Ankara’da
geçirdiği trafik kazasının ardından kırık nedeniyle bacağında enfeksiyon oluşan
Yusuf Çağlar, Prof. Dr. S.N.N ile anlaştığı 375 bin liralık bıçak parasına
rağmen bacağının kesilmesinden kurtulamadı.
Başkentte
kurye olarak çalışan Yusuf Çağlar, 2022 yılında trafik kazası geçirdi. Kazanın
ardından sağ bacağında kırık oluşan Çağlar, tedavi için sağlık ekipleri
tarafından en yakın hastaneye sevk edildi. Hastanede kovid testi pozitif çıkan
Çağlar, bir hafta süreyle karantinaya alındı. Bu sürede bacağında enfeksiyon
oluşan Çağlar, karantina süresinin bitmesinin ardından ameliyata alındı.
Bacağına platin takılan Çağlar, dizindeki enfeksiyonun geçmemesi sonucu doku
kaybı yaşadı. Daha sonra ise doku kaybının ameliyatla temizlenmesine rağmen
Çağlar’ın dizindeki enfeksiyon devam etti. 8 aylık antibiyotik tedavisine
rağmen iyileşemeyen Çağlar, başka hastanelerde sağlığına kavuşma arayışı
içerisine girdi. Bunun üzerine Çağlar, hem özel kliniği bulunan hem de Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan S.N.N ile internet üzerinden iletişime
geçti. Çağlar, özel klinikte yapılan muayene sonrası Hacettepe Üniversitesi Tıp
Fakültesinde ameliyat olmak için S.N.N ile 250 bin lirası peşin, 125 bin lirası
senet olmak üzere 375 bin Türk Lirası üzerine anlaştı. S.N.N’nin bacağını
kurtaracağı iddiası sonucu ameliyat olan Çağlar’ın sağ bacağı 1 hafta sonra
ampute edildi. Amputasyon süreci sonrası ise yarası tam kapanmayan Çağlar,
şimdi de bacağının 5 santimetre daha kesilmesi tehlikesi üzerine ilk muayene
olduğu hastane ve ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. S.N.N hakkında avukatları
aracılığıyla suç duyurusunda bulundu.
“Bir hafta içerisinde müdahale yapılamadığı için dokumda ödem oluşmaya başladı”
Yaşadığı kaza sonrası sağ bacağında parçalı kemik kırığı olduğunu belirten
Çağlar, “Serviste yatarken kovid testi yaptılar ve testim pozitif çıkınca beni
1 hafta karantinaya aldılar. O bir hafta içerisinde bana müdahale yapılamadığı
için içerden o kemiğin verdiği zarardan dolayı dokumda ödem oluşmaya başladı.
Kovid bitince ödemden dolayı bakılamadı ve yaklaşık 20 gün sonra ben ameliyata
girdim. Ameliyata girerken de enfeksiyonlu bir şekilde girdim. Ameliyata
girdikten sonra benim bacağıma platin takıldı. Ameliyattan sonra da yine aynı
şekilde enfeksiyonlu çıktım” ifadelerini kullandı.
“Hastanede 8 aylık süreci doldurdum ve
ona rağmen bir ilerleme kaydedemedim”
Ameliyat sonrası bacağının durumunun iyiye gitmediğini belirten Çağlar,
“Doktorlarıma durumu sorduğumda ‘yüz tarafına sen aldanma, alttan dokunun kendi
kendine yenilenebileceğini’ söylediler. Beni bir hafta oyaladılar. Daha sonra
akıntılar ve kokmalar başladı. Buna bir bakın, bu böyle olmaz dedim. Buna
istinaden beni plastik cerrahiye gönderdiler. Plastik bölümüne gittiğimde
plastik cerrahiden dokunun öldüğünü, ölü deriyi komple alacaklarını ve başka
yerlerden parça alıp kapatacağız dediler. Ameliyatı kabul ettim ve hasarlı olan
bölümü komple kapattılar ama yapılan operasyonun yüzde 80’i tuttu, yüzde 20’si
tutmadı. Açık yara meydana geldi, akıntı devam etti. Belli bir zaman devam
ettikten sonra geri kalan kısmın kapatılması gerektiğini söylediler. Onun da
onayını verdim. Belli bir kısmı yine tutmadı ve açık yara devam etti. Bu
hastanede 8 aylık süreci doldurdum ve ona rağmen bir ilerleme kaydedemedim”
dedi.
“Doktorun kendi özel bürosuna gittim”
İlerleme kaydedemediğinden dolayı farklı hastanelere gitmek zorunda kaldığını
ifade eden Çağlar, “Gittiğim yerlerde de en azından ilerleme kaydedemesem bile
gerilemeyi önlediler. İnternet üzerinden hastaneleri, doktorları araştırdım ve
bir tane doktor buldum. Doktorun kendi özel bürosuna gittim. Bilgi almak amaçlı
ücretli muayene oldum. Doktora ise bu bacağı kurtarabilir miyiz? Durum nedir?
