Türkiye Unilateral Biportal Endoskopik Omurga Cerrahisi Derneği kurucu başkanı Prof. Dr. Hayati Aygün başkanlığında verilen eğitimde Türkiye, Almanya, Fransa, Mısır, Hindistan, İsveç, Endonezya, Güney Kore, Tunus, Yunanistan, Güney Afrika, Bulgaristan ve Irak’ın aralarında bulunduğu 23 ülkeden 22’si eğitmen şeklinde toplam 74 kursiyer katıldı. Biri anatomi laboratuvarı olmak üzere 2 farklı laboratuvarda verilen eğitimde temel ve ileri düzey tekniklerin eğitimi verildi.

Temel ve İleri Düzey Endoskopik Omurga Cerrahisi Kadavra Kursu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oğuz Karaeminoğulları omurga rahatsızları tedavisi hakkında "Eskiden ameliyatlarda ne kadar büyük kesi varsa insanlar büyük cerrahi geçirdiğini düşünürdü. Şimdi ne kadar küçük kesiniz varsa o kadar büyük cerrahi geçirmiş oluyorsunuz. Yani bunda amaç aslında normal dokuya hasar vermeden problemli yere ulaşmak ve o problemi normal dokuyu sağlam tutarak çözmek prensibi" yorumunda bulundu.

Endoskopik Omurga Cerrahisi 26 Yıldır Hızla Gelişmeye Devam Ediyor.

Endoskopik cerrahi ile bir kalem boyutundaki cihazlar kullanılarak sorunlu bölgenin tedavisi yapılıyor. 3 temel tekniğin kullanıldığı tedavi, özellikle Uzak Doğu ve Hindistan’nın sık kullandığı işlem Unilateral Bipolar Endoskopik (UBE) tekniği oldu. Türkiye’de 5 yıldır sıkça kullanılan bu tekniğe dikkat çeken Karaeminoğulları; "Öncelikle sadece disk cerrahisi yani bel fıtığı cerrahisi şeklinde başladı ama bugün omurga problemlerinin neredeyse yüzde 80'i böyle çözülebiliyor. Hastaya ne sağlıyor? Çok hızlı bir iyileşme dönemi sağlıyor. Yani bel fıtığı operasyonu geçirmiş hasta ertesi gün normal yaşantıya dönebiliyor. Büyük kesileri yok. Büyük pansumanlar gerektirmiyor veya omurga darlığı gibi çok görülen, özellikle 65-70 yaşlarından sonra sık görülen problemlerde uzun yatışlar, uzun cerrahiler, kan transfüzyonları gerektiren cerrahileri artık sadece endoskopla çözmek mümkün. UBE pek çok cerrahın ilgisini çekti. Çünkü disk cerrahisine ek olarak omurgada daha ciddi problemler yani dar kanal gibi cerrahiler, füzyon cerrahilerinin de yapılması bu teknikle mümkün kılındı. Türkiye son 5 yılda bu konuda çok ilerledi ve dünyada aslında az yerde yapılan bu kadavra kurslarında belki öncü olma yolunda ilerlemekte. O yüzden Türkiye'ye 22 ülkeden ziyaretçiler geldiler ve tekniği öğrenmek için Türkiye'de kursa katılmak istediler." Şeklinde konuştu.

Kursa Yoğun İlgi

Bu tür kurlarda kadavra ile eğitim vererek yaygınlaşmasını dileyen Karaeminoğulları “. Toplantıyı çok başarılı buldum. Sanırım bundan sonra çok daha sık bu toplantıları, bu kursları düzenlememiz gerekecek." dedi.

Kadavra Bağışlarının Artması Tıpta Daha Çok İlerlemek Demek

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Erdoğan Şendemir, üniversitenin bünyesinde yer alan laboratuvar ve kadavraları eğitmenler ve kursiyerlerin hizmetine sunulduğunu açıklayarak “Kadavraların yalnızca tıp fakültesi öğrencilerinin eğitiminde kullanılmadığını aynı zamanda çok ileri düzeyde yeni tekniklerin öğrenilmesi, yeni tekniklerin canlı insandan önce ölü bedende öğrenilmesi açısından, beyin cerrahlarına, ortopedistlere hizmet verebileceğini göstermek ve bu hizmete bir aracı olmaktan ibaret. Bizim arzumuz kadavra bağışlarının, beden bağışlarının daha çok artması, böylece sadece tıp fakültesine değil daha üst düzeydeki uzman doktorlarımıza da hizmet verebilmeyi sağlayabilmek." şeklinde dile getirdi.