söyledi. Anestezi uzmanının olası risk
durumunu belirleyerek buna uygun hazırlıklar yaptığını belirten Öztürk,
“Anestezi, hastanın rahat bir şekilde uyutulması, uyandırılması, derlenmesi
süreçlerinin yanı sıra hastanın operasyon sonrasındaki sürecinde ağrı
yönetimini de kapsar” dedi.
16 Ekim
günü, 1846’da Massachusetts General Hospital’de Dr. William G. Morton
tarafından gerçekleştirilen ilk başarılı anestezi uygulamasının anısına “Dünya
Anestezi Günü” olarak kutlanıyor. 150'den fazla ülkeden anestezi uzmanlarını
temsil eden meslek kuruluşlarının katılımıyla kutlanan bu özel günde
anesteziyolog ve anesteziyolojinin öneminin altının çizilmesi amaçlanıyor.
İstanbul
Atlas Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Anestezi Program Başkanı Öğretim
Görevlisi Özlem Öztürk, Dünya Anestezi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada
anestezi uygulamaları ve dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmede
bulundu.
Anestezi nedir?
Anestezinin
“Herhangi bir cerrahi girişim öncesinde, esnasında ve sonrasında,
hastanın güvenliğini gözeten; ağrı duyusunun giderilmesi dahil olmak üzere tüm
bakımına yoğunlaşan tıp ile alakalı bir bilim dalı” olarak tanımlandığını
belirten Öztürk, “Anestezi, köken olarak eski Yunanca’dan gelen, an- olumsuz ön
eki, duymak, algılamak anlamına gelen estezi fiili ve -loji bilim
anlamında son ek olarak kullanılan kelimenin birleşimiyle oluşmuştur” dedi.
Anesteziyolog ne yapar?
Ağırlıklı
olarak cerrahi girişimlerde büyük yer tutan anestezinin, farmakolojik
maddelerin insanın duyu yollarına etkisini incelediğini ve ona göre uygulamalar
sunduğunu belirten Öztürk, anestezi uzmanının sorumluluk alanına ilişkin
şunları söyledi: “Bu bilim dalının uygulamasından sorumlu temel olarak tıp
eğitimi almış anesteziyolog (anestezist ya da anestezi uzmanı), anestezi
hemşiresi ve anestezi teknikeri vardır. Bu kişiler hastalara farmakolojik
maddelerin verilmesi, etkilerinin araştırılması ve
düzenlenmesi, fizyolojik değişikliklerin takibi ve bozukluklarında
müdahale edilmesi, makinelerin kullanımı ve zaman zaman kalibrasyonundan
sorumludur.”
Anestezi, bütüncül bir yaklaşım içeriyor
Anestezinin
sadece hastanın operasyon süresince anestezi altında kaldığı durumda değil,
hastanın operasyon öncesi, sırası ve sonrası durumlarını kapsayan bütüncül bir
yaklaşım içerdiğini söyleyen Öztürk, “Anestezi, olası risk durumunu
belirleyerek buna uygun hazırlıklar yapar. Ameliyat öncesi durumda hastanın
genel durumuna göre operasyon rahat bir şekilde gitmesinden başlayan süreç
hastanın yine rahat bir şekilde uyutulması, uyandırılması, derlenmesi
süreçlerini kapsar. Hastanın operasyon sonrasındaki sürecinde ağrı yönetimini
de kapsar” dedi.
Hasta tüm yönleriyle sürekli takip ediliyor
Anestezi
kapsamında tüm bu süreçlerde hastaların yaşam bulgularının sürekli olarak takip
edilmesinin yanı sıra hastanın cilt rengi, idrar çıkışı, operasyon süresince
olan kanama miktarı, alerji durumu, ağrı durumunun takibinin yapıldığını ifade
eden Öztürk, “Anestezi uzmanı, komplikasyonların gelişme durumuna her zaman
hazırlıklıdır. Hastanın sağlık öyküsünü bilerek, hastanın kilosuna göre
anestezi ilaçlarının uygun dozlarda uygulanmasını sağlar. Hastanın rahat
uyanmasını uyandıktan sonraki ağrı ve hayati bulgularının takibini sürdürerek
oluşabilecek komplikasyonlara karşı önlem alır. Hastanın açlık saatini bilerek
buna yönelik vücudun ihtiyaç duyduğu sıvı miktarını belirleyerek uygular.