Ne yapabiliriz? diye sordum. Hoca da ‘bu bacağı ben kurtarırım, kesilme olayı
ve farklı durumla karşı karşıya kalma olayı kesinlikle yok’ dedi ama ikinci
operasyon da olabilir dedi” şeklinde konuştu.
“Bana ‘önden 250 bin lira ödemesini yap, diğer kısmını ameliyat sonrasında ödeme
yaparsın. Bir aylık sana senet yapalım’ dedi”
Gittiği doktorun hem özel muayenesinin olduğunun hem de bir üniversite
hastanesinde çalıştığının altını çizen Çağlar, “Bana bir özel hastane önerdi ve
bana 700 bin Türk Lirası fiyat çıkarttı. Benim 700 bin lira verme şansım yok.
Hastanede bana 500 bin liraya kadar düşürdüler. Onu da ödeme şansım yok dedim.
Tekrar pazarlığa girdik. En son fiyatı 375 bin liraya kadar düşürdüm. 250 bin
lira para ayarladığımı, geri kalanını ayarlayamadığımı söyledim. Bana ‘önden 250
bin lira ödemesini yap, diğer kısmını ameliyat sonrasında ödeme yaparsın. Bir
aylık sana senet yapalım’ dedi. Ben de kabul ettim. Bana, ‘sana bir hesap
numarası vereceğim, bu hesaba parayı gönderirsin’ dedi. Onun göndermiş olduğu
hesaba 250 bin lira yatırdım. Açıklama kısmına ‘gireceğim ameliyattan dolayı bu
parayı gönderiyorum’ diye yazdım. Daha sonra hastaneye geldim, yatışım yapıldı
ve ameliyat oldum” diye konuştu.
“Kesilmesine razı oldum ama ilk etapta kesilme programı yoktu”
Kas, doku ve kemik nakli ameliyatı için diğer bacağından parça alındığını
söyleyen Çağlar, “Diz kapağı ile ayak bileği arasında bulunan bir kemiği
aldılar. Oradan damar, sert kas aldılar ve bacağıma nakil yapıldı. Ameliyat
başarılı geçmesine rağmen tutmadı. Tutmadığı için bacağımın durumu daha kötüye
gitti ve kesmek zorunda kaldık. Kesilmesine razı oldum ama ilk etapta kesilme
programı yoktu. Anlaşmamızda, pazarlığımızda, özel klinikte konuştuğumuzda
kesilme durumu yoktu. Ben tekrar tedavime devam ettim. Enfeksiyonum diz altındaydı”
ifadelerine yer verdi.
Enfeksiyonun antibiyotik tedavisine rağmen kesilmediğini ve diz üstüne
sıçradığını dile getiren Çağlar, bacağının beş santim daha kesilme ihtimali
olduğunu ifade etti.
“‘Herhangi bir sıkıntı yok, deri kendini
yeniliyor’ dedi”
Yusuf Çağlar’ın ameliyatının ardından doktorun 1 hafta boyunca pansumanını
kendisinin yaptığını söyleyen Yusuf Çağlar’ın kardeşi Oktay Çağlar, “Yengem
beni aradı ve kararmalar var dedi. Ben geldim ve 2 gün de ben yanında durdum.
Ben durumunu sorduğumda ‘kan dolaşımı var, biz her saat denetimini yapıyoruz.
Şu anda herhangi bir problem yok’ dediler. Ben de ‘hocam, kararma ve morarma
gibi herhangi bir sorun yoktu’ dedim. O da ‘bu böyle olabilir. O çürüyebilir
ama kemikte veya dokuda herhangi bir sıkıntı yok, deri kendini yeniliyor’ dedi”
şeklinde konuştu.
“Ayağında oluşan bir kırığın kesilmesi
ile sonuçlanmasını biz mantık kurallarıyla açıklayamıyoruz”
Yusuf Çağlar Avukatı Enes Akkaya ise müvekkilinin ameliyat parasını zar zor
toparlayabildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
“Ameliyata girdikten sonra eski sağlığıma bir an önce kavuşurum hayallerini
kurarken ayağı ampute edildi ve kesilmek zorunda kalındı. Gelinen aşamada akıl
almaz bir biçimde ayağında oluşan bir kırığın kesilmesi ile sonuçlanmasını
açıkçası biz mantık kurallarıyla açıklayamıyoruz. Şu aşamada müvekkilimizin
ayağının kesilmesinde uygulanan tıbbi uygulamalarda hekim hatası ile
hatalar ve ihmaller zinciri olduğu kanaatindeyiz.”
Öte yandan Akkaya, Yusuf Çağlar’ın ayağının kesilmesinden dolayı tüm ilgililer
hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti.
Öte yandan S.N.N, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin kendisine yönelttiği
konu ile ilgili soruları kamera karşısında cevaplamayı reddetti.