Operasyon sürecindeki kanama miktarına göre gerekirse kan takviyesi yapar” diye
konuştu.
Anestezi sadece cerrahi operasyonlarda
uygulanmıyor
Anestezi uygulama
alanlarının sadece cerrahi operasyonlar değil, kişilerin ağrı kaynaklı yaşadığı
tüm sorunlarda uygulanabildiğini belirten Öztürk, “Uygulama alanına göre
anestezi uygulaması kendi içinde çeşitlenir. Genel olarak anestezinin uygulama
alanları cerrahi, obstetrik, ağrı tedavisi, yaşam bulgularının izlenmesi,
ağrılı sendromlar, kardiyopulmoner canlandırma ve solunum fonksiyonlarının
değerlendirmesi olarak sıralanabilir” dedi.
Anestezinin üç çeşidi var
Anestezi
genel, bölgesel ve lokal anestezi olmak üzere üç çeşit olduğunu belirten
Öztürk, “Lokal anestezi sadece müdahale edilecek küçük alanın
hissizleştirilmesidir. Bölgesel anestezi, hastanın belden aşağı kısmının
ya da omuzdan sonrası gibi vücudun bir bölgesini hissizleştirmek için yapılan
işlemdir. Genel anestezi ise yaşam bulgularında kalıcı bir değişiklik
olmaksızın geçici bilinç kaybı ve refleks aktivitede azalma ile karakterize
genel duyu kaybı halidir” diye konuştu.
Ameliyat öncesi neden aç kalınması gerekir?
Anestezi
öncesi belirli bir süre aç kalınması gerektiğini belirten Öztürk, şu bilgileri
verdi: “Ameliyat kararı verildikten sonra hastalar, anestezi uzmanına
ameliyattan önce anestezi muayenesi için sevk edilir. Anestezi uzmanı
hastaların genel muayenesini yaptıktan sonra uygulanacak anesteziye karar
verir. Hastaya uygulanacak anestezi hakkında bilgi vererek var ise anestezi
hakkındaki endişeleri hakkında hastayı rahatlatır. Uygulanacak anestezi
yöntemine göre hastanın mevcutsa kullandığı ilaçları tekrar düzenler. Örneğin
kan sulandırıcı bir ilaç kullanıyorsa bu ilacın kesilmesi hakkında hazırlık
süreci hakkında bilgiler verir. Operasyon saatinden önce uygulanacak anestezi
yöntemine göre hastanın aç kalması istenerek hastanın aspirasyon riskinden
karşı (mide içeriğinin soluk yoluna kaçması) kaçınmak için hastanın su dahil
hiçbir şey yiyip içmemesi özellikle belirttirilir. Bunlar haricinde cerrahın
istediği lavman gibi özel bir hazırlık varsa yine bu konuda da hasta
bilgilendirilir. Alkol ve sigara kullanımı varsa mevcut kullanımlarının
operasyondan önce bırakılması gerektiği konusunda bilgiler verir.”
Anestezi bazı kişilerde ve durumlarda
riskler barındırabilir
Anestezi
uygulamasının bazı kişiler ve bazı hallerde sakıncalı olabileceği uyarısında
bulunan Öğretim Görevlisi Özlem Öztürk, “Anestezi uygulaması bazı durumlarda
riskler barındırabilmektedir. Bunlar ileri yaş, anemi, sigara hikayesi, madde
kullanımı, yakın zamanda geçirilmiş travma hikayesi, obezite, tok hasta,
tekrarlanan büyük cerrahi girişim, kardiyak, renal, hepatik, respiratuar,
endokrin sorunlar ve sık sık enfeksiyon hastalıkları geçirme olarak
sıralanabilir” diye konuştu.
Anestezi riskinin belirlenmesinde ölçekler
kullanılmaktadır
Anestezi
riskinin değerlendirilmesinde kullanılan birçok ölçek bulunduğunu kaydeden Öztürk,
“Bunlardan en yaygın kullanılanı Amerikan Anesteziyoloji Derneği’nin (American
Society of Anesthesiologists- ASA) 1961 yılında tanımladığı gruplamadır. ASA
değeri arttıkça anestezi riski ve operasyon sırasındaki mortalite oranları
artar. ASA I için operatif mortalite oranı yüzde 0.06’dan iken, bu oran ASA
V’te yüzde 50,7’ye ulaştığı belirtilmektedir” diye konuştu